kordon kanı bankası

doğumdan önce verilecek kararlardan biri kordon kanı.
Ben bu konuya çok takmıştım. Allah korusun gerek kalmaz işallah tabii. Ama insanın aklına her şey geliyor, istiyor. Ama epey pahalı olduğundan biz yaptıramadık. Size bulduğum bir yazıdan alıntı yapıyorum, önemli ve güzel…ama her şey gibi bu da maddiyata bağlı.

Bebek, anne karnındaki yaşamında, göbek kordonu ile anne kanından beslenir. Bu beslenme direk olarak anne damarlarına bağlanarak değil, plasenta (bebeğin-eşi) aracılığı ile olur. Plasenta, bebek ile anne arasındaki besin ve oksijen alışverişini sağlayan bir yapıdır.
Doğumdan hemen sonra, görevini tamamlayarak bebekle beraber rahim dışına atılır. Yani doğumdan sonra ne anne nede bebek için artık gerekmeyen bir dokudur ve çöpe atılır. Kordon kanı, bebeğin doğumundan sonra bebek-eşinin içinde kalan kandır.
Kordon kanını dondurup saklamanın pek çok amacı vardır. Bunlardan ilki, bebeğin ilerde kök hücre tedavisi gerektirecek organ doku yaralanması, harabiyeti veye yaşlılığı gibi bir durumla kartşılaştığında, doku uyumu olan verici aramaya gerek kalmadan kendine ait sağlıklı bebeklik çağı kök hücreleriyle tedavi edilebilmesidir. Kişinin kendi hücre ve dokuları ile uyum sorunu olmayacağından, bu çok önemli bir avantajdır.
Diğer bir amaç, bebeğin kardeşlerinde ya da yakın akrabalarında çıkabilecek hastalıkların tedavisidir. 1988 yılında Fankoni Aplastik anemi hastalığı bulunan bir çocuğun ilk kez kordon kanı ile tedavi edilmesinden bu yana, yüzden fazla hasta bu yöntem ile tedavi edilmiştir.
Kemik iliğinden kök hücre ayıklama yöntemi, habis kan hastalıklarında ve bazı kanser türlerinde, sağlıklı kan miktarını yükseltmek için yoğun olarak kullanılmaktadır. Ancak, hastaların %70 ine uygun kemik iliği bulunamamaktadır. Oysa, göbek kordonundaki kandan elde edilen kök hücrede, (eğer saklanmışsa), uyum problemi ortadan kalkmaktadır. Günümüzde bu yeni yöntemden, kanser, Parkinson, Alzheimer gibi - şimdilik - 50'yi aşkın hastalığın tedavisinde faydalanılmaktadır.
Beklenen doğum tarihinden en az 1-2 hafta önce ilgili laboratuvar ve doğumu yaptıracak olan hekime durum bildirilmeli ve gerekli hazırlıkların yapılması sağlanmalıdır. Bu sayede gerekli ekipman ve belgeler doğum anında hazır bulundurulabilir.
Kordon kanını istenirse doğumu yaptıran hekim, istenirse Yaşam Bankası görevlisi doğum anında gelerek alacaktır. Doğumun vaginal veya sezaryan yoluyla olması işlemde bir fark yaratmaz. Bebek doğduktan hemen sonra göbek kordonunun ortasina "klemp" (mandal) takılır ve göbek kordonu kesilir. Bebek yenidoğan doktoruna gerekli ilk kontroller için verilir. Geride kalan plasenta (eş) içindeki kan, Yaşam Bankası tarafından verilen özel torbaya alınır. Plasenta rahimden atılmadan kan alınmasının daha başarılı olduğu gösterilmiştir. Kanın yerçekimiyle kolayca alınması için torbanın plasentaya göre daha aşağıda tutulması faydalı olacaktır. Bu yöntem, ne anne ne bebeğe acı vermez, risk taşımaz, doğum sürecini etkilemez. Fazla zaman almayan, ortalama 5 dakika, süren kolay bir işlemdir.
http://www.kordonkanibankasi.com/

2 yorum:

  1. Herkes bir kez bu gitgeli yaşıyor-muş.(Çevremdeki herkes. Yaptıranda yok buarada.)
    Çok öyle ödenemez bir bedel değil. İnsan genede evladına sınırsız olarak en iyiyi en kaliteliyi layık görüyor. İzmirde bir firma yapıyordu en son araştırdığımda. Ama structred bir çalışma disiplini göremedim. "Ticari faliyetleri sağlıkda katlanamıyorum." Kızım içinde böyle bir hizmet almayı planladık ama tr'deki altypıya inanmadık. İngilterede bir firma bulmaya kadar gittik. Kaliteli ama 5500 sterlin. İlk üç yıl üçretsiz. (Sonrasını allah bilir ne diyecekler.) İngiltere'den Dr ile beraber ekipçe geliyorlar ameliyata giriyorlar.Alıp harika bir şekilde en kısa zamanda gidiyorlar. 48 saat içinde kordonu saklayamazlarsa ciddi bir maddi yükümlülükleri var.
    TR'den alırsın bu hizmeti sogutucu arızalanır.15 yıl sonra ihtiyaç olur (evlerden uzak),ömrü bitmiş derler. Çünkü birisi sogutucunun kapısını açık bırakıp evine
    gitmiştir.
    "Bizler sorumluluk duygusu gelişmemiş bir toplumuz" O yüzden her alandaki danışmanlık firmalarının işleri çok iyi.

    Düşen bir çığda hiç bir kar tanesi kendisini olup bitenden sorumlu tutmaz.

    Garip bir kısır döngü....

    YanıtlaSil
  2. yorumlarınız çok güzel.teşekkürederim takip etmeniz beni çok motive ediyor.yazdıklarınızda da çok haklısınız katılıyorum.sorumluluk duygusu geliştirmek için nasıl bir eğitim ne gerekli acaba?bunu araştırıp yazacağım.

    YanıtlaSil