Aptamil Akademi'de yerinizi almaya hazır mısınız?

Bebeklerin güvenle beslenmelerine ve gelişimlerine katkıda bulunarak sağlıklı nesiller yetiştirme amacıyla yola çıkan Milupa Aptamil, 29 yıldır bulunduğu Türkiye bebek beslenmesi pazarının lideri olarak, şimdiye kadar gerçekleştirdiği seminerlerle binlerce anneye bebek beslenmesi konusunda bilgilendirme yapmıştır.



Aptamil Akademi ile anneler ve anne adayları, hamilelikten bebeklerinin 36 ayına kadar geçen sürede bebekler ile ilgili en çok merak edilen; gerek bebek beslenmesi, gerek bebek bakımı, gerekse bebeklerin yaşadığı sağlık problemleri ile ilgili tüm bilgileri konunun uzmanlarından öğrenme ve izleme fırsatı bulacaklar.

Bebek beslenmesi alanındaki yüzyılı aşan tecrübe ve uzmanlığın ışığında bebeklerin en doğru beslenme olanaklarına ulaşabilmesini birincil önceliği olarak gören Milupa Aptamil, hazırlanan dört farklı bölümle  hamilelik, 0-6 ay, 6-12 ay ve 12-36 ay bebekler için bilinmesi gerekenleri uzmanların anlatımıyla görüntülü olarak annelere ulaştırıyor. Her videonun sonunda ise anneler kendileri için iki farklı soruyla karşılaşacaklar. Her bölüme ait soruları doğru olarak yanıtlayan anneler ise Aptamil Akademi sertifikasının sahibi olacak.

Bebeklerin en hızlı geliştikleri ilk yıllarında annelerin doğru bilgilerle bebeklerinin beslenme ve bakımını yapmasının önemini vurgulayan Milupa Aptamil, Aptamil Akademi ile bebeğini en iyi şekilde yetiştirmek isteyen anneleri http://www.milupa.com.tr/aptamil-akademi adresine bekliyor.

Milupa Aptamil’i sosyal hesaplardan takip edebilirsiniz:

https://www.facebook.com/milupaannebebekkulubu
https://twitter.com/milupatr

Bir bumads advertorial içeriğidir.

-->
Devamını Okuyun...

Bir gün daha bitiminde…

Günlerin bitiminde yani akşamları uyku saati geldiğinde, eve bir sessizlik çöktüğünde, en güzel şey çocuklarımı yataklarında izlemek, öpmek, koklamak…öyle masum ve güzeller ki. Gerçekten birer melekler…evde iki melekle uyumak çok huzur verici.
Biri olmasa ya da hasta olsa her şeyin tadı kaçıyor. Hayata neşe katıyorlar. Çığlıkları, sesleri ortama canlılık getiriyor.

Her gün sağlıklı, iyi oldukları için şükrediyorum. Bir anne için en güzel, hiçbirşeye değişilmeyecek şey sanırım budur. Onları küçükken uyurken izlemek…mucizeyi tekrar tekrar görmek, anlamak…onları çok seviyorum...
gerçekten uyanıkken o enerjik hallerinden eser yok. Sanki onlar bu çocuklar değil. Öylesine kendilerini bırakıvermişler ki…yorgunluktan serilmişler…istediğim kadar koklayıp, öpebiliyorum hiç hissetmiyorlar.
Ve “Allahıma bana böylesi sağlıklı ve güzel çocuklar verdiği için şükrediyorum”…dünyada bir anne olarak benim için bundan ötesi yok…

Ah güzel, masum tüm çocuklar. onlar olmasa hayatın tadı tuzu olmazdı. Keşke hepsi eşit şartlara sahip olabilseler…hiçbir çocuk annesiz, anne sevgisinden mahrum kalmasın…onlar için de dua ediyorum…
-->
Devamını Okuyun...

mum deyip geçmeyin...

mumu eskiden, elektrik kesilince kullandığımız, genelde düz, beyaz, ince, uzun aydınlatma aracı olarak bilirdik. şimdi mum deyince o kadar çok çeşit var ki. bazılarının mum olduğunu bile anlamakta zorluk çekiyorsunuz.

bahçe, ledli, jel, burç, özel günler, meyve…mumları. böyle uzayıp gidiyor. çoğu dekoratif amaçlı. 

