ev dekorasyonundan...

Dekorasyon en sevdiğim şeylerden biri. Bu aralar o kadar çok dekorasyon dergisi karıştırdım ki. Beyaz favori renk…çok şık duruyor.özellikle de parlak beyaz lake mobilyalar. eskiden beri hep ahşap koyu renkler alırız. Ama artık beyaz moda…çok daha ferah ve şık duruyor. istediğiniz renklerle süslemeler yapıp beyazı çok şık hale getirebiliyorsunuz…özellikle kırmızıyı çok yakıştırıyorum…sizlere beğendiğim birkaç resim koyuyorum…
Parkelerde çok değişik renkler çıkmış. Özellikle eskitilmiş meşe, açık gri tonları hoşuma gidiyor. Duvar kağıtları almış başını gitmiş. Yaptırmayı düşünmediğim halde duvar kağıtçıya gidince her yeri yaptırmak istedim. Görünce çok hoşunuza gidip dayanamama durumu ortaya çıkabilir…özellikle çocuk odaları, genç odalarında süperrr desen ve modeller var….ayrıca duvar stickerlarıda moda. Duvarlarınız düzse desenli stickerla hareket kazandırabilirsiniz…


Uzun zamandır evim dergisi alıyorum. Ufak detaylarla bile çok şık ve değişik mekanlar yaratılmış değişik konsepte örnekler veriyorlar dergide. Ağırlıkla ikea’dan döşenmiş modern, spor odaların resimleri var.
Ankarada Ansere mobilya avm si açıldı. Çok şık mağazalar var. Ben bir mağaza sanıyordum ama içinde bir sürü farklı markanın olduğu mağazalar var. Bildiğimiz alışveriş merkezi mantığında. Ben fuga, emohome, enne mobilya gibi birkaç mağazaya bayıldım modern, çok şık mobilyalar var. Ağırlıkla beyaz olanları çok beğendim..... http://www.anseevgerecleri.com/
Devamını Okuyun...

kendimden...

bu hamileliğin verdiği yorgunluk bende olduğu sürece işlerim aksamaya devam…üstelik taşınacağım nasıl olacak bilemiyorum. 7 aylık hamileyken ev taşımak???
Bu aralar en sevindiğim şey amniyosentez sonucumun iyi çıkması. Ardından detaylı dört boyutlu ultrasona girdim onda da her şey normal çıktı. İşallah böyle devam eder. Dört boyutlu ultrasonda çok güzel, çok hoş görüntüler alınabiliniyor…
Kız hamileliği erkeğe göre daha zormuş. Bazı sıkıntılarım halen devam… maalesef demir ilacımı kabızlık yaptığı için alamıyorum. Ama sonunda dişimi yaptırdım… saçımı boyattım…ve çok kilo aldım. doktor artık dikkat etmemi istedi. Yani hafif diyet…bol su, tuz yok, ekmek yok, hamur içi yok dedi. hatta sabahları süt ve konflex var, kahvaltı bile yok…3-4 ay bu eziyet çekilirmi? üstelik canın her şeyi çekerken…
bu kız çok hareketli...sürekli dönüyor mu bilmem ama içimde bir hareket hissetmek garip geliyor çoğu zaman. Ama hareketini hissetmek insanı rahatlatıyor. Yani iyi olduğunu anlıyorsun, problem yok…
Bu yüzden çınarda çok çekmiştim. Hiç hareketlerini hissetmediğimden son 2 ayım nerdeyse nst’de geçti. Sürekli kalp atışını dinlemek zorunda kalıyorduk.
Benim bu hamileliğim ilkine göre çok farklı . hamilelik standartlarına daha çok uyuyor. sanki ilk kez gerçek hamileliği yaşıyorum. diğerinde hiçbirşey yoktu. Aşermem, yorgunluğum, hareketlerini hissetmem…ve daha birçok şey. Şimdi doktor sayıyor ve evet hepsi bende var diyorum. o da “olmasa garip olurdu, hamilelik bu diyor”. ama gerçekten çınarda yoktu böyle şeyler yaşamamıştım.
Bu hamilelikten bana kalan en özel ve unutamayacağım şey sürekli karnımda hissettiğim hareketler olacak sanırım..hamilelik gerçekten çok özel bir dönem…..
Epidural normal doğum modası varmış…yani normal doğumda artık normallikten çıktı sayılır. Öyle eziyetli doğumlara son…saatlerce sancı çekmeler, bağırmalar. Annemler, teyzemler öyle çekmişler ki anlatırlar hep. Ama eskide kaldı bunlar. Epidural sancıları az hissetmene neden oluyor sanırım. Yapmak isterdim ama ilk doğumunu sezeryanla yapınca hep sezeryanla yapmak lazım diyorlar.
teknoloji inanılmaz gelişiyor…her yıl ayrı şeyler çıkıyor….henüz 3 yıl oldu ama çok şey değişmiş…mesela doğum fotoğrafçıları artık o kadar çoğalmış ki. Fiyatlar da çok yüksek değil. Ankara’da buldum birkaç tane. Görüşmeyi düşünüyorum. epey inceledim siteleri. çok hoş resimler yakalıyorlar...güzel bir anı. Web adresleri:
ajdaalcin.com, dogummucizesi.com, ankaradogumfoto.com……
Devamını Okuyun...

