40 yaş....

40 yaş:((
Geriye dönüp bakma zamanı
Belki de yapamadıklarını sıralama
Hatta sıraya alma ve hızlıca gelecek 10 yıl planı yapma
SON  çırpınış son koşuşturmalar sanki
Ne yaptın yaptın 10 yıl sonra hayat artık aşağıya doğru bir ivme kazanacak
Zorluklar artacak etrafımızdaki sevdiklerimizden başlayacak
Hayat acı yüzünü göstermeye
Ve sana dayanıklı olma kalacak
Daha da önemlisi sıra sana gelecek
Artık savma olmayacak kaçamayacaksın
Zamanın acımasızlığından
İşte 40 yaş böyle bir yaş
Muhakeme zamanı
Eksi artıları tartma zamanı
Nerdeyim ne yaptım ne yapamadım zamanı
İyi ölçme biçme kendini bulma zamanı
Yüreğinin götürdüğü yere gitme
Arkana hiç bakmadan hızlıca yapamadıklarının peşinde koşma zamanıdır



               Gençlikle yaşlılık arasında bir dönem…Ne çılgınlık yapabilecek kadar özgür ve gençsin. Ne de kendini bırakacak kadar yaşlı. Sorumluluklarının farkında ama hayatında hızla elinden kaydığının farkında bir yaş…Artık geriye dönüp baktığında  yapamadıkların varsa bunun muhakemesini yaptığın, neden niçinleri çok sorguladığın bir yaş… Bu yıl zor bir yıl oldu benim için…40’ı doldurdukça çok sorguladığım, bunaldığım, kararlar almam gereken bir yıl oldu. Ve anladım ki önemli bir yaşa gelmişim. Bence biraz da, bu sorgulamalar, kendine kıyımlar, gelgitler bu yaşın biraz bunalımlı olduğuydu. Telaşın başlaması, zamanın daralması gibi kaygılar zor bir yıl geçirtiyor  insana. Acaba 50’de nasıl olucam ya da menopoza girdiğimde diye de düşünmedim değil. Ya da belki de sadece 40 yaş buhranı vardır gelir ve geçer. 41 inde 41 kere maşallah deyip bu koca ve zor bir yıla güler geçer miyim acaba???? Kim bilir???
40 yaş üzerine çok okudum hepsi birbirinden güzel yazıları ve yazdım da… Tek yapamadığım yavaş sakin yaşamak…sürekli koşturmak, yetişmek zorundayım. Sanırım çocuklarım biraz daha büyüsün hayatımı yavaşa çekicem. Ağır çekim devam etmek istiyorum. En önemlisi şu farkındalıklarım arttı:
  • Ailem en önemli varlığım…Ve birinci sıra hep çocuklarım….
  • Geçmiş hesaplaşmaları kenara koymanın zamanı geldi de geçiyor bile.
  • Gereksiz arkadaşlıklar istemiyorum, az ve öz olsun….
  • Zamanımın değerini biliyorum. Servisin beni 1 saat bekletmesi, hastanede saatlerce beklemek gibi beni yoran, sinirlendiren ve hayatımdan çalan aktivitelerden uzak duruyorum…
  • Toplumun, insanların ne derleri geride kaldı…Hayat benim hayatım ve kısa…Hızlıca sevdiklerimle sevdiğim şeyleri yapmanın, özgürlüğün tadını çıkarma zamanı….
  • Kaliteli giyinmek, kaliteli yemek yemek… Artık daha özel olmalı her şey…
  • Daha çok müzik dinlemek gerekli…
  • Sporun ve sağlıklı yaşamın sırlarını bulmak ve uygulamak…İleri yaşlara hazırlık yapmaya başlamalı...
  • Yapacaklarımın listesini çıkardım  ve tek tek yapmaya başladım…
  • Kadın kadına tatil ve eşinle baş başa tatil önemli…Çocukların hayatınızın yüzde yüzünü kaplaması değil de, sizinde bir daha bulamayacağınız yaşlarınızı dolu dolu yaşamanız gerektiğine…
  • Topuklu ayakkabı, stiletto giymek…Belki de daha dişi ve kadınsı görünmeye çalışmak…
  • Gezmek, gezmek, gezmek….Yılda en az 3-4 defa tatil yapıp farklı ortamlarda olmak gerektiğine…Artık uçak biletleri erken rezervasyonla çok uygun, bir hafta sonu değişiklik için bile yeterli….
  • Artık oturmuş bir tarzınız olmalı...Bir kuaförün, kadın doğum doktorun hatta psikoloğun bile olmalı...Artık bu tarz detaylarla uğraşılmayacak...yenilerle kaybedecek zaman yok. 
  • Gerekiyorsa botoks, dolgu gibi arayışlara girilebilir. Araştırıp yaptırılabilir.
  • Hergün makyaj yapıp bakımlı olmak şart...Yani biraz daha genç görünme çabalarıŞimdilik böyle…

Beğendiğim bir kırk yaş yazısı daha....