En çok baskı mumlar hoşuma gitti. özellikle bebek şekeri şeklinde biberon (ama üstüne fotoğraf koymak için sanırım bebek doğduktan sonra yaptırmak lazım) ve diş buğdayı için diş muma bayıldım. Çok da kalıcı hediyeler...


sonra da bahçe mumları çok hoşuma gitti. Bu mum dünyası da almış başını gitmiş özetle….
http://www.horizonmum.com/














Devamını Okuyun...

çocuk odalarından...

halılar, perdeler, duvar kağıtları...mobilyadan sonra bir odanın en önemli vazgeçilmez aksesuarları. çocuklar için de her geçen gün çoğalan, yenilenen bir koleksiyon var. 
halılardan örnekler:
*ivi halıda kalın halı sevenlere…gerçekten kaliteli ve güzel. Desenler de çok hoş…
*colorix halıda da size özel halı yaptırabiliyorsunuz…isim, yazı, renk, desen gibi detayları siz belirleyebiliyorsunuz…
*golden çocuk halısı da çok hoş modellerle dolu….


duvar kağıtlarından:
her temada duvar kağıtları var. Puzzle şeklinde, üç boyutlu vs. her türlü tema, çocukların yaratıcılıklarına ve gözlerine hitap ediyor…Size birkaç adres ve örnek:

perdelerden:
perdelerde de foto perde çıkmış. istediğiniz fotoğrafınızı perdeye çevirebiliyorsunuz...ayrıca çok basit,  boncuklu, örgülü perdelerde yapılabiliyor. hepsi çok şık...


















-->
Devamını Okuyun...

İSTANBUL VIALAND


Sanırım artık bir disneylandımız var. Paris’e  vb. gitmeye gerek var mı bilemiyorum. Doğrusu ben merak ediyorum. Gerçekten güzel mi acaba? Oralarla kıyaslanır mı? reklamları öyle gibi. Her şey var gibi. Güzel bir gün geçirmek için ideal gibi.





-->
Devamını Okuyun...

Son duyduğum çocuk dünyasındaki yeniliklerden…

***Nilin tuvalet eğitimine başlıyoruz. Bunun için ilk olarak bez külotlara geçmek iyi oluyor. en azından külot giymeye alıştırma dönemi oluyor. Ama külot bez bulmak zor. İnternette bir sitede bulduk ve güzel gerçekten… Japon bebek bezi şeklinde geçiyor.
http://www.superkidzz.com/
yurtdışında çok farklı bebek külotları, bezleri var. amerikadan gelen bir alıştırma külodumuz var o kadar güzel ki, türkiyede satılanlar malesef öyle değil. internette bakarken alibaba.com da benzer bebek külot ve bezlerine rastladım. 


***Bebek sektöründeki yeni tasarımlar beni mest ediyor. Mira bonbonu takip ediyorum. İnanılmaz hoş şeyler var. Çeşit, desen, renk, model farklı seçenekler mevcut. Kapı süsleri, sepetler, anı defteri, altın yastıkları….sepet yerine apaç yapmışlar mesela. bebek şekerlerini asıyorsunuz herhalde....kapı süsleri bir harika...bebekli altın yastıklarına ne demeli...böyle uzayıp gidiyor…












































***bebeklere yüzme okulu
iki arkadaşımdan duydum. Henüz 1 yaşını doldurmamış bebeklerini yüzmeye götürüyorlar. Youtube izlediğim bebek yüzmelerini görünce hiç şaşırmadım doğrusu. Onlarda öğrenebiliyorlar.

 “Avustralya Yüzme Antrenörleri Birliği’nin ( ASCTA) Yüzme Eğiticiliği ve Su Güvenliği eğitimi bölümü Swim Australia’nın eğitimlerine katılarak sertifika sahibi olan Ankara Deniz Yıldızları'nın eğitmeni Gamze Baran, bebek ve çocuklar için su güvenliği eğitimi programının 4-12 ay grubu ve 1-4 yaş grubunu kapsadığını söyledi. 


