renkli ramazan...

Ramazan, her ne kadar sıcaklarda ve uzun günlerde zorda olsa da, akşamları epey renkli geçiyor. Her yerde akşamları etkinlikler var. Özellikle lunaparklar çok moda. Her avm’nin önünde lunapark, özellikle çocukları cezbedici bir şeyler var. 365’in önündeki ufak ama şirin ve güzel bir yer kurmuşlar. Hacivat karagöz falan hoştu. Zaten şu zıplamalar çocuklar için yeterli. Bütün çocukların en sevdiği şey herhalde zıplama. Sırada bekliyorsunuz. Hele ahlatlıbelde kaç haftadır kuyruktan bunalıp çınarı zıplatamadık. Ankamall’ün önünde de yeni eklemeler yapmışlar, su üstünden kayıyorsunuz, denemedim ama çok zevkli görünüyordu.
Belediyelerin ayrı şenlikleri var. Hamamönüne sonunda gittim. Benim gibi Ankara’da yaşayan bazı insanları da heyecanlandırdığını duyuyorum. Çünkü ankaranın böylesi otantik, yöresel, turistik ve farklı mekanlara o kadar çok ihtiyacı var ki. Zaten ne zaman gitseniz çok kalabalık. Hoş gerçekten eski ramazanları anımsatan kareler var. Güzel düşünülmüş…üstelik sırf ramazanda değil her zaman gidilebilir. güzel restoranlar var. tv8'den iftar öncesi erkan tan'la buradan canlı yayın yapılıyor merak edenler izleyebilirler....
ve yine çocuklardan görüntü….yıllar önce bir iftar da yine bu arkadaşlarla birlikteydik ama yalnızdık. Hepsi yurtdışına gitmişti ve döndüler. Ve bu sefer çoğalarak bir araya geldik. Hepimizde birer çocuk…hoş…sağlık olunca her şey oluyor….
Oğluşum havuz diye tutturdu haftasonu. alıştı çocuk her hafta sonu suya girmeye. bize yakın İncek’te olympıc park hotel’in(migrosun yanında) aquaparkına gittik. Fakat çok kalabalık ve pahalıydı. Akşam 5 gibi gittik 1 saat çınarı sokup dönecektik. sonra İncek TEK sitesinin içindeki havuza bakalım dedik. Orayı da beğendik. Nispeten daha sakin, sessiz ve güzeldi. Havuzu yarı açıktı. Kendinizi tatilde ya da şehir dışında sanabilirsiniz. Beach voleybolu yapıyorlardı zevkliydi izlemek. Çınar'da sudan çıkmadı, sevdi tabii. Tavsiye ederim….
Devamını Okuyun...

çınarın okulundan...

çınar okulda ebruli bile yapmış baksanıza nasıl gösteriyor.
Jas yaz okuluna gidiyoruz…hoş bir yer, tavsiye ederim. http://www.jas.com.tr/
Hayvanat bahçesi ziyaretimiz, ahlatlıbel’de pikniğimiz, okulda havuz keyfimiz, seramik çalışmalarımız…çok faaliz.çınar kreşten eve mutlu geliyor hergün. Ben de çok mutlu oluyorum tabii..
Karıcıma nasıl bir şey yaparsın” diyor babasına…kreşte de acayip güzel evcilikler oynuyormuş…
“Lütfen kardeş yap. Ben onu haletmem. (bizi halettiği için::)))Bakarım. Oyuncaklarımı paylaşırım. Her şeyi öğretirim ona.”
neler söylüyor ama ben artık takip edemiyorum. Not almak çoğu zaman mümkün olmuyor ve unutulup gidiyor…çok tatlı konuşuyor…
Sinirlenince uzak durmak lazım. Kırıp döküyor. Şımarıklık hat safhada. Atma, fırlatma, uçma, atlama her şey mevcut. Tabii böyle olunca üstüne yemeyince zayıfladı…çok hareketli Yaklaşık bir aydır fenaydı. Bu hafta biraz durulmuş gibi. Ben büyüdükçe uslanacağına, durumunun dönemsel olduğuna inanıyorum.
Devamını Okuyun...

erken emeklilik...