" 40 yaş, bir kadın için, en önemli dönemeçlerden biri. 
Artık, kendinizi gencim diye kandıramadığınız, ama olgunlaşmaktan haz ettiğiniz, azıcık da olsa, duyguya mantık kattığınız bir dönem.
40 yaş, kadın için ağır, hem de çok . Birileri sizi çok genç görse de, fiziksel olarak yaşınızın çok gerisinde olsanızda, fark etmiyor. Ruhunuz en az 40.
40 yaş, artık karar vermeliyim dönemi. 
Yeterince duygularımla yaşadım, artık mantık lazım dönemi...
40 yaş, hiç bir kafese sığılamayacak bir dönem,
40 yaş, elden ayaktan düşmeden, tüm dünyayı gezecek dönem,
40 yaş, akıl ile akil arasındaki farkı algılayacak dönem,
40 yaş, başkalarını merkeze koymaktan kurtulup, kendine kıymet verilecek dönem,
40 yaş, onun için ne yapabilirim yerine, ne istiyorum denilecek dönem,
40 yaş bencilleşmek için harika bir yaş,
Seyahat etmek,
İstediğin yerde yemek,
İstediğin zaman uyumak, uyanmak, çalışmak ve aynı zamanda gönlünden geldiği gibi, ket vurulmadan yaşamak için karar mercinin sadece kendin olması gereken, kimseye uymayan, size has, başkaları için, çok feci bir dönem,
40 yaş, hayatındaki herkese, hey ben de varım dediğin bir dönem,
40 yaş, kırmak istemediğinden çok, kırılmak istemediğin bir dönem,
40 yaş, Çağlayan'ın tam tepesi,
Oraya kadar gelebilenlerin, o andan sonra, seninle aşağı atlayıp, atlayamayacağına karar vermesi gereken dönem,
40 yaş, sonbahar gelmeden, şortunla bahçede oturabileceğin son dönem.
Ya adam gibi, gönlünce , keyifle yaşarsın...
Ya, kış gelir, o baharı yana, yana ararsın.
40 yaş var ya 40 yaş...
Hata yapamayacağın kadar geç,
Dünyayı baştan yaratacak kadar güçlü,
Boyun eğmeyecek kadar sağlam,
Ama bir kez daha kırılmayacak kadar yorgun olursun,
Bir çok şey için erken, yeniden başlamak için,hata yapmak için geçtir 40...
Ama herşey içinde aslında, yeni bir başlangıç,
40 yaş, yorulmuş bir yüreğin, iyileşme zamanıdır aslında,
Atacağı her adımı doğru atmak için uğraşır,
40 yaşında bir kadın, hata yapmak istemez artık, 
Yüreğinin götürdüğü yere gitmekten korkar,
Aklını dinlemeyi öğrenir,
Artık gidilen yol çok , varılacak yer az kalmıştır.
40 yaş, büsbütün, şekil değiştirdiğin bir noktadır aslında,
Karar verme zamanıdır.
Başkaları için değil, kendin için yaşama zamanıdır. 
Başkalarının, seni düşünme zamanıdır. 
Tek atımlık kurşunun vardır artık...
Zor zamandır, çok zor..."
Devamını Okuyun...

Pril etkinliği, 9 Ekim 2015, Ankamall, Crowne Plaza Otel, Ankara

Pril etkinliği Türkiye’nin dört bir yanında. Ankara’da da çok güzel bir etkinlik yapıldı. Ankamall’ün önündeki etkinlik öncesi biz bloggerlar Prilin yüzü olan Açelya Akkoyun ile yemek yedik, sohbet ettik. Fotoğraflar çekildik. Çok keyifli saatler geçirdik. Pril nostaljisi yaparak, herkes geçmişte prille yaşadığı, aklına gelen anılarını paylaştı. Anne çeyizi gibi geçmişten günümüze yıllardır pril kullanmaya devam ediyoruz….
Prilin birçok çeşidi olduğunu ve özellikle aloeveralı olanının çok beğenildiğini biliyor muydunuz?      5 kiloluktan küçük boyutlara kadar çeşitleri olduğunu...
  

"Pril, Türkiye’nin hamarat hanımlarını arıyor. Açelya Akkoyun şehrinize geliyor...
Temizlikte üstün performans gücüne sahip Pril, Türkiye’nin hamarat hanımlarını arıyor. Türkiye’yi il il gezen ünlü marka; Ankara, Antalya, Bursa, İstanbul, İzmir, Kayseri ve Trabzon’un aralarında olduğu, ülkemizin değişik bölgelerinden belirlenen 7 farklı şehre konuk oluyor. Pril, ziyaret ettiği şehirlerde birbirinden güzel sürprizler ve keyifli etkinlikler yapıyor. Aynı zamanda marka yüzü Açelya Akkoyun ile birlikte bu şehirlerde hanımlarla buluşan Pril, gerçekleştirdiği keyifli yarışmalar ile o şehrin en hamarat hanımlarını belirliyor. Pril daha sonra hamarat hanımları İstanbul’da buluşturacak ve içlerinden birine beyaz eşya seti hediye edecek. Hanımlar, bu heyecanlı serüveni, (@PrilTurkiye) resmi Instagram hesabından da takip edebiliyor.