 Baran, kursun ana amacının; klasik bir yüzme eğitim programı olmaktan çok, bebek ve çocukların suya düşme anında kimsenin yardımına ihtiyaç duymadan, tehlikeli bir durumda kendilerini kurtarabilme becerisi geliştirmelerini sağlamak olduğunu ifade etti.”


 ankaradenizyildizlari.blogspot.com 

***Dişleri korumak ve Fissur Örtücü (Fissur sealant)
Fissur örtücüler, arka dişler üzerindeki oluklara uygulanan şeffaf veya beyaz renkte sıvı şeklinde plastik esaslı maddelerdir. Diş minesine yapışarak çürük oluşumuna engel olur.
çocukların dişlerini korumak adına çok güzel bir uygulama. Çınara yaptırmayı düşünüyorum. Çünkü dişleri çok çabuk çürüyor. En azından birazcık da olsa koruyucu özelliği varsa çok iyi olur diye düşünüyorum. şimdiden bir sürü dolgumuz var zaten...Bir arkadaşım yaptırmış, tavsiye etti. Ben de ilk kez duydum. Ama önemli olduğunu düşünüyorum…

-->
Devamını Okuyun...

GİRİŞİMCİ ÇOCUKLAR….

 "Kırmızı kumbara 50 bin çocuk finansal okuryazarlık" projesi
 “Yeterince tasarruf yapıyor muyuz veya tasarruflarımız yeterli mi gibi sorulara cevap aranırken, acaba çocuklarımız bu konuda ne kadar bilinçli sorusuna cevap olması için, İstanbul'da öğretmenler ve öğrenciler için 'Finansal Okuryazarlık' projesi başlatıldı.

İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü, Bölgesel Çevre Merkezi, Koç Üniversitesi ve ING Bank arasında imzalanan protokol ile. 'Turuncu Damla' isimli proje ile ülkemizin finansal okuryazarlık çalışmalarına katkı sağlanacaktır.

Öğretmenler ile işbirliği yaparak tasarruf kavramının en temel yapı taşlarından yani gelecek algısı, planlama becerisi, sabırlı olma ve özdenetim gibi kazanımlarla başlanarak ilkokul 3. ve 4. sınıf yaş grubundaki çocuklarda sürdürülebilir bir farkındalık yaratılması amaçlanmaktadır. Ayrıca projede, farkındalığın ölçülerek hem kamuoyu hem de bilim dünyası ile paylaşılması hedeflenmektedir.” Deniliyor…

Bu proje gerçekten çok güzel. Öyle farklı, yaratıcı projeler duyuyorum ki mutlu oluyorum. Ne kadar basit ama ne kadar anlamlı diyorum…bu projede türkiye’ye yaygınlaştırılmalı bence. Çocukların hepsinin böylesi deneyimler yaşaması lazım. Öğrenmesi lazım…aşağıdaki yazıyı okuyunca çocukların neler yapabilidiğini ve ne kadar güzel sonuçlar alındığını görüyoruz. Böyle bir çarşı olsa. Çocuklar çarşısı. Çocuklar da orada kendi yaptıkları oyuncakları, pasta-börekleri ya da eski kitap ve dergilerini satsalar ne hoş olur?Her hafta ayrı ayrı çocuklara imkan tanınsa…okullar belki de kendi içlerinde düzenleyebilirler…çocuklar kazanmanın keyfini ve zorluğunu küçükten öğrenmeli ki kıymet bilsin, mutlu olsun. Doyumsuz olmasın…


Girişimcilik panayırı: “bakın panayıra katılan çocuklar neler anlattı:
Sıla: Küpe ve kolye satıyorum. Buradan kazanacağım geliri engellilere bağışlayacağım. Çünkü onların da canı var.
Esra: Burada girişimciliği öğrendik. İleride yapacağımız etkinliklerin başlangıcı, daha da geliştireceğiz. Üç kumbaram var. Kazandığım paraları eve gidince birikim kumbarama atacağım.
Sinem: Para kazanmak çok zormuş. 50 lira kazandım. Bu parayı saklayacağım. Gelecek için para biriktiriyorum. Üniversiteye gideceğim zaman lazım olacak.
Yağmur: Oyuncak ve takı satıyorum. Çok kazandım, tam 30 lira. 100 liraya ulaşmaya çalışıyorum. Bu paranın bir kısmını kumbarama atacağım. Ama para kazanmak çok zormuş, indirim bile yapmak zorunda kaldım. Birazını da babama vereceğim bana elbise alsın.
Taha: Para kazanmak hiç de kolay değil. Biz panayırda oyuncak, CD ve kek sattık. 99 liraya ulaştık. 100 liraya ulaşmaya çalıştık çok zorlandık. Hatta ucuzluk yaptık, baya indirdik. Biz 9 kişiydik. Seneye bütün sınıf birleşip kazandığımız paraları ihtiyacı olanlara vermek istiyoruz.
Zeynep: Ben arkadaşımla takı sattım ama arkadaşım her şeyi 25 kuruşa sattığı için çok az para kazandık. Ben 1 liraya satalım diyordum arkadaşım almazlar 25 kuruşa satalım olsun bitsin diyordu.