burçlar...

Burcuna göre hamile kalma, doğum yapma, besleme, odasını düzenleme vs. burçlarla ilgili çokça yazı gazete ve dergilerde yer alıyor. Gerçekten ne kadar önemli henüz hala karar veremedim…ama çok önemli bulan ve ona göre doğum tarihini ayarlayanlar, hatta hamile kalanlar duyuyorum.
Her ne kadar çok mantıklı gibi görünmese de (özellikle üstün dökmeni dinledikten sonra) yine de burçlarla ilgilenmeyi seviyorum. Ve kızım çok kritik bir dönemde doğacak. Ya balık ya koç olacak. Benim en sevdiğim dostum, arkadaşlarım ve anlaştığım insanlar balıktır. Ama ben yine de balık değil de koç olmasını istiyorum. Çünkü bilirim ki onlarda benim gibi hassas, kırılganlardır. Bense daha dayanıklı, rahat biri olsun istiyorum. Hayırlısı tabii. Artık kendi belirleyecek ne olacağını….
Çınar ve ben akrebiz…çınarın yükseleni yay. Ben henüz kendi yükselenime karar veremedim. Farklı da çıkıyor yükselenler. İnternette baktığımda koç, boğa, ikizler arasında gidip geliyorum. Yükseleni farklı veren siteler var…birinde koç çıkıyorum mesela birinde aynı saate bakıyorum boğa çıkıyorum. neyse artık hayırlısını dilemekten başka birşey gelmiyor bizlere...çocuklarımız mutlu olsun gerisi önemli değil....
Devamını Okuyun...

tek çocuk

tam düşündüğüm, bana mantıklı gelen bir durum sonunda ispatlandı. geçen gün arkadaşım da söylemişti. "tek çocuk daha mutlu oluyormuş" diye yurtdışında bilimsel bir araştırmada çıkmış dedi. ve çok sevinmişti.
ikinci çocuğu düşünmeyenlere müjde...
ya da aklı karışık olanlara...
bugün gazetede okudum bende. haberin detaylarını okuyabilirsiniz...
*http://bebekvecocuk.milliyet.com.tr/tek-cocuklar-daha-mutlu/cocugum/haberdetay/03.12.2010/1321793/default.htm?ref=milliyet_anasayfa
Tek çocukların daha mutlu olmasının nedenleri konusunda Doç.Dr. Deniz, şunları söyledi: “Tek çocukların çok rekabetçi bir ortamda yer almamaları, kardeşleri ile çatışma yaşamamaları buna neden olabilir. Diğer taraftan anne ve babaları ile daha yakın ilişkiler kurabilmektedir. Anne, babalar, çocuklarına daha fazla vakit ayırmakta, ilgi göstermektedir. Bu gibi nedenlerden dolayı tek çocukların, daha mutlu, umutlu ve gelecek kaygıları daha düşük olduğunu söyleyebiliriz.” demiş.
kardeş demek anne-baba ilgisinin ve maddi imkanlarının ikiye bölünmesi demek bence. ve hiçbir çocuk sanırım bunu istemez. çevremde kardeşlerinden nefret eden ve bundan çok şikayetçi olan bir sürü aile var. iki çocuğunda çok mutsuz olduğunu anlatıyorlar sırf bu yüzden. üzücü gerçekten ama gerçek...
Belki ileride yani büyüdüklerinde "keşke kardeşim olsaydı" diyebilirler ama büyürken yalnızlığın verdiği imkan ve keyifin daha fazla olduğuna inanıyorum. zaten okul, kreşlerde arkadaşları oluyor bolca. yani mevzuu paylaşmayı öğrenmekse oralarda öğreniyorlar...üstelik her kardeş de bir olmuyor. iyi olacağının, birbirlerine destek olacaklarının garantisi yok. yani bu da biraz şans ve kişilik meselesi..."kardeşin olsun biz olmazsak o sana destek olur" eskide kalmış sanırım...
özellikle tek çocuk çok kötü deyip de çocuklarına baskı yapan anne-babalara duyurulur....eski bir inanışmı bilmem ama nedense hep böyle söylenir.
karikatürde hoş diye koymak istedim....
Devamını Okuyun...