Yılların uzman gücü Pril’den çok özel yarışma! Paylaş, kazan, sürpriz hediyeleri kaçırma…


Bulaşıkta temizliğin köklü ve yenilikçi ismi Pril@PrilTurkiye resmi Instagram hesabın üzerinden de ödüllü bir yarışma gerçekleştiriyor. @PrilTurkiye Instagram hesabını takip edip, fotoğrafını #enhamaratbenim Hashtag’i ile @PrilTurkiye’yi mentionlayarak paylaşanlar, Pril’den sürpriz hediyeler kazanma şansı yakalıyor. "

           Böylesi güzel bir etkinliğe bizi davet eden Med Partners Reklam ve Halkla İlişkiler Ajansı ve diğer yetkililere çok teşekkür ediyorum. Yeni etkinliklerde buluşmak dileğiyle....
Devamını Okuyun...

bebeklerinizin bilgilerini not almayı unutmayın!

Ne zamandır yazmak istediğim bir yazı oldu. Çocuklarımın bebeklik dönemi detaylarını çıkarmak istiyordum, sonunda toparlayabildim. Bu tarz bilgiler çocuğunuz büyüyene kadar size lazım oluyor. Doktora gittiğinizde hamilelikten başlayıp, her şeyinin normal olup olmadığını anlamak için bu detayları soruyorlar. Kaç ay anne sütü aldı, ilk ne zaman yürüdü, konuştu vb…..O yüzden özellikle hamile olan veya bebekleri minik olanlara önerim bol bol özel notlar almaları. Hem hatıra hem önemli detaylar….Gerçi doğum bilgileri çoğu hastanede, çıkarken doğum sertifikası olarak veriliyor. En önemlileri tabii yürüme, konuşma vb. bilgiler...

Ben ayrıca iki çocuğuma onların ilklerini ve özel miniklik eşyalarını koyduğum kutular hazırladım. İlk karnımdaki fotolarından başladım, patiği, emziği…ilk uçak bileti, ilk tiyatro bileti, ilk kesilen saçı, çıkan dişi…..Hatta kaç senedir onların özel günlerinin videolarını biriktiriyorum, onları da koyacağım. Oğlumun ilerde hoşuna gider mi bilemiyorum ama kızların gider sanırım. Hani bizler daha çok detay severiz, böyle şeyleri daha çok önemseriz diye düşündüğümden….Ben isterdim küçüklük eşyalarımdan. hatta bebeklik halimden bir ses, canlı bir görüntü görebilmeyi…. hem de çok…. 

ÇINAR ÖZKAN KÜNYESİ
Doğum tarihi: 2007
Doğum saati ve yeri: 8.42, Ankara, Bayındır Hastanesi
Doğum doktoru: Osman Özgün
Çocuk doktoru: Alev Kutlu
Burcu ve yükselen burcu: Akrep, Akrep
Boy ve kilosu: 47cm,  3.060gr  
Doğum türü: Sezeryan
Anne sütü: 6 ay, biberonla
İlk dişi: 6. ay
İlk yürümesi: 11 ay, emeklemedi
İlk konuşması: 1,5 yaşında
Emziği bırakması: 2,5 yaşında
NİL  ÖZKAN  KÜNYESİ
Doğum tarihi: 2011
Doğum saati ve yeri: 8.40, Ankara, Akrapol Hastanesi
Doğum doktoru: Bülent Alp Aydın
Çocuk doktoru: Alev Kutlu
Burcu ve yükselen burcu: Balık, Koç
Boy ve kilosu: 50cm 2.860gr
Doğum türü: Sezeryan
Anne sütü: 1,5 yıl  
İlk dişi: 10. ay
İlk yürümesi: 12 ay, emeklemedi
İlk konuşması: 1,5 yaşında
Emziği bırakması: 2 yaşında

         İlk kelimelerini henüz bulamadım…bir yere not ettiğimi umuyorum…Bu notlara birçok madde daha eklenip, çıkarılabilir tabii. Tamamen size kalmış…
Devamını Okuyun...

kalem aranıyor...