Mehmet: Evde annemle kek yaptık, ilk başta 1 liraya satıyorduk. 20 lira kazandım. Ama karşımda satış yapan arkadaşlarım indirim yapınca ben de 50 kuruşa indirdim. Rekabet var ne yapayım. Para kazanmak çok zormuş. Parayı yardım kumbarama atacağım.”……………..-->
Devamını Okuyun...

4+4+4 sisteminde revizyon

Böyle olacağı zaten belliydi de…o kadar uzman vs. herkes direndi ama yine direniş başarısızdı.
en şansız tarafı bu döneme rastlayan çocuklar. Bunlardan biri de benim çocuğum…
60+66 aylıklara revizyon geliyormuş…

Mehmet yılmazın yazısı çok anlamlı…..http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/23631804.asp

diğer haberlere göz atalım:


“60-66 Aylık Çocuklar Okumayı Sökemedi.
4+4+4 sisteminde okula başlayan öğrenciler 40 dakikalık ders saatlerini kaldıramadı, çoğunluğu okumaya başlayamadı. Ders saatlerinin süresinin düşürülmesi, 60-66 ayda okula başlamak için komisyon onayı gibi öneriler tartışılıyor.
Milli Eğitim Bakanlığı 4+4+4 sisteminde değişiklik yapmaya hazırlanıyor.
Vatan gazetesindeki Kıvanç El imzalı habere göre, ilkokula yeni başlayacak çocuklar için ders süresi 20 dakikaya inecek, bodrum katları oyun salonuna çevrilecek.
Bakanlığın İl Milli Eğitim Müdürlükleri’nden gelen uyarılar üzerine harekete geçtiği bildirilen haberde, planlanan düzenlemelerin özellikle 1. sınıfa başlayan 60-66 aylık çocuklarla ilgili olduğu vurgulandı.
Buna göre, yeni eğitim döneminde hayata geçirilmesi düşünülen uygulamalar şöyle:
* Veli isteğinin yanında uzmanlardan oluşturulan bir komisyonun çocuklara “okula başlayabilir” onayını verecek, bu onayı alamayan öğrenciler anaokuluna gönderilecek.
Geçen sene 60-66 aylık çocuklar velilerinin kararı ile okula başlayabilmişti.
* Öğrenciler için yeterli oyun aktivitesinin yapılabilmesi için oyun alanları oluşturulacak. Boş olan bodrum katları ile çatı katlarının oyun alanı olarak kullanılacak.....

Yüzde 67’si en az bir kez altına kaçırdı

Anadolu Eğitim-Sen tarafından 2000 öğretmenle yapılan anketten de şu çarpıcı sonuçlar çıkmıştı: 

- Birinci sınıfların yüzde 44’ü boylarına uygun olmayan sıralarda bir ders yılı oturmak zorunda kaldı 

- 60-66 aylık çocukların yüzde 67’sinin en az 1 kez altına kaçırdı. 

- Üst yaş gruplarındaki öğrencilerin tamamı Nisan ayında okumaya geçerken, 66 ay altındaki öğrenciler için bu oran yüzde 18’de kaldı. Yani 60-66 ay aralığında kalan çocukların yüzde 82’si yani her 5 çocuktan 4’ü Nisan ayında okumaya geçemedi. 

- “1.sınıflarda yapılan sistem ve müfredat değişikliğine ilişkin herhangi bir eğitim aldınız mı?” sorusunu ise öğretmenlerin yüzde 65’i eğitim almadım diye cevaplarken, yüzde 31’i bu yönde eğitim aldığını ama işe yaramadığını, yüzde 4’ü ise eğitim aldığını ve işe yaradığını bildirdi.