kadınlara erken emeklilik müjdesi gibi bir haber ama anlayamadığım noktaları var.
"Kadınlara dört yıl erken emeklilik hakkı doğdu. SGK yayınladığı bir tebliğle, sigortalı olmadan önce anne olan çalışan işçi kadınlara 4 yıl erken emeklilik şansı tanıyor. Bir çocuk için 2 yıl, iki çocuk için 4 yıl ama bütün çalışan annelere değil!..
Sigortalı kadınlara 4 yıl erken emeklilik geliyor, yalnız çocuk sahibi olanlara...Tüm sigortalı işçi kadınlar, sigortalılık başlangıcından önce veya sigortalılık bitiminden sonra gerçekleşen doğumlar için başvuru yapabilecek. Her bir çocuk için 2 yıl ama bir yere kadar. Ancak 2 çocuk için yapılabilecek. 4 yıllık asgari borçlanma bedeli 11 bin 680 lira tutuyor. Bir ay içinde bu parayı ödeyen haktan yararlanabilecek.
SGK'nın yeni tebliğine göre, eğer kadın işe girmeden doğum yapmışsa 4 yıl erken emekli olacak. Ancak işe girdikten sonra doğum yapmışsa erken emeklilik şansını kaybediyor.
Bu kadınlar prim günü eksiği varsa tamamlamak için doğum borçlanması kullanabilir. Uzmanlar, eğer borçlanma yapılacak yıl 1990'dan önceyse emekli maaşına hiç etkisi olmadığını, bu nedenle günlük 8 lira prim ödemeyi öneriyor. 1990 ile 1999 arası için borçlanma yapılacaksa günlüğü 12 liradan ödenmesi öneriliyor. Ancak 1999'dan sonraki dönem içinse 52 lira ödenmesi öneriliyor. Çünkü bu tamamen maaşa yansıyacak.
SGK henüz uygulama genelgesini çıkarmadı. Bu haktan yararlanmak isteyen sigortalı kadınlar genelgenin çıkmasını beklemek zorunda."
özellikle altını çizdiğim kısmı tam anlamamakla birlikte umarım güzel ve hepimizin işine yarar birşeydir. genelge tam çıksın da herhalde anlarız. zaten bu emeklilik yaşlarını o kadar ötelediler ki 4 yıl bile kurtarmaz bizi. kadınlar için özel birşeyler olmalı. ev-iş-çocuk bakma üçgeninde çok daha fazla yıpranıyoruz. 55 yaşına kadar çalışmak da hiç adil değil. herhalde sonra hastalıklar..zaten geriye 10 yılımız mı kalır bilinmez...emekliliğin süper tadını çıkarırız artık:)))
Devamını Okuyun...

ankara yaz gezmeleri....

ankara sıcakları her yeri geçti sanki. böyle hiç olmamıştı. insanda birşey yapacak hal kalmıyor. geceleri uyunmuyor...
Bu yaz az gezmeme rağmen yine de sitemi dolduracak kadar çok yere gittiğimi fark ediyorum. Tabii bunlar da çınar da etkili. Onu gezdirmek ve evdeki zaman geçememesi sorununa en iyi şey hafta sonlarını dışarıda geçirmek…
*Dikmen vadisine sirk var diye gittik. Ama hiç hoş değildi. Moskova akrobasisi aralarda çıkıp 5 dakika gösteri yaptı bizde pek bir şey anlayamadık. Dahası parkın içine rahat rahat bırakmışız çınarı. oda koşuyor nasıl hızla. Yokuş aşağıydı bizde tam tepede. Fırat araba geliyor dedi…ışıklarını gördük ilerden…ben şoke oldum çünkü araba farları gözümüze giriyor ve çınar yolun ortasında arabaya karşı koşuyor…öylece kasıldım kaldım. Çınarrr diye bağırdığımı hatırlıyorum. Fırat nasıl koştu her şey bir anlık. Tuhaf şeyler olabiliyor böyle. Neyse ki araba yavaşladı Fırat yetişti ve kabus bitti. Fırat o sinir ve şokla çınara kızıyor bizi bırakıp gittiği için. Ben de “bizim suçumuz biz bıraktık” dedim. Çınarda hemen kaptı “sizin suçunuz benim suçum değil”….canımın içiii…Hiç düşünmediğimiz şeyler her an başımıza gelebilir…
*Beynam ormanında piknikteyiz…bu sefer iş arkadaşları…güzeldi…etleri yedik çocuklar oynadı, okeyleri çevirdik. Çınarın krizleri dışında her şey normaldi. sinir krizi aman allahım inanılmaz…
*Nüveparka gittik. Fena değil. Mekan güzelde yemekleri için aynı şeyi söyleyemeyeceğim…
*Aquapark’a yüzmeye gittik. Kaydıraktan kaymaktan nasıl yoruldu…
*Panora Zıkkım cafe şık ve hoş bir ortam. Akşamları manzarası da güzel. Tavsiye ederim.
*Ahlatlıbel ikinci adresimiz zaten. gerçekten serin oluyor. nasıl güzel kavun yiyorlar değil mi?yazın güzelliği de bu kavun karpuzlara böyle gömülüp yemek...
*ankara'da geceleri açık hava konserleri istiyorum. şöyle püfür püfür havada güzel şarkılar dinlemek....burası başkent değil mi? neden imkanlar böyle kısıtlı. herkes teğet geçiyor burayı....birileri sesimi duysun lütfen...
Devamını Okuyun...

