çocuğunuza hayır demek

“Çocuk Merkezli Aile” sayısının arttı. Çocuklar yaşlarına göre, istediklerini elde etmekle ilgili çeşitli yöntemler buluyorlar. Herhangi bir çatışma durumunda, aile önce ‘hayır’ diyor ve çocuk da yaşına uygun yöntemlerini kullanmaya başlıyor ve aile bir yerde pes ediyor. Başlangıçta ‘hayır’ denmişken, çocuk kararlı ve ısrarlı davranınca aile yeniliyor, sonunda çocuğun dediği oluyor. Aile öfke duyuyor, ilişkiler ve anne-babalık yorucu bir hal alıyor.

İşte burada birkaç önemli noktaya değinmekte fayda var. Çatışma durumlarında şu birkaç soruyu mutlaka kendinize sorun.
- Çocuk ne istiyor?
- Gerçekten ‘hayır’ denmesi gereken bir şey mi, yoksa ‘evet’ de denilebilir mi?
- Çocuğun elde etme yöntemi nedir? Akla uygun ikna yöntemleri kullanıp aileyi gerçekten ikna mı ediyor, yoksa olumsuz davranışlar sergileyip aileyi pes mi ettiriyor?
- Ailenin ‘hayır’a direnmesi için koşullar uygun mu?
İşte birkaç tablet çözüm:
Eğer zaten ‘evet’ denilebilecek bir istekse, hiç ‘hayır’ kullanmadan çocuğun ihtiyacını karşılamalı. Böylelikle hem çatışma yaşamamış olursunuz, hem de ‘hayır’ konusundaki kredinizden harcamamış olursunuz.
Sürekli ‘hayır’ duyan çocuk, çeşitli yöntemler geliştirmeye devam edecek, yeni çatışma alanları yaratacaktır.
Eğer çocuğunuzun isteklerini elde etme yöntemi uygunsa; akla uygun ikna yöntemleri kullanıp, sizi ikna ediyorsa ama gerçekten ikna oluyorsanız, bunu ona söyleyin. “Çok akıllıca bir çözüm önerip beni ikna ettin, aferin…” ya da “ben bunu hiç düşünmemiştim haklısın…” gibi cümleler kurun. Bu durumda çocuğunuz, isteklerini doğru bir biçimde dile getirmeyi öğrenecektir.
Eğer çocuğunuz isteklerini olumsuz davranışlar sergileyerek dile getiriyorsa (bağırma-ağlama-tehdit vs.), işte bu noktada ailenin duruşu çok önemli. Mutlaka, öncelikle çocuğun bu tavırlarıyla neler kazandığına bakmak lazım. Çocuklar bazen olumsuz davranışlar sergileyerek bazı kazançlar elde ederler. Bu kazançlar bazen birincil kazançlardır, bazen de ikincil kazançlardır. Örneğin, çocuk çikolata için ağlar, aile kararlı davrandığını sanır, çikolata vermez. Ama çocuk ağlamasın diye ona şeker verir veya ‘susarsan seni parka götüreceğim’ der. Bu durumda da ağlayan çocuk, birincil olmasa da ikincil kazançlar elde etmiştir.
Hem birincil hem de ikincil kazançlar ortadan kaldırılsa, çocuğun olumsuz davranışlarının kısa sürede yok olduğunu görürüz.
Çocuğunuz kazanç elde edemeyince, olumsuz davranışlarının işe yaramadığını öğrenecektir.
Eğer, çocuğunuzun direncine karşı koyamayacak ve sonunda pes edecekseniz, mutlaka baştan ‘evet’ deyin. Kaybedeceğiniz çatışmaya asla girmeyin.
İzin verdiğinizi söyleyin ki, ‘izin vermiyorum’ dediğiniz zaman etkili olabilesiniz.
Eğer ‘hayır’ diyorsanız da bunu gerçekten kastedin ve kararlı bir şekilde ‘hayır’ınızın arkasında durun. ‘Hayır’ınızın arkasında durursanız, çocuğunuz ‘hayır’ın anlamını öğrenecek ve bu bilgi hayatta onun çok işine yarayacaktır.
Unutmayın ki, her istediğini elde eden çocuk “mutlu çocuk” değildir.
Psikolog Ebru Yılmaz

1 yorum:

  1. bu yazıya bayıldım.. umarım kızım doğduğunda benimde işime yarar!.. tabi yalnız kalmamak lazım. herkes aynı kararlılığı göstermeli ki çocukta "evet burda durmam lazım" desin..

    YanıtlaSil