ev ihtiyaçlarından...

  
Bu ara sizlere kıyafet alışverişinden çok dekorasyon ev araç gereçleri hakkında bilgi verebilirim. Esasında ucuzluk da başladı. Ama ben yeni eve taşınmanın heyecanı ile eksiklerimi tamamlamak için ağırlıkla ev gereçlerine bakıyorum. İlk önce avizeler en acil olanıydı. Çok basit gibi görünen şeyler bile uzun sürebiliyor. Bir türlü aradığınız gibi bulamıyorsunuz ya da bulduğunuz bütçenize uygun olmuyor. Avize olayı aşmış gerçekten ama. Bir özel avizeciye girdim fiyatlar en basiti bin tlden başlayıp ortalama ve güzel hoş olanları dört beş bin tl civarındaydı. Tabii herkesin kendi bütçesi ama bana biraz uçuk geldi. Sonuçta aksesuar bir evde ne kadar kendini gösteriyor. Yani zengin olsam bile alırmıyım hiç bilemiyorum. Düşünsenize tüm evin avizelerine 50 bin lira verdiğinizi. Neyse ben size uygun ve şık yerlerden bahsedeyim. en çok çocuk odasına avize bulmakta zorlandım. Koçtaş ve özellikle bauhaus bu konuda iyi. Bauhaus çok çeşit var modern ve şık. Ama koçtaşa göre biraz daha pahalı diyebilirim ama değecek şık ve farklı avizeler bulabilirsiniz. Özellikle çocuk odası için çok farklı tasarımlar mevcuttu. Zaten en çok çeşit çocuk odasına bauhausta bulabilirsiniz.
Perdelere gelelim. Ev deyince olmazsa olmazımız. Mutlaka yaptırmamız gerekli. Ve epey bütçe tutan. Eski perdelerimden biraz yararlanayım desem de pek olmadı, uymadı. İp perdeler moda. İlk çıktığında ince ipler sadece vardı şimdi çeşit çok. Kalınları ve motif, desenleri farklı bir sürü var. Ben oturma odamı gri, siyah, kırmızı, beyaz ağırlıklı yapmaya çalıştığımdan gri storun üstüne siyah ip perde aldım şık durdu. Eğer önünüz açık ve engel yoksa dışarısıda çok rahat görünüyorip perdelerden. Ayrıca perdecilerde bir stor çılgınlığı var. Storlar eskisi gibi güneşlik ağırlıklı kullanılmıyor. Salonda tül perde niyetine sadece stor taktırabilirsiniz. Çok şık, güzel, perde desenleri var. parlak, simli her çeşit. Ben storların altına dilim ve taş gibi aksesuarları sevmiyorum sade daha modern ve şık geliyor bana. Ayrıca yeni bir ürün dedikleri zebra perdeler çıkmış. Tek perde de hem güneşlik hem perde görevi görüyor. Bir hareketle perde kapanıyor. Çok şıklar. Bu fonları ya da perdeleri yandan büzen tokalar vardı eskiden. Şimdi onun bile mekanizmasını çıkarmışlar. Yani büzgü yapan mekanizma. Çok daha düzgün duruyor tabii…
Sıra halılarda. Eskiden bu kadar halı hele de modern sade halı bulmak mümkün değildi. O kadar marka, çeşit, renk var ki karar vermek çok zor. Fiyatlar da çok uygun.
Ayrıca sizlere baba koltuğunu tavsiye edeceğim. Rahat, masaj yapıyor, yumuşacık. Tekli koltuk düşünüyorsanız baba koltuğu olabilir. Artık her rengi de mevcut. Üstelik yataşta fiyatı da diğer baktığım yerlere göre daha uygundu. Kırmızısı bile var. deri ve kumaştan nasıl isterseniz.
Şimdilik bu kadar. Hafta sonu biraz dolaşacağım farklı şeyler görürsem buradan yazarım sizlere…
Devamını Okuyun...

ikinci çocuk...

29. haftadayım…artık 3. trimester dedikleri son aylarıma girdim. sayılı günler azalıyor. Zaman su gibi gerçekten. Bunu en iyi doğan ve büyüyen çocuklar anlatıyor bize…
Düşünüyorum da hiç çıkmasa oradan ben rahat o rahat. Ekstra bakıma ihtiyacı yok, öyle orada kendi kendine büyüyor. Aşısı, hastalığı, ağlaması, açlığı hiçbirşeyi yok. Düşünüyorum da çocuğun en az külfeti olduğu zaman bence anne karnı. Şimdi çınara bakıyorum da. hatta şu son 3 yıla hiç bitmiyor eksikleri,  ihtiyaçları. Hergün artıyor. Büyüdükçe istekleri, talepleri de artıyor.
Böyle daha rahat ve telaşsız geçiyor günler. Ben hasta olduğumda bile o karnımda iyi ve bunun verdiği rahatlık var. Oysa doğmuş olsa kim bakacak, ne olacak telaşı başlıyor. Ne kadar büyüse de. Geçen hafta çınar hasta oldu ateşi vardı ben işyerinden izin alamadım ve öyle çocuğu kreşe gönderdim. Kalbim ve aklım onda kalarak, üzülerek. Ama böyle bir şey işte çalışan bayanın yanında destekçi yardımcı da yoksa vay haline. Zor durumlar yani. Şimdi de minik kuzuma kim bakacak telaşına girdim.
sanırım adını nil koyacağız artık. Çınarın ısrarla nil istemesinin ardından onu kabullenmesi ve onure olması (ağbisi ismini koydu) gibi nedenlerle kırmak istemiyorum. Zaten başka bir ismi de kabul etmiyor.
Şimdi nil’e kim bakacak sorusu gündemde. Çınara bakan cici annesi yeni işe girdi tanımadığın birine güvenip bırakmak ne zor. Ben hep o bakar bildik tanıdık diye düşünmüştüm ama hiçbirşey planlandığı gibi olmuyor tabii…özetle zor günler kapıda…
bazen de yeni bir bebeğim olacağı, çınarın üstüne nasıl gül koklayacağımı düşünürken kendimi buluyorum. Çok garip geliyor, inanamıyorum. Sanki o hep varmış son üç yıl değil hayatımın her zamanında yanımdaymış benden bir parçaymış gibi geliyor. Acaba kızımda da böyle olacak mı?
İkincilere ya da ilk olmayanlara diyelim biraz haksızlık yapıyor gibiyiz. En azından kendim öyle hissediyorum..daha birincinin yorgunluğunu atamamışken, araları çok yokken maalesef birinci kadar özen gösterecek halimiz kalmadı. Çınara hamileyken özel müzikler dinleme, beslenmeyi önemseme, odasını hazırlama, onunla konuşma, sürekli onu düşünme modundaydım. 9 ay onunla yaşadım, birlikteydik hep. Ama kızımda sanki o yokmuş gibi yaşıyorum. Belki de doğrusu bu. hamileliği doğal ritmine bırakıp yaşamak. Biz çınarda çok tedirgindik. Karnım ağrısa doktora giderdim veya korkardım. Her şey çok daha planlı ve özenliydi. Şimdi ise olduğu gibi, rahatım, endişelerim yok. Kendimi kısıtlama yok, çok doğal yaşanan bir süreç. Bir bakacağım doğmuş ne zaman büyüdüğünün bile farkında değilim…ona alışveriş de henüz hiç yapmadım, hiçbirşey almadım pek niyetim de yok doğrusu. Çünkü her şeyden fazla fazla evde var. Artık ağbisinin ayırdığım yenilerinden yararlanacağız. Ama tabii yine dayanamaz ufak tefek kız bicileri alırım.
Çınara o kadar çok şey alınmış ki ikinci bir çocuğunda bunlardan yararlanması hoş olacak. Yoksa yazık olacaktı hepsi yeni nerdeyse. Ne kadar çok eşyamız olduğunu ve onlarla yaşadığımızı ancak taşınırken toplanınca anladım. aman allahım en çok çınarın oyuncakları çıktı. Kaç büyük torba ve kutu yaptım bilmiyorum. Bitmedi topla topla…tüketim toplumu olduk tabii. Her şey çok çekici. Hele yılbaşı üzeri dükkanlar, hediyelikler her şey birbirinden renkli ve güzeldi…alma da dur en iyisi çıkmamak, görmemek. Görünce dayanılmıyor. Neyse özetle her şeyi fazlasıyla hazır, donanımlıyız artık. Deneyimliyiz de. Bakalım doğduktan sonra da bu rahatlık devam edecek mi yoksa ilk çocuktaki gibi panik mi olacağız? Emzirebilecek miyim? İçimde kalan bir ukteyi gerçekleştirebilecek miyim? Zaman neler gösterecek?
Bu hamilelikten hiçbirşey anlamadım doğrusu. Etrafınızdakiler bile kanıksayıp ilkindeki gibi size özen göstermiyorlar bilginiz olsun…yani her şey farklı ilk hamilelikten…. bu ay bacak kramplarına karşı magnezyum içmeye başladım. Yani bebe asprini, vitamin ve magnezyum alıyorum. İsteyen demir ilacı da içebilir sanırım(kansızlığa karşı). İyi ki kıştayız çünkü bana çok fazla sıcak basıyor. Tabii bu aralar gripte salgın. Ben de geçen günlerde yatanlardanım. Aman gribe dikkat ilaçta alamıyoruz biz hamileler…
Devamını Okuyun...

fotoğraflar...bebeğinizin ilkleri...

Bebeğinizin ultrason fotoğraflarını saklıyormusunuz? ya da ilk saçını falan….ben çok severim. Biraz çapulcuyum herhalde….atmaya pek kıyamam. Hele de hatırası önemi varsa.
Ben çınarın ilk yaptığı her şeyi saklıyorum. İlk sinema, tiyatro biletinden ilk kestiğimiz saçından, ilk kıyafetlerinden….benim için önemli. Sadece göbek kordonunu atmışım:)) Ama zor günlerdi farkında bile değildim…
Bazı arkadaşlarım hiç ilgilenmemiş…ne olacak diyenler var. Ultrason resimlerini bile saklamayanlar. İlerde bakılmaz diye önemsemeyenler…
Ben cd’ye alıp onları bile saklayanlardanım.
Ben kendi küçüklüğümden bir şeyler olmasını isterdim. ne hoş olurdu kendimi izlemek, görmek.
ben meraklıyımdır albümler yapmaya. Fotoğraf çekmeyi ve bastırmayı seviyorum zaten…çınarın resimlerini bastırıyorum sürekli. Albüm bakmayı da çok severim. Artık cd, bilgisayarda saklanıyor fotoğraflar pek bastırılmıyor. Ama ben o eski geleneği seviyorum. Bastırıp albüm yapmayı.
Geçen doğumumda içimde kalan şeyler olmuştu. Bazı arkadaşlarıma söyleyince şaşırıyorlar. Ama benim için detaylar önemli hayat onlarda gizli. Yani doğumumda fotoğraf çektirmenin nesi kötü???ilginç, farklı bir hatıra…hayatın ta kendisi orada başlıyor işte. O yüzden bu doğumda doğum fotoğrafları da çektirmeyi düşünüyorum. Çınarla hastanede hiç resmimiz yok maalesef. Telaştan kimse çekmemiş. 
Çınarın bir kutusu var ilk olan her şeyini orada saklıyorum. İlerde bakar belki hoşuna gider. O ilgilenmese bile ben kendim bakıyorum çok güzel bir anı oluyor… 
Devamını Okuyun...

çılgın çınardan...

ne de olsa oğlum için açtığım bir blog. o yüzden ondan aklımda kalanları da yazıyorum. komik ve hoş... 
büyümüş de küçülmüş oğlumdan:
Emre aydın…arabada anne ben emedın istiyorum diyor ama anla anlayabilirsen…o kadar hoş telafuzları oluyorki bu yaş çocuğunun bayılıyorum o konuşsun ben dinleyeyim...oğlum o ne anlamıyorum seni diyorum kızıyor bu defa. Meğerse emre aydını çok seviyormuş onu aç dinleyeceğim diyormuş…ilk kez sanatçı ismi söyledi.
Sucuk yemesi: sucukları doğradık pişireceğiz…çınar bir tane çiğ aldı yedi. Bende çiğ çiğ yemek zararlı dedim. 5 dakika sonra anne çim çim yemek istiyorum diyor. Oğlum o ne, çim çim ne demek? Anne sen dedin ya. Ne dedim ben. Ben çim çim çok sevdim bi daha yemek istiyorum. Anlayana kadar epey bir uğraştım meğerse çiğ çiğ sucuk demek istiyormuş…
“Of yaaaaaaaaaa”….kızıyor bize…bizi beğenmiyor ya da biz ondan bir şey isteyince söylüyor..
Gece uykusundan uyanmış anne bende “calıounun kardeşi rozi gibi kardeş istiyorum” demezmi?
Aile olmak çok güzel. Biz çok güzel bir aileyiz….seni seviyorum anne….(utanarak söylüyor. Biraz da şımararak)
“Yerim seni” dedim…”sen kardeşimi doğur onu ye” dedi….
“Ödüm patladı”….
“Zehir gibi salatalık”….
Baba bu kıyafetim küçülmüş kardeşim giyer dedi. Kardeşin kız olacak giyemez oğlum…Anneeeeee “bir erkek kardeş bir de nil yap” diye bağrıyor bana…
Anneannesinde bana telefonda, “Anne seni çok seviyorum. Seni çok özledim. Seni görünce öpeceğim. Sana sarılacağım”
“Kardeşime kıyamam” “bebekçe seviyor onu” bazen de “anneme tekme atma, uslu dur” diye kızıyor.
Anneannesine “seni canavarlara öldürteceğim” demiş. O da anneannesiz kalırsın özlemez misin beni diyor. Çınar’dan yanıt “Seni yüreğimde yaşatacağım…”
“Bana böyle davranamazsın…bana karışma…ben istediğimi yaparım”….(bunalım döneminde)
“Neden kalabalık aile değiliz…az kişiyiz ben kalabalık olalım istiyorum….Ben kalabalık seviyorum”…
“Okula gitmek istemiyorum”…neden???”küçük geliyorlar, büyük sınıflara girmek istiyorum”…
Devamını Okuyun...

Portföy sunumu

Evet yanlış duymadınız ben şaşırıyorum. 3 yaşındaki çocuk nasıl sunum yapar diye. Ama gayet de güzel yapıyorlar. Şanslılar hem de çok. Bu yaşta kendini ifade etmeyi öğreniyorlar. Oysa yetişkin olup da kendini ifade edemeyen ne çok insanın yaşadığı bir ülkedeyiz. Çok ümitliyim gelecek nesil çok daha mutlu olacak…her ne kadar değişen ve şikayet ettiğimiz birçok şey varsa da olumlu olan çok şey de var. Umarım olumlular daha baskın çıkar ve çocuklarımız dünyada başarılı olurlar.  
Oğlum büyüdü ve kreşte ilk portföy sunumunu yaptı bize…yani birkaç aydır yaptığı öğrendiği şeyleri öğretmeni ve ailesiyle paylaştı. Ne çok şey yapmışlar, anlattı, gösterdi, çok güzeldi. İngilizce, seramik ve jimlastik gösterileri yaptı. İlginç daha ufacık görüp öyle sanıyorsunuz ama her şeyi yapıp anlayabiliyorlar. Onu çok seviyorum.
Devamını Okuyun...

yeni bir yıl...

Yeni bir yıl bize yeni bir ev ve bir bebekle geliyor…evet 2011’e yeniliklerle girdik ailece. İşallah böyle bolca bu yeniliklerin, güzelliklerin devam ettiği bir sene olur. kızımla yeni evimizde yaşayacağız. Şimdiden kısmet ve uğur getirdi. Yılbaşına da babaanne, anneanne ve noel babalı (çınar) girdik. Hoştu. Çınar sürekli ben kalabalık aile istiyorum. Neden bizim ailemiz kalabalık değil?diye soruyor bu aralar zaten. annemlerin olduğu iyi oldu. Çok kalabalık seviyormuş::))
Çocukları sevindirmek çok kolay. Nerdeyse 15 gündür “bana çok hediye alın…bir sürü hediye alın…kutularda olsun…”gibi şeyler söylüyordu çınar. Bizde aldık tabii…ve çok mutlu oldu. Son güne kadar sordu, bekledi ve istedi hediyelerini. Cuma günü de eve geldiği gibi ağacın altına koştu.
Ayrıca okulda da yeniyıl kostümlü parti yaptılar. Çınar noel baba olmak istedi bizde ona noel baba kostümü yaptık yakıştı da. Çok tatlı olmuştu bütün çocuklar. zaten dünya çocuklarla güzel. yeni bir yıl ancak çocuklar olunca umut vadediyor. 
çınarın yeni bir eve alışması biraz zor oldu ilk günlerde inanılmaz huzursuzdu. sinirli ve öfkeli. Neyse ki düzelmeye başladı. Çocuklarda değişiklikler zor kabul edilirmiş ve tepki verebilirlermiş.
Herkese güzel, düşlerinin gerçekleştiği bir yıl diliyorum…işallah bol şans ve uğur getirir bu sene…
Devamını Okuyun...

ARŞİV

YAZILAR

10.ay 100esya 14şubat 2 2016trend 23 nisan 40 yaş 5yaş 8mart abiye mağazaları acı adem hastalığı aile aksesuar alanya alışveriş ameliyat amerika amway ankara ankaralıbloggerlar ankaralibloggeranneler anneler günü annelik antalya arkadaş aşk atölye avm azeşya bahçe bebek bebekbezipastası beslenme blog blog etkinlikleri bloggeretkinliği bloggerolmak bolu boyama brunch cadılarbayramı cezaevi cinaragaci cinaragacihediyelik cocukkitaplari cosplay çekiliş çevre çevrehediye çınar çınar ağacı çinar çocuk çocuk cafesi çocuk eğitimi çocuk gelişimi çocuk kitapçısı çocukgiyim çocukkorkusu çocukmodası çocukoyunalanı çocukoyunevi çocuksineması çocuktiyatrosu dekorasyon dekupaj dernek dıy dileklistesi dişbuğdayı diyet doga doğa doğalhayat doğalkozmetik doğum doğum sertifikası doğum sonrası doğumgünü doula dress duvar süsü düğün düğün organizasyonu düğünhediyesi ecocity eğitim eğitimsistemi eğlence ekolojikokuryazarlık el işi elbise elektrik süpürgesi engelli eskişehir evetkinliği fashion fashionmia favoriler festival floransa frenze fuar gamiss gelişim gezi gordionantikkenti güzellik hamilelik hayatın içinden hayatin içinden hediye hobi holiday hotel inat indianapolis instagram insülindirenci istanbul iyilik kaban kadın kadın olmak kadinlargunu kapadokya kıyafet kilo kitap kitubi konser konya kostum kostumluyarisma koşu kralmidas kumaş kültür lansman lasvegas magnet maket makyaj masa süslemesi masaj masal mezuniyet minikfenomen minyatürev moda monsterhigh Moskova mutfakeşyaları mutluluk müze nil nurturia olumlama omo oyun oyuncak oyunevi oyunmerkezi ödülceza örgü özgecan özgürbolat partievi pasta-yemek pinterest piskoloji polatlı pril proje roma rosegal sabun safrakesesitasi sağlık sammydress sevgi sinema sokak oyunları soru-cevap sosyal sorumluluk spa spor sünnet sünnet düğünü sünnetdüğünü şeker tablo tarih tatil tatilsüsleri tatuta taurusavm tecavüz teknoloji temizlik tosave toyyzshop travel trekking turizm westfield wishlist yaşamdan yavaşyaşam yemek yunanadaları zaful zaful coupon zaful haul zaful review zaman
 

ZİYARETÇİLER

ÇINAR AĞACIM COPYRIGHT©2009-2015. TÜM HAKLARI SAKLIDIR.
BU SİTEDE YAYINLANAN YAZILAR VE RESİMLERİN İZİNSİZ KULLANILMASI 5846 SAYILI FİKİR VE SANAT ESERLERİ YASASINA AYKIRIDIR.