akçakocadan...

Gerçekten Ankara’ya en yakın deniz burası sanırım. Kaç senedir gitmek istiyordum. Düzce'ye bağlı Akçakoca’ya Ankara’dan 2,5 saat normal hızda varıyorsunuz.
Gittiğiniz yerlerin gezilecek, özel yerlerini bilmek çok önemli. Eğer bilmiyorsanız hem yorulup keyif alamıyorsunuz hem de güzel yerleri kaçırmış oluyorsunuz. İlk gittiğimiz gün epey sıkıntı yaşadık pek beğenmedik. O kadar internette girip incelemem, yerlere bakmama ve yorumları okumama rağmen.
Zaten şehir virane gibi, pek sevimli görünmüyor. Binalar eski, bakımsız…hiç yeni yapılaşma yok yani gelişen bir bölgesi de yok. Kötü hoş görünmüyor. Özellikle deniz kenarı turistik bir yer için çok geri kalmış denebilir. Buna rağmen acayip kalabalık ve pahalıydı bu da dikkat çeken önemli bir ayrıntı. Sadece karadenizin güzel doğası ve yeşilliği var.
Ama denizine bir şey diyemem. Çok beğendik. Sıcak ve temizdi. Gerçi hemen derinleşiyordu ama yine de çok güzeldi. Zaten karadenizin denizini akdenizden daha çok beğeniyorum. Hem tuzu az hem daha temiz….
yöresel bir şeyler vardır diye düşündük ama o da yoktu. Sadece fındık satılıyordu yol üstünde o da ankarayla aynı fiyata. Hatta buradan aldığım daha güzeldi diyebilirim.
Gittiğinizde aklınızda bulunabilecek yerler:
Vadi otel en iyi otellerden biri. Zaten önceden yer ayırtmanızda fayda var. Yoksa yer bulamıyorsunuz. Biz deniz kenarında hoş bir yer bakalım diye epey vakit kaybettik. 4 yıldızlı otellere girmedik zaten iki otel var onlarda da yer yoktu. onlar haricinde nerdeyse bütün otel, pansiyon vs. hepsine baktık hepsi çok eski ve kötüydü.
Vadi otel baktıklarımızdan sonra bize 7 yıldız gibi geldi. En azından klima vardı odalar genişti, kahvaltısı çok hoştu. Fındık bahçelerinin arasındaydı. Çınar’la fındık topladık. En azından trabzona olan özlemimi, köy hasretimi az da olsa giderdim.
Deniz olarak da Ceneviz kalesine gittik. Tepede bir yerdi. belediye de girişte ufak bir para alıyor. Aşağıya denize yürüyerek iniyorsunuz. Epey dik…ama çok ilkel şartlar var. Su yok, tuvaletler kötü. Yiyecek pek bir şey yok. Sadece denizi güzel. Mavi bayraklı zaten. Çok ufak bir koydu ama nasıl kalabalıktı.
Ertesi gün şehir merkezinde sahilde girdik. Buralar daha işlek, modern. En azından yeme-içme alternatifiniz daha çok…(ufak bir not:şezlong kiralama akdenizden daha pahalı…)Deniz burada da güzel. Bol deniz anası vardı bu arada…
deniz istiyorsanız yine de güzel gitmeye değer. Ama gezip görecek, otantik bir şeyler de arıyorsanız pek tatmin olamazsınız…
Yemek olarak da limanda balıkçılar var. Barınak balığa girdik, memnun kaldık. Ayrıca melen güççeği tatlısı meşhur. Güzel ben beğendim. Fındığı unla kavurup şerbetlemişler. Üstüne fındık ezmesi ve üstüne dondurma ile ikram ediyorlar. Hafif ve değişkti. (ufak bir not: genelde balıkçılar alkolsüzdü. 1-2 tane alkollü yer vardı.) biraz da sinek vardı. çok sıcaktı ayrıca. ankara da sıcak ama nemli yerlerde terler böyle her yerinizden şıpır şıpır akıyor, bayıltıyor...
Çınar akçakoca’da kendini aştı. Çoştu da çoştu. Tam bir su kuşu denizden çıkmadı hiç. Akşama pestili çıkmıştı artık. Ama oğlum epey yüzüyor, korkmuyor sudan hoşuma gidiyor.
Yinede eğer ortam değiştirmek, güzel bir denize girmek ve yakın bir yer arıyorsanız gidebilirsiniz.
Devamını Okuyun...

2010 ağustos ramazanı...

Bloglarda bu aralar gözüme en hoş görünen şeyler pasta ve yemekler….bende yaptığım hoş pastaların resimlerini eklemeyi düşünüyorum artık.
malesef ben bu aralar sadece kısa kısa çınardan ve daha güncel şeylerden bahsedebiliyorum. Oysa ki dolu dolu bilgilendirici, aydınlatıcı bilgiler vermek çok daha anlamlı ve güzel diye düşünüyorum. Ama emek ve zaman lazım…bir sürü araştırıp ilgimi çeken şeyler var paylaşmak istediğim, nasıl da birikti. Ama bir düzenleyip koyamadım. Her şeyin öncelikle resmini çekmek lazım. Görsellik de çok önemli bloglarda…Ramazan geldi…ankarada geceler hareketli geçecek galiba. Nerdeyse tüm belediyelerin etkinlik şenlikleri var.
Arabistan’da ramazan ayında gecelerin gündüz gibi yaşandığını duydum. Sanırım sıcaklara böyle bir çözüm bulmuşlar. Çok mantıklı geldi. Yani gündüzleri uyuyup geceleri işe gidiyorsunuz, işlerinizi yapıyorsunuz. Hayat tam tersi. 1 ay böyle yaşamak hoş ve farklı da olabilir değil mi? Ama orada oruç tutmayan çok azdır belki. Ülkemizde buna çok sıcak bakılmaz herhalde ama sıcaklardan şimdi bile bayılıyoruz açken ne olacağız bilemiyorum. Oruç demek insana eziyet demek değil herhalde. İşte çalışma verimliliğimiz zaten en az %50 düşecek…Allah tutan herkese yardım etsin…
Çocukluğumun ramazanlarını hatırlıyorum. Yine böyleydi. Çok sıcaktı ve biz aralarda unutarak hep su içerdik:))Ramazan deyince aklıma yumurtalı sıcak pide ve dolma kadayıf geliyor…..erzurumda çok meşhur ve güzeldir…güzeldir ramazanlar, yaşayan ve bilenler anlar. Hele o sıcak pide kokuları, kalabalık toplanarak yemekler…
Herkese hayırlı ramazanlar…
Devamını Okuyun...

oğluma şarkılar...

Oğluma söylediğim şarkılar:
İyi ki varsın
İyi ki sevmişim seni hem aldın hem çaldın helal helal sana(Sertap Erener)
ben iyi ki doğurmuşum, yapmışım diye de ekleme yapıyorum....

Çok tatlısın çok
Seni veren allah'a
Şükürler olsun
Çok güzelsin çok
Ben güzelden anlarım
Göze geleceksin vallahi
Kırkbirkere maşallah
Nazar değmez inşallah(Kenan doğulu)

Oğlumun da ilk şarkısı: Of kömür gibi yanıyorum…. Of kömür gibi yanıyorum……..
takılmış plak gibiyiz….aynı şeyi söyleyip duruyoruz…
Devamını Okuyun...

çınarın bebekliğinden anımsamalar...

Geçen gün çınarın bebekliğinde yazdığım notları buldum. Çok hoşuma gitti. bunları buraya da yazmalıyım diye düşündüm. zaman çok hızlı akmış. o günleri unutmuşum. şimdi yazdıklarımı okuyup hatırlaynca yüzümde gülümseme belirdi. tarih: 28 ARALIK 2007
En sevimli hali: gülerken utanması, kafasını yana çevirmesi, yan yan gülmesi
En komik hali: hazırol vaziyetinde ellerin, kolların, bacaklarının çok hızlı hareket etmesi
En unutulmaz hali: rüya görürken…boyun kıvırma, gülme, ağlama, gözlerinin kayması, dudak hareketleri o kadar farklı ki.
En masum hali: uyurken. Yüzü en güzel bu zamanda görünüyor.
En adam hali: hitler pozisyonu var çok hoş eller havada yumruk yapmış.
En şirin hali: emziğini yakalaması
En güçlü hali: genleşmesi. Boyun, el, kol, bacak hepsi bir tarafa. Vücut gösterisi yapıyor sanki….
En klas hali: süt içerken el hareketleri. Çeşit, çeşit….
En sahte hali: ağlaması. Kısa kısa kıh kıh gibi başlayarak hızlanması. Yapmacık gibi sanki.
Devamını Okuyun...

tarkan

Gözüm kapalı aldığım sanatçılardan biri Tarkan biri de Sezen Aksu'dur. ikisini de dinlemek keyif...
tarkan yine yapacağını yapmış çok beğendim cd'sini. her ne kadar tekrar şarkı sayısı fazla olsa da....2-3 şarkısı tavladı beni. favori şarkım kayıp. mutlaka dinleyin. ikincisi de adımı kalbine yaz...hey hey gidi günler hey diyor...çok hoş. sesi o kadar güzel ki insanı dinlendiriyor. alıp dinleyin derim...
Devamını Okuyun...

ARŞİV

YAZILAR

10.ay 100esya 14şubat 2 2016trend 23 nisan 40 yaş 5yaş 8mart abiye mağazaları acı adem hastalığı aile aksesuar alanya alışveriş ameliyat amerika amway ankara ankaralıbloggerlar ankaralibloggeranneler anneler günü annelik antalya arkadaş aşk atölye avm azeşya bahçe bebek bebekbezipastası beslenme blog blog etkinlikleri bloggeretkinliği bloggerolmak bolu boyama brunch cadılarbayramı cezaevi cinaragaci cinaragacihediyelik cocukkitaplari cosplay çekiliş çevre çevrehediye çınar çınar ağacı çinar çocuk çocuk cafesi çocuk eğitimi çocuk gelişimi çocuk kitapçısı çocukgiyim çocukkorkusu çocukmodası çocukoyunalanı çocukoyunevi çocuksineması çocuktiyatrosu dekorasyon dekupaj dernek dıy dileklistesi dişbuğdayı diyet doga doğa doğalhayat doğalkozmetik doğum doğum sertifikası doğum sonrası doğumgünü doula dress duvar süsü düğün düğün organizasyonu düğünhediyesi ecocity eğitim eğitimsistemi eğlence ekolojikokuryazarlık el işi elbise elektrik süpürgesi engelli eskişehir evetkinliği fashion fashionmia favoriler festival floransa frenze fuar gamiss gelişim gezi gordionantikkenti güzellik hamilelik hayatın içinden hayatin içinden hazan hediye hobi holiday hotel inat indianapolis instagram insülindirenci istanbul iyilik kaban kadın kadın olmak kadinlargunu kapadokya kıyafet kilo kitap kitubi konser konya kostum kostumluyarisma koşu kralmidas kumaş kültür lansman lasvegas madalyonet magnet maket makyaj manzara masa süslemesi masaj masal mekan mezuniyet minikfenomen minyatürev moda monsterhigh Moskova mutfakeşyaları mutluluk müze nil nurturia olumlama omo oyun oyuncak oyunevi oyunmerkezi ödülceza örgü özgecan özgürbolat partievi pasta-yemek pinterest piskoloji polatlı pril proje restoran roma rosegal sabun safrakesesitasi sağlık sammydress sevgi sinema sokak oyunları sonbahar soru-cevap sosyal sorumluluk spa spor sünnet sünnet düğünü sünnetdüğünü şeker tablo tarih tatil tatilsüsleri tatuta taurusavm tecavüz teknoloji temizlik tosave toyyzshop travel trekking turizm westfield wishlist yaprak yaşamdan yavaşyaşam yedigöller yemek yunanadaları zaful zaful coupon zaful haul zaful review zaman
 

ZİYARETÇİLER

ÇINAR AĞACIM COPYRIGHT©2009-2015. TÜM HAKLARI SAKLIDIR.
BU SİTEDE YAYINLANAN YAZILAR VE RESİMLERİN İZİNSİZ KULLANILMASI 5846 SAYILI FİKİR VE SANAT ESERLERİ YASASINA AYKIRIDIR.