İşin esprisi bir tarafa gerçekten iyi göz kalemi ve mascara arıyorum. Birkaç aydır halen memnun kalabileceğim malzeme bulamadım. 40 yaşında göz makyajına başlayan biri olarak makyaj malzemelerimi iyi seçmem lazım. Bu aralar sürekli kalem, ruj, oje ve rimel almak için sık sık gidiyorum Gratise…
Rujlardan memnun kalıyorum. Özellikle Max Factor’dan aldığım çıkmayan iki uçlu, mat, fırçalı ruju çok iyi çıktı, birkaç rengini daha almayı düşünüyorum. Fakat göz kalemi ve rimel için aynı şeyi yazamıyorum. Sanırım birkaç ayda aynı renkte 8-9 adet kalem ve rimel almışım. Çok mu azmı bilemedim. Çok makyaj yapanlara göre belki normaldir ama benim için biraz abartı. Aynı malzemeleri sürekli farklı markalarda aramak, denemek sıkıntı gerçekten. Artık birinden memnun kalıp devam etmek istiyorsunuz. Bir kıyafeti alıp sonra beğenmeyip kenara koymak gibi. Beğenmedikleriniz öyle kenarda birikiyor.
Göz kalemi arayan bir tek ben miyim acaba? Her marka kalemi alıp da memnun kalmayan… Gerçekten göz kalemlerinden şikayetim var. Akmayan dağılmayan olsun diye suda çıkmayan özellikli aldım birkaç tane. Onlar da aynı. Hem dağılıyorlar, hem de farın üstüne çok  zor sürülüyorlar. Bazılarının rengi çok siyah o kadar keskin ki gündüz kullanmak için abartı bence. O yüzden füme, gri almaya başladım. Son aldığım flormarın asansörlü  kalemi de sürülmüyor. Boyamıyor yani. Acaba benim gözkapaklarım da mı bir şeyler var??? Hele açılan göz kalemlerine deli oluyorum. Sürekli kırılıp, uçları köreliyor. En iyisi asansörlü olanlar…Gratis’te çalışan arkadaşlar makyaj altı için far ya da göz bazı denen put a lid on it önerdiler ve sürdüklerinizin dağılmasını önlüyormuş. Hemen aldım. Ama o da işe yaramadı.
Rimel de de aynı sıkıntıları yaşıyorum. En son aldığım Estee  Lauder’un  fena değil. Max factor’un iki taraflı ve farklı uçlu  rimellerini sevmedim. Volume iyi vermiyor ve çok kısa zamanda bitiyor. Zaten mascara ve göz kalemlerini  hergün sürünce çok az dayanıyor. Hemen bitiveriyorlarJ
Oje de taze olmalı böyle katı olup sünmemeli. Biraz bekleyince hemen öyle olan ojeler var. Şimdi markaların ismini yazmak istemiyorum. Yeni çıkan Flormar’ın 1 dakikada kuruyan yeni ojelerinden aldım. Siyahı iyi ama bordosunu pek beğenmedim.
Makyajda favorilerim ve asla vazgeçemediğim birkaç malzemem var…Birincisi temizleyicim Bioderma Sensibio H2Oikincisi Pure beauty bb kremim…Yıllardır kullanıyorum ve çok memnunum. Bir de gerçekten bize tanıtımını yaptıkları eglantine ürünlerini kullanıyorum çok memnun kaldım. Köpüklü yüz temizleyicisi ve vücut losyonu hem çok güzel kokuyor hem de güzel…
Makyaj tüm kadınların vazgeçilmezi. Gençlik iksirimiz. Hele de 40 yaşından sonra şartJ)) Mascara ve göz kalemi önerilerinize ihtiyacım var.

Sevgiyle kalın….


Devamını Okuyun...

sünnet düğünü için alışveriş önerileri

Düğün demek alışveriş demek. Evdeki herkes baştan aşağı yeniden giyinecek.
Önerilerim deki mağazalar Ankara için.... Ama kıyafetler her yerde aynıdır sanırım. 
Önce sünnet çocuğu Çınarın kıyafetinden başladım. Eskiden sünnet kıyafetleri pantolon, gömlek ve pelerindi. Şimdilerde moda şehzade kıyafetleri. Ama çok hoşlar doğrusu. Çınarı da götürdük ve o da şehzade kıyafeti beğendi. Çok yakıştı. Bunun için önereceğim mağazalar Ulus  Çıkrıkçılar yokuşunda. En çok ve bol çeşit  Doğanlar mağazasında var…Ayrıca beyaz spor ayakkabı da aldım, şehzade ayakkabısıyla rahat edemeyeceğini düşünerek. Zaten düğünde de yedek kıyafet götürdüm ikisi içinde. Çocuklar ne de olsa….




Sonra sünnet annesinin yani benim kıyafetime geldi. Son yıllarda sünnet anneleri krem ya da beyaz elbise giyiyormuş yeni moda buymuş yani. Tabii bende buna uyayım diye açık renk kıyafet aramaya başladım. Ama çok zor oldu doğrusu. Açık renk bulmak zor birde üstüne büyük beden bulmak daha zor. Abiye elbise de olduğunuzdan 1- 2 beden büyük olurmuş. Yani 40 bedenim 42- 44 beden elbise bulmakta çok zorlandım doğrusu. Sonunda en çok çeşidi Karum da bulabildim. Kızılay’da çok mağaza dolaştım sadece 2 tane buldum onlarda çok içime sinmemişti. size büyük beden çektiğim birkaç elbise modeli koyacağım. Tabii en önemlisi üstünüzde nasıl durduğu, vücudunuza uygun olup olmaması. yani öyle bakıp beğendiğiniz parçalar giyince çok kötü olabiliyor, beğenmedikleriniz iyi olabiliyor. Zor bir karar tabii. yanınızda biri olmasını tavsiye ederim.  