Dinleme bozukluğu oluştu 

Edinilen  bilgiye göre MEB’in yürüttüğü çalışmalar kapsamında yeni eğitim öğretim yılında şu revizyonlar bekleniyor: 

- 20 DAKİKALIK DERS: 40 dakikalık derslere özellikle 60- 66 aylık çocuklar uyum sağlayamadı. Çocuklarda dinleme bozukluğu, dikkatsizlik gibi olumsuzluklar ortaya çıktı. Derslerde dikkati dağılan çocuklar için 20’şer dakikalık derslerin yapılması gündemde. 

- ESNEK EĞİTİM: Tüm sınıfa aynı eğitimin değil, öğrencilerin ilgi ve becerilerine göre sınıfta “esnek” eğitimin hayata geçirilmesi bekleniyor. 

- 60-70 VE 71-84: Okullarda 60-70 aylık çocuklarla, 71-84 aylık çocukların ayrı sınıflarda toplanması, yeterli öğrenci yoksa yakın okullarda birleştirme yapılması da bakanlığa gelen öneriler arasında. 

- SINIFLAR BÖLÜNEBİLİR: Birçok okulda 50 kişilik sınıflar ortaya çıktı. Kalabalık sınıflarda 1. sınıf öğrencilerinin motivasyonu sağlanamadı. Bu nedenle sınıf öğrencilerinin ikiye bölünmesi gündemde.

- SIRADA DEĞİL MİNDERDE: Çocukların klasik sıra düzeninde değil, yerde minderde veya nerede rahat ediyorsa orada ders dinlemeleri ve tek kişilik sıraların “u” düzeninde sıralanması için düzenleme yapılması olası.
Pilot uygulama olmalıydı

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün daha önce kamuoyuna yansıyan kapsamlı 4+4+4 raporu şöyleydi: 

- Derslik ihtiyacı giderilmeli 

- 40 dakikalık derste 60 aylık çocukların oturmaları, dikkatlerini derse vermeleri mümkün değildir. Sınıflarda 60-84 ay aralığındaki çocukların bir arada bulunması ciddi sorundur. 

- Okula hazırlık dönemlerinin 60-70 ay arasındaki öğrencilere 3.5 ay, 70 ay üzerindekilere de 1 ay yapılmalı. 

- Okul bahçe duvarları yükseltilip çizgi film karakterleri ile süslenmeli. 

- Kapsamlı düzenleme yapılmadan önce pilot uygulamalara bakılmalı. 

- Okulların fiziksel şartlarının 60 aylık çocuklar için yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.


tabii çocuklar deneme tahtası…o kadar uzman söyledi ama sonucu belli olan bir şeyden yinede vazgeçilmedi…yazık olan çocuklarımıza oluyor…onların yaşadığı zorluklar ortaya dökülmüş. Onların hayatlarını, psikolojilerini nasıl etkilendiğini nerden bileceğiz? Tabii bunun cevabını şöyle verirler eminim. "Ne olacak ki, o yaştaki çocukta ne psikolojisi"zaten böyle düşünmeselerdi olmazdı tüm yaşananlar.
Okudukça içim burkuluyor. %67’si altına kaçırmış. Çocuk okulun o sunu görmeden hop 1. Sınıf, okuma yazma öğren…bugün kaç çocuk okul öncesi eğitim alabiliyor ki? Kreşe, yuvaya gidiyor. Sonra anasınıfına bile gitmeden 1. Sınıf. Hem öğretmenlere hem öğrencilere bir haksızlıktı bu…verilen yanlış kararların her insanın hayatındaki bıraktığı iz farklı olacaktır da bunun vebalini kim ödeyecek????
-->
Devamını Okuyun...

çiçeklerim

biraz içimiz açılsın bolca güzel çiçekli ev bahçe balkon fotoğrafları koymak istedim...
Camımın önüne çiçekler koyup izlemek hevesine kapıldım ve saksılar, çiçekler aldım…özenle seçtim hepsini…tabii öyle çok dolaşmadan yaptım bunu. Sonra seralarda ve internette bu işin başını almış gitmiş olduğunu gördüm. çiçekler çeşit çeşit, rengarenk…saksılar ayrı modellerde, renklerde….
çiçeklere bayılıyorum bulunduğu ortamı güzelleştiriyor. Salondaki çiçek köşem bana yetmedi doğrusu. 
Çiçekler güzellik insanın baktıkça içi açılan bir güzellik. 
çiçeğin her türlüsü güzel de ama böyle bolca olan, rengarenk sarkanlar ayrı bir hoş…şu fotoğraflara baktıkça ilerde bahçeli ve böyle bol çiçekli bir evim olsun istiyorum…en çok ortanca seviyorum…rengarenk menekşeleri de…
böyle güzel bir balkon, bahçe yapmak o kadar da ucuz değil…çiçek deyip geçmememiz lazım. Hem emek, hem de para gerektiren bir iş…