çocuklara spor ve müzik...

Çınar için spor konusunda kararsız kaldım. acaba artistik jimnastik mi (yaşına en uygun) yoksa junior akademideki gibi tüm sporları kapsayan bir şeye mi yollamak mantıklı. yüzme de olabilir ama kış olduğu için çok düşünmüyorum. Yaşı küçük olduğundan bu karışıklığım tabiiii….
ama o kadar hareketli ki hafta sonu da enerjisini atacak bir şeylere gönderelim istiyorum. farklı sporlara 3-4 yaşından sonra göndermek doğruymuş. 
Artistik jimlastik, bildiğimiz alet ve hareketlerle yapılan jimlastik. Arkadaşım iki oğlunu götürüyor, Ulusta kapalı spor salonuna. Çok memnun. Tabii götürüp getirme haricinde, uzak ve trafik olunca.
Çocukların kurslara yazılması iyi de götürüp getirme eziyetleri maalesef zor…
Ayrıca ritmik jimnastik duydum. kız çocuklara yönelik sanırım. bunu da kız çocuğu olan arkadaşım araştırıyordu. Bilgi almak için siteye bakabilirsiniz. http://www.marmaracimnastik.org/cimnastik/cimnastiknedir.html
*Smile Kids Gym….mustafakemalpaşa’da…buranın internette reklamını gördüm, hoş bir yer. Çocuklar için artistik jimnastik var yazıyordu. Şehir fırsatı sitesinde çocuklara yönelik burada adını yazdığım ya da farklı mekanların indirimli kampanyaları da oluyor, takip edebilirsiniz....
ÇOCUKLARA RİTM DERSLERİ:
Müzik- Ritm dersleri özellikle off yöntemi epey yayıldı. Broşürleri elime geçen birkaç adres.
*Çocuk ve aile ritm dersleri...Özdem Müzik'ten 2-6 Yaş Arası Çocuklar İçin Orff (Drama Katkılı Perküsyon) Eğitimi (Kızılay)
*Hafta sonu çocuk ve aile ritm atölyesi…Çocuk izleri anaokulu ve etüt merkezinde…(oran)
*daha önce Durul gence sanat merkezini de anlatmıştım. Çınarı bir dönem götürmüştüm güzel. (Arjantin caddesi)
ritm atölyesine sanırım 2-6 yaş arası öneriyorlar. Diğer drama gibi kurslar için de sanırım 4 yaşında başlanıyor.
*Art-osfer sanatevi- çocuklarla sanat….yaratıcı drama hoş olabilir. (Gaziosmanpaşa)
*Ovo kreş ve oyun okulu; Geçen gün broşürünü dağıtıyorlardı. 2-6 yaş arası için oyun kulübü hoş görünüyor. Yaratıcı sanat faaliyetleri, drama, kukla, müzik atölyeleri varmış. Çocuk jimnastiği de(oran) görünüyor. http://www.ovokids.com/
Devamını Okuyun...