alfa&beta'dan.
alfa&beta'dan 
feyza kurt 

  • Feyza Kurt Haute Couture- 1. Kat-Karum Burada çeşit de bol. 
Size büyük bedende şık ve çeşit bulabileceğiniz bir mağaza...Benim elbisem, ve yukarıdaki elbise bu mağazadan. 
  • Taç,  Karton, Cihangir mağazaları İzmir Caddesinde, Mine mağazası – Kızılay
  • Çıkrıkçılar Yokuşu-Doğanlar Mağazası - Ulus
  • Avm'de Forever mağazasında var dedilerse de ben pek bulamadım. Çeşit çok azdı. 
  • Armada Avm'de Oleg Cassini mağazasında vardı. Ama açık renk sadece gelinliklere bakabiliyorsunuz, onların fiyatları biraz pahalı:))
  • Ben Alfa&Beta markasının elbiselerini çok beğendim. Ankara'da mağazası yok ama bazı mağazalarda ürünlerinden bulunuyor. 
Ankara’da kadın abiye düğün kıyafeti  için en  çok çeşit ve mağaza Karum’da bulabilirsiniz. Bütçe olarak pahalı da var uygunda. Ne kadar abiye, taşlı, özel tasarım vs. isteyip istemediğinize göre fiyatlar çok değişiyor. Karum artık düğün avm si gibi olmuş iyi de olmuş. İhtiyaç var doğrusu ve çok iş yapıyorlar.  Sadece düğün de değil ki mezuniyetten tutunda kına,nişan birçok yerde abiye lazım…

Ayakkabı çanta da kolay oldu. Bir arkadaşımın önerisi üzerine Kızılay'daki Soysal pasajına gittim. Ve girdiğim ilk mağazada buldum ve aldım. Abiye ayakkabı cenneti gibiydi. Fiyatlarda çok uygundu.  Ayakkabı çok yüksek platform topuk olmasına rağmen o kadar rahattı ki herkese tavsiye ederim... 

Sünnet çocuğunun  kızkardeşi,  yani küçük kızıma gelelim. 5 yaş için abiye  elbise için avm lerde klasik mağazalarda hiç dolaşmayın,  ben bulamadım. Gerçi ne istediğinizde önemli. Ben gelinlik gibi, kabarık dantelli  elbise arıyordum.  Yine Karumun girişinde bu tarz bir çocuk mağazasında elbise ve ayakkabı var. Ayakkabı şöyle çok hafif topuklu istedi. Bayılıyorlar böyle süslü olmasına. Ben elbisesini Kızılayda Onur çarşısında bulunan Pembe Prenses mağazasından aldım. Seçenek çok, fiyatlarda uygun. Ulus’ta sünnet kıyafetini aldığım mağazada da kız çocuklar içinde epey çeşit vardı. 


Ben Nil’le aynı olalım istedim.Tam aynı olamasak da ben, Nil ve Çınar bembeyaz olduk. 
Babayı yazmıyorum artık. En kolay erkekler sanırım. Avm de girdik bir mağazaya,  takım elbise aldık ve çıktık. Bir de ayakkabı. Yok çantası, yok aksesuarı , özel iç çamaşırları (korse gibi) dertleri yok…saçımız makyajımız…Nil’in de saçları yapıldı. O bonus saçlarına fön çektirdik bize o kadar farklı geldi ki hiç görmemişiz öyle. Saçları o kadar uzunmuş ki.

Ben alışveriş abiye elbise bulamadıkça internette epey tarama yaptım. Nerede ne var diye, parça parça yazılar bulabilmiştim. Umarım bu yazım Ankara’da abiye  alışverişi için yardımcı olur….Herkese güzel anılı, mutlu ve eğlenceli düğünler diliyorum…
Devamını Okuyun...

Sünnet düğününden detaylar

Düğünler zor olduğu kadar keyifli bir süreç. Yorucu da olsa hayatta bir kere yapıldığı için özeller ve her şeyin güzel olmasını istiyorsunuz. Ben de bu heyecanla başladım doğrusu ve sonucu da güzeldi. Eğlendik, her şey çok hoştu ve hafızamızda unutulmayan anılar bıraktı…
Öncelikle kaç kişilik bir düğün ve açık mı kapalı mekanda mı yapacaksınız gibi detaylara karar vermek gerekiyor. Hatta ilk yapılacak iş, davetli listenizi şöyle kabaca yazıp bir sayı belirlemek. Düğünlerin en kötü tarafı bende yeni tecrübe ettim sayınızın az olması.  Özellikle düğün sezonunda ve  kır düğünü düşünüyorsanız sayının az olması sizin için bir dezavantaj oluyor. Düğün mekanları hafta sonu düğünleri için en az 200 kişi istiyor çünkü. Ben daha butik, küçük, yakınlar arasında 150 kişilik bir şey olsun istedim. Zaten sayınız arttıkça kişi başı ücretinizde düşüyor. Sayı az olunca fiyat da yüksek oluyor. 200 kişi altı için hafta içi yer bulmak biraz daha kolay. Sayınız belli olduktan sonra şehirdeki düğün mekanlarını inceleyerek başlıyorsunuz hazırlıklara. Ben bu konuda en çok http://dugun.com/ adresinden yararlandım. Kriterlerime uyan yaklaşık 10 yer belirledim ve bir-iki hafta sonunu bu mekanları gezmekle geçirdik doğrusu. Mekanları fiyat ve verdikleri hizmete göre 2 veya 3'e indiriyorsunuz. Mekanlar size her şey dahil fiyatta verebiliyor ya da sadece mekan ve yemek veriyor. Tavuk menülerle et menüler arasında da epey bir fiyat farkı oluyor. Ve çok gereksiz ve fazla bir fark bence. Diğer süsleme, müzik gibi detayları ayrıca organizasyon firmasıyla görüşüp onlardan hizmet alıyorsunuz.












İlk başlarken ana ve önemli maddeler:

  Düğün yeri ve yemek
  Organizasyon firması ve detaylar 
  Müzik ve şarkı seçimleri giriş müziği pasta müziği genel çalınmasını istediğiniz tarz
  Davetiye
  Hediye (Nikah Şekeri vb)
  Fotoğraf
  Kıyafetler
Organizasyon firması bakmaya başlıyorsunuz şimdi de. Bunu da öncelikle beğendiğiniz düğün mekanlarının çalışıp, önerdiği firmalarla başlıyorsunuz. Firmalar tam profesyonelse size bol seçenekli ve güzel alternatifler sunabiliyorlar. Müzik seçeneğinden, süsleme  seçeneği, çocuklara özel hizmetlerden, misafirlere hediyeler, davetiyelere kadar geniş bir seçenek. Size uzun bir liste sunuluyor, fiyatları da yazıyor. Ve siz bütçeniz ve kafanızdakilere göre bu listeden istediklerinizi seçiyorsunuz. Listeden biraz yardımcı olması için örnekler yazayım. Tabii bu sünnet düğünü olduğu için çocuklar için özel bir sürü seçenek sunuluyor:

    Masa dekorasyonu, Sandalye süsleme, Volkan show, Uçan balon
  Davetiye, Anı kürsüsü ve defteri,  Hostes,
  Kral tahtı, Palyaço, Masal kahramanları, Sihirbaz, Jonglör, Şişme oyuncak vb.
  Candy bar, Mısır patlatma, Şekerci,  Pamuk helva
  Sünnet hatıra hediyeleri
  Sahne kurulumu, Sanatçı veya dj, Karşılama müziği





En keyifli  kısmı bu bölüm. Oturduğunuz yerden her şeye bir iki saat içinde karar vermek.  Televizyonda sanatçıları dinliyorsunuz, tarzlarına, şarkılarına bakıyorsunuz. Masa süsleme örneklerini izliyorsunuz, kafanızdakinin en yakınını görüp başka ekleyeceğiniz detaylarla netleştiriyorsunuz. Hiçbirşeyle uğraşmıyor gibisin. Davetiye dağıtımı, dönüşleri  vs. her şey hazır olacakmış gibi geliyor. Ama tabii öyle kolay olmuyor. Yine de birçok kararı siz verip, uğraşıyorsunuz. Yoksa tam anlamıyla sizin düşündüğünüz gibi olmayabilir.

Tabii en önemli detay sizin kararlarınız. Nasıl bir konseptte düğün yapmak istediğiniz. Deniz konsepti mi, doğa mı, vintage mi? İstediğiniz renk ve özel çiçeklerle bile düğününüz çok farklı bir konsept içine girebilir. Ben Çınar'ın sünnet düğünü olduğu için çınar ağaçlı, geri dönüşümlü doğal bir konsept düşündüm. Herşey de çınar ağacı olmalıydı. İnternette epey bir tarama yaptım. Çınar ağacı şeklinde davetiye ve hediyelikler üstünde çok çalıştım diyebilirim. Bu düğünde beni en zorlayan konu hediye oldu. Çok seçenek olduğundan mı, kalıcı olmasını istememden mi bilmiyorum ama çok araştırdım uğraştım.  Bunu sonraki yazımda detayları ve örnekleriyle yazacağım.
Düğün hazırlıklarına neredeyse 2 ay kala başlanıyor. 1 ay kala da tüm detaylar belli olmuş oluyor. Nerede, nasıl yapacağınız. Size sadece alışveriş kalıyor. Ama özellikle 10 gün kala heyecan başlıyor. Özellikle geleceklerin sayısı sizi sıkıntıya sokuyor. Çünkü her şey ona göre yapılacak. Masa sayısı, düzeni vb. Hele 1 hafta kala…Netleşen gelen listesiyle masa planını yapmaya başlıyorsun. Kim nerede, kiminle otursun kararları. Masa numaraları. Ve artık her şey hazır….Kır düğünü olduğu için, düğün gününde yağmur yağmasın diye dua etmekten ve çocukların hasta olmamasını dilemekten başka…
Detaylardan biraz bahsedeyim:
Düğün yeri: Çınar kendi düğününün yerini de kendi buldu. Adı da kendi adına özdeş Çınar Kasrı. Açıkçası adı da mekanda bizim hoşumuza gitti. Gerçekten güzel bir mekan ve konsept yaratmışlar…
Organizasyon-masa süsleme:  Düğün rengi olarak turkuazı seçtik. Masa üstünde örtü ve sandalyelerin arkasında güller,  turkuaz organizeden oldu. Masa ortalarında ahşap üstünde deniz konsepti vardı.  Ortada su dolu vazolar, içlerinde yanan mumlar ve balıklar vardı.  Çocuk masalarında sandalyelerde beyaz mavi balonlar takıldı. Ağaçlara süsler asıldı. Hoş oldu mekan. Fenerler, mumlar, ışıklar, çim alan üstünde gece kır düğününde şık oldu…Bizim çalıştığımız firma Tülayca Organizasyon…



















Müzik: Benim okuyan ve ilgilenenlere en önemli önerim, dj mi canlı müzikmi tercihini dj den yana kullanmaları olacak. En başta canlı müzikle arasında bütçe olarak çok fark var. Bir de istediğiniz her türlü şarkıyı çalabiliyor olması avantaj. Zaten düğünden önce görüşüp giriş şarkısı, pasta şarkısı ve genel müzik zevkimiz hakkında konuşup anlaştık. Biz çok memnun kaldık ve eğlendik…
Fotoğrafçı: Biz stüdyo değil de özel fotoğrafçı tercih ettik. En önemli nedeni çektiği tüm fotoğrafların dijitallerini bize veriyor olmasıydı. Gerçekten de nerdeyse 2000 e yakın fotoğraf aldım.  Fotoğrafçımız Hürrem Uysal… https://www.facebook.com/H%C3%BCrrem-Uysal-Photography-484525378327168/timeline/

Düğünlerde hediye ve davetiye seçeneklerini, alışverişleri  ve sünnet düğünü için çocuklara özel hazırlanan  eğlenceleri parça parça yazacağım….
       Gönlünüze göre unutulmaz düğünler geçirmeniz dileğiyle….
Devamını Okuyun...

tatlımo workshop etkinliği (20 Eylül 2015, Dikmen, Ankara)

 Bir work shopta bloggerlar yine bir aradayız. Bu sefer ki tatlı mı tatlı. Adı da oradan geliyor. Tatlımo…….Böyle pastalı, çikolatalı, meyveli, süslü, rengarenk…. Bu workshopa bayıldım. Hep yaptık, hem yedik, hem eğlendik. İşin ne kadar zevkli olduğunu gördük. Ve çok güvenilir, temiz ve titiz yapıldığını. Bu güzel organizasyona bizi davet eden fruit flowers firma sahibi Mahmut ATAR’a ve organize eden blogger Sibel Erzincan’a çok teşekkür ediyorum.
Öncelikle atölyeye girerken bonelerimizi, eldivenlerimizi, galoşlarımızı giydik. Malzemelerimiz hazırdı. Bize kekleri pişirmek, hazır pastaları soslamak, süslemek kalmıştı. İlk bölümde kek, kurabiye süslemeleri yaptık. Çikolata ve çilek sosuna batırdığımız kek ve kurabiyelerin üstüne yazılar ve süsler yaptık. İkinci bölümde  aranjman kısmıydı ve çok ilginçti. Seçtiğimiz sepetlere bir bir hazırlanan kek ve kurabiyeleri  güzel şekilde dizayn ederek yerleştirdik.  Çok şık konseptlerde arajmanlar  çıktı. Üçüncü bölümde meyvelere geçtik. Çilek, elma ve ananasları çikolatalara batırıp, süsledik. Sonra da onları ambalajladık. Dördüncü aşama da herkesin yaptıklarının  jelatinlere sarılıp, şık bir  hale getirmesiydi. Tabii bunları yaparken de bir pratiklik gerekiyor. Firma çalışanları bu konuda hepimize çok yardımcı oldu. Her biri birbirinden güzel aranjmanlar hazırladık.







Her aşaması keyifli ve eğlenceliydi. Kalabalık blogger ailesi ve Mahmut beyin canlı videoya çekimleri hepimizi hem heyecanlandırdı hem de eğlendirdi. Özellikle ben pasta kalıplarına hamuru dökerken taşırmadan yapmak için ne kadar uğraştıysam da arada taşanlar oldu. Gül şeklinde kırmızı çikolatalı kekler mükemmeldi. Her ne kadar her şey hazır olmasına rağmen uğraştırdı bizi. Özetle bu iş özel uğraş, emek ve zaman isteyen bir iş. Sonuçta çok güzel, görsel bir sunumla karşımıza lezzetli ve güzel şeyler geliyor. Hazırlayanların  ellerine sağlık. Bizimle ilgilenen ekibe de çok teşekkürler. Çok sıcak ve yardımcılardı. Çıkışta bayram hediyesi çikolatalarımızı ve yaptıklarımızı götürdük. Bol bol ikramlı çok hoş bir gün geçirdik.


Hediyeleşmeye yepyeni bir soluk getirdiklerini söyleyen Tatlımo.com Genel Müdürü Mahmut ATAR  Tatlımo’da iki farklı konseptimiz var. Tatlimo.com ile doğum günü, sevgililer günü, anneler günü, babalar günü, bebek doğumu, geçmiş olsun dileği, terfi/tebrik, nişan, düğün kutlamaları ve diğer özel günlerde tüm Türkiye'yi en tatlı hediyelerle buluşturuyoruz. İster online, ister telefonla sipariş verilebilen meyve, kek ve kurabiye sepetleriyle;  farklı, lezzetli ve eğlenceli hediye alternatifi arayanlara yepyeni bir deneyim yaşatıyoruz.  Siparişleri ise aynı gün ulaştırıyoruz. Seçkin AVM ve caddelerdeki mağaza, kafe ve kiosk konseptimiz kapsamında müşterilerimizi, lezzetli ve sağlıklı atıştırmalıklar ile buluşturuyoruz. Macaron, dondurma, parfe, dipolata, cupcake, çay, meyve suları, kahve ve bunun gibi birçok lezzet, Tatlımo mağaza, kafe ve kiosklarımızda müşterilerimizle buluşacak. Ayrıca Tatlımo’nun franchise imkânları ile tüm Türkiye’de yaygın bir ağa ulaşmayı hedefliyoruz.” dedi.

Tekrar böylesi güzel workshoplarda buluşmak dileğiyle….
Devamını Okuyun...

ARŞİV

YAZILAR

10.ay 100esya 14şubat 2 2016trend 23 nisan 40 yaş 5yaş 8mart abiye mağazaları acı adem hastalığı aile aksesuar alanya alışveriş ameliyat amerika amway ankara ankaralıbloggerlar ankaralibloggeranneler anneler günü annelik antalya arkadaş aşk atölye avm azeşya bahçe bebek bebekbezipastası beslenme blog blog etkinlikleri bloggeretkinliği bloggerolmak bolu boyama brunch cadılarbayramı cezaevi cinaragaci cinaragacihediyelik cocukkitaplari cosplay çekiliş çevre çevrehediye çınar çınar ağacı çinar çocuk çocuk cafesi çocuk eğitimi çocuk gelişimi çocuk kitapçısı çocukgiyim çocukkorkusu çocukmodası çocukoyunalanı çocukoyunevi çocuksineması çocuktiyatrosu dekorasyon dekupaj dernek dıy dileklistesi dişbuğdayı diyet doga doğa doğalhayat doğalkozmetik doğum doğum sertifikası doğum sonrası doğumgünü doula dress duvar süsü düğün düğün organizasyonu düğünhediyesi ecocity eğitim eğitimsistemi eğlence ekolojikokuryazarlık el işi elbise elektrik süpürgesi engelli eskişehir evetkinliği fashion fashionmia favoriler festival floransa frenze fuar gamiss gelişim gezi gordionantikkenti güzellik hamilelik hayatın içinden hayatin içinden hediye hobi holiday hotel inat instagram insülindirenci istanbul iyilik kaban kadın kadın olmak kadinlargunu kapadokya kıyafet kilo kitap kitubi konser konya kostum kostumluyarisma koşu kralmidas kumaş kültür lansman lasvegas magnet maket makyaj masa süslemesi masaj masal mezuniyet minikfenomen minyatürev moda monsterhigh Moskova mutfakeşyaları mutluluk müze nil nurturia omo oyun oyuncak oyunevi oyunmerkezi ödülceza örgü özgecan özgürbolat partievi pasta-yemek pinterest piskoloji polatlı pril proje roma rosegal sabun safrakesesitasi sağlık sammydress sevgi sinema sokak oyunları soru-cevap sosyal sorumluluk spa spor sünnet sünnet düğünü sünnetdüğünü şeker tablo tarih tatil tatilsüsleri tatuta taurusavm tecavüz teknoloji temizlik tosave toyyzshop travel trekking turizm wishlist yaşamdan yavaşyaşam yemek yunanadaları zaful zaful coupon zaful haul zaful review zaman
 

ZİYARETÇİLER

ÇINAR AĞACIM COPYRIGHT©2009-2015. TÜM HAKLARI SAKLIDIR.
BU SİTEDE YAYINLANAN YAZILAR VE RESİMLERİN İZİNSİZ KULLANILMASI 5846 SAYILI FİKİR VE SANAT ESERLERİ YASASINA AYKIRIDIR.