Ama sanırım bu güzellik 12 ay boyunca sürmüyor. Belli dönemler sadece…benim yaptıklarım şimdiden dökülmeye başladılar bile…tabii benimkiler fotoğraftakilerin yanında çok sönük kaldı. ama böyle yapmak gerçekten çok emek isteyen bir iş sanırım. 3-5 saksıyı bile unutmadan atlamadan sulamak lazım...kaldı ki bu kadar çok ve yoğun olunca bakması da zordur...
tabii bunun için de çare üretmişler…artık gerçek gibi duran, ayırt etmekte zorlandığımız yapay çiçekler moda…hele şu sosyete pazarlarında nasıl güzel yapma çiçekler var. Gerçeğinin canlılığı, kokusu ayrı tabii…ama hoş bir görüntü olması ve ekonomik olmasından dolayı düşünülebilir…
Her yer rengarenk, çiçeklerle dolsun, içimiz açılsın……….


Devamını Okuyun...

çiçekli böcekli bir yaz...

çiçek ve saksı dünyası da almış başını gitmiş. ne hoş saksılar üretmişler...Favorim ailecek olanı…yaptırmak lazım…asılanlar, duvara monteler, her türlü aksesuarın içine konulanlar, çeşitli farklı modeller….hepsi çok güzeller…..












yaratıcılığın sonu yok...hepsi birbirinden güzel...nereye koysanız orayı şık bir mekana dönüştürürler...
-->
Devamını Okuyun...

çevre karnemiz...

“Türkiye’nin çevre karnesi”  yazıyorum google’a. Ve neler çıkıyor neler…hep zayıf, hep başarısız….bazıları…

“Son 10 yılın çevrecilik karnesi:  HES’lerden orman talanına yol açan 2B yasasına, zeytinciliğin sonunu getiren yönetmeliklerden binlerce ağacı ve canlı türünü yok edecek ‘çılgın’ projelere, neler yapıldı?”

       1.       20 bin yarasa sular altında kaldı, Mağara katliamı…….
2.       10 yılda 40 bin maden yapıldı, Zeytinlikler tehlikede…..
3.       41 bin hektar orman alanı satışa çıkacak, Makiler tarih oluyor…..
4.       2 milyon Anadolu’da kuruyan sulak alan, Sulama nedeniyle göller yok oluyor….
5.       2.5 milyon ağaç sökülecek, Üçüncü köprü ve havaalanıyla İstanbul’da orman yağması……. 
6.       1 HES için 500 bin ağaç kesilecek, 516 proje daha yolda……….
http://www.hurriyet.com.tr/pazar/23565939.asp tamamı için bakın lütfen...

Okudukça içim gidiyor. Ne olacak böyle, gelecekte çocuklarımızı nasıl bir dünya bekliyor merak ediyorum. Gelişmek??? için doğayı katletmek şart mı???

 Türkiye, Yale Üniversitesi'nin 2012'de açıkladığı Çevre Performansı İndeksi'nin iki ana başlık üzerinden hesaplanan toplam çevre notuyla sınıfta kalıyor: 132 ülke arasından 109'uncu sırada, Moldova ve Umman'ın arasında……hem hava kirliliği, çocuk ölümleri gibi genel olarak insan sağlığıyla alakalı olan parametreleri özetleyen “çevresel sağlık”, hem de iklim değişikliği, biyoçeşitliliğin korunması ve ormanların durumu gibi doğa korumayla ilgili olan “ekosistem canlılığı” adında iki ana başlık üzerinden sıralamalar yapılıyor.
“…Peki Türkiye neden doğa koruma konusunda başarısız? Bunun sebeplerini doğayı gerçekten hiçe sayan, barajsız nehri boşa akan su kabul eden, öte yandan da doğa korumayı sadece ağaç dikmek olarak algılayan “kalkınma” mentalitesinin ve bunun icraatsal ve hukuki dışavurumlarında görmek mümkün. Örneğin, Gezi Parkı eylemlerinin başlangıcı sırasında meclise gelen ama protestolar sırasında askıya alınan “Tabiatı ve Biyoçeşitliliği Koruma Kanunu”, SİT alanı tanımlanması yetkisini yerel yönetimlerin elinden alarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bağlıyor ve bu alanlarda yapılaşmaya olanak sağlıyor. Türkiye’de doğa korumayla yükümlü kuruluş olan Orman ve Su İşleri Bakanlığı köprü ve baraj gibi büyük projelerde Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) raporu gerekliliğini ortadan kaldıran bir yasayı geçen ay meclisten geçirdi. 2010 ve 2011 yıllarında, doğa koruma alanlarında maden aranmasına olanak tanıyan, sulak ve kıyısal alanların koruma alanlarından çıkarılması sonrasında baraj yapımı ve turistik tesisleşme önündeki kontrol mekanizmalarını ortadan kaldıran, 2B arazilerinin rehabilitasyonu veya korunması yerine bunların farklı amaçlarla kullanılması ve satılmasına olanak sağlayan yasalar meclisten geçti…..”böyle devam ediyor…

“Dünyanın herhangi bir yerinde çevreye verilen ciddi boyutlardaki zararın herkesin sorunu olduğu ve hepimizi tehdit ettiğini kabul etmedikçe hiç bir etkili önlem alamayız.” Peter Drucker
-->
Devamını Okuyun...

ARŞİV

YAZILAR

10.ay 100esya 14şubat 2 2016trend 23 nisan 40 yaş 5yaş 8mart abiye mağazaları acı adem hastalığı aile aksesuar alanya alışveriş ameliyat amerika amway ankara ankaralıbloggerlar ankaralibloggeranneler anneler günü annelik antalya arkadaş aşk atölye avm azeşya bahçe bebek bebekbezipastası beslenme blog blog etkinlikleri bloggeretkinliği bloggerolmak bolu boyama brunch cadılarbayramı cezaevi cinaragaci cinaragacihediyelik cocukkitaplari cosplay çekiliş çevre çevrehediye çınar çınar ağacı çinar çocuk çocuk cafesi çocuk eğitimi çocuk gelişimi çocuk kitapçısı çocukgiyim çocukkorkusu çocukmodası çocukoyunalanı çocukoyunevi çocuksineması çocuktiyatrosu dekorasyon dekupaj dernek dıy dileklistesi dişbuğdayı diyet doga doğa doğalhayat doğalkozmetik doğum doğum sertifikası doğum sonrası doğumgünü doula dress duvar süsü düğün düğün organizasyonu düğünhediyesi ecocity eğitim eğitimsistemi eğlence ekolojikokuryazarlık el işi elbise elektrik süpürgesi engelli eskişehir evetkinliği fashion fashionmia favoriler festival floransa frenze fuar gamiss gelişim gezi gordionantikkenti güzellik hamilelik hayatın içinden hayatin içinden hediye hobi holiday hotel inat instagram insülindirenci istanbul iyilik kaban kadın kadın olmak kadinlargunu kapadokya kıyafet kilo kitap kitubi konser konya kostum kostumluyarisma koşu kralmidas kumaş kültür lansman lasvegas magnet maket makyaj masa süslemesi masaj masal mezuniyet minikfenomen minyatürev moda monsterhigh Moskova mutfakeşyaları mutluluk müze nil nurturia omo oyun oyuncak oyunevi oyunmerkezi ödülceza örgü özgecan özgürbolat partievi pasta-yemek pinterest piskoloji polatlı pril proje roma rosegal sabun safrakesesitasi sağlık sammydress sevgi sinema sokak oyunları soru-cevap sosyal sorumluluk spa spor sünnet sünnet düğünü sünnetdüğünü şeker tablo tarih tatil tatilsüsleri tatuta taurusavm tecavüz teknoloji temizlik tosave toyyzshop travel trekking turizm wishlist yaşamdan yavaşyaşam yemek yunanadaları zaful zaful coupon zaful haul zaful review zaman
 

ZİYARETÇİLER

ÇINAR AĞACIM COPYRIGHT©2009-2015. TÜM HAKLARI SAKLIDIR.
BU SİTEDE YAYINLANAN YAZILAR VE RESİMLERİN İZİNSİZ KULLANILMASI 5846 SAYILI FİKİR VE SANAT ESERLERİ YASASINA AYKIRIDIR.