Hafta sonu ankaradan…

Hafta sonumuz güzel olduğu kadar yorucuydu da. Çınarın hareketli olması, bir sn. oturmaması ve dahası sınırlarını çok zorlaması yorucu oluyor. Evde kalınca sadece cd izlemek istiyor. Başka bir şey yapmak istemiyor. Bunu da ben istemiyorum.
oğlumla kedi-köpek gibiyiz. Hem çok iyi anlaşıyor bazen de hiç anlaşamıyoruz. Çocuklar çok sevince şımarıp sınırlarını daha mı zorluyorlar diye de düşünmeden edemiyorum. Zor...nasıl davranacağım konusunda bu dönem çok bocalıyorum. Onca kitap okumama rağmen uygulamada başarısızım. Nerede durması gerektiğini gittiğimiz yerlerde hiç bilemiyor ben onu belirtmeye çalışsam da dinlemiyor ve sonuç bir kaos oluyor. Üzülüyorum çokkk…bu kadar hareketli bir çocuğunuz olması, uyaranın çok olması ona yetememekle sonuçlanıyor maalesef…
Neyse cumartesi sinemayla başladık. Çılgın dostlar sinema filmine gittik. Ev de 1’i vardı bu 3. ikincisini izlemedik. Ama birincisi çok güzel ve hoştu. Oğlumla sinema ayrı bir güzel oluyor…çok zevkliydi…çocuk filmlerindeki ana fikirleri seviyorum. Dostluğu aşılıyordu…
Panora da Müjdat gezen sanat merkezinde tiyatro oyununa gidecektik ama saatini kaçırmışız.
“PİPPİ UZUNÇORAP”, “Bremen Mızıkacıları" adlı iki çocuk oyunu var. saatleri de 13,30 ve 16,00’da.
Panora oyun salonunda bolca oynadık…
Ve Pazar akşamı Işın Karaca konserine gittik. İyi ki gitmişim. uzun zamandır kendim için yaptığım en iy işey oldu.
Süperdi..
ağzına sesine sağlık, teşekkürler ışın karaca.
Böyle güzel bir sesi ve orkestrayı dinlemek ayrı bir zevk veriyor, insanın kulağının pası siliniyor. Üstelik hep bildiğimiz, birlikte söyleceğimiz şarkılar seslendirdi. Hareketli ve eğlenceli şarkılarla çoşturdu. Ben arabesk kasedinin bu kadar iyi olduğunu bilmiyordum birkaç şarkısını tv ve radyolarda dinlemiştim. Ama hepsi çok güzel özenle seçilmiş şarkılarmış…dinlemediyseniz tavsiye ederim. Bu arada bileti uygun fiyata şehir fırsatından aldım. Tavsiye edebilirim artık. ilk kez denedim çok iyi oldu. http://www.sehirfirsati.com/
yakınlarda şevval sam, niran ünsal konserleri var...moğollar ve yeni türkü de geliyor. isteyenler http://www.biletix.com/ dan takip edebilir.
Hamile yogasını tekrar hamile olanlara tavsiye etmek istiyorum. Rahatlatıyor…hafta sonu olması bana en uygun seçenekmiş gibi geldi. Çünkü iş çıkışı hem trafikten, hemde yorgunluktan gitmek çok zor olacak diye karar verdim.  http://www.yogamahamantra.com/
Devamını Okuyun...

farkındalık....

Hayallerimize kavuşuyoruz ama farkında bile değiliz çoğu zaman…mesela;
Her şey bir çocuğum olsunla başlıyor…sonra oluyor.
Büyüsün istiyoruz ve büyüyor…
zaman hızla akıp geçiyor. Belki çok büyük değişiklikler olmuyor hayatımızda. O yüzden hiçbirşey değişmiyor, olmuyor gibi algılıyoruz. Ama farkında olmadan ufak ufak istediğimiz, arzu ettiğimiz şeyler gerçekleşiyor. Ev, araba ya da maddi değil de manevi şeyler…aşk, evlilik…
çınar doğmadan şimdiki okulunun önünden geçerken iç geçirdiğimi hatırlıyorum…yeni açılmıştı. önünden geçerken nasıl hoşuma gidiyordu. Ama çok uzak ve zor geliyordu göndermek. Hem çınar bile yokken kreşe daha çok var diye hem de belki çok pahalıdır gönderemem diye düşündüğümü hatırlıyorum.
Kreşi öyle güzeldi ki dışarıdan bile farkı belli oluyordu. Zaten Üstün Dökmeni’de çok beğendiğim için çok istemişim, kalbimden geçirmişim…ve sonra unutup gitmişim.
Farkında bile değildim yıllar önce bu duyduğum hissettiğim şeylerin.
Farkında bile değilim oğlumu oraya gönderdiğimin, hayalimin gerçek olduğunun. Birden aklıma geldi o günler…
İşte bu kadar farkında olmadan yaşıyoruz belkide çoğumuz…
Hayallerimiz gerçekleşiyor ve değerini yitiriyor.
Böyle bir şey hayat. Hep önüne yeni hedefler koyuyorsun…
Devamını Okuyun...

havalardan....

ALANYA gidince Cuma günleri kurulan pazara gitmeden dönmüyorum. Hele köylülerin getirdiği böyle tazecik doğal ürünleri görüp gezince çok keyif alıyorsunuz. Ayrıca Gazipaşa’daki bahçemize gittik orda da bolca avakado, portakal ve limon mevsimiydi. Bolca topladık. hele çınar çoştu hepsinden topladı ve portakalları soydurup o kadar çok yedi ki. oğlum bahçe de sakinleşip mutlu bir çocuk oluyor.
Portakalların görüntüsü çok hoştu…
Bu bayram havalar inanılmazdı. Alanya’da 30 dereceyi gördük ve herkes denize giriyordu. Ben daha önce de bu ay gittiğim ve soğuk olduğu için bu kadar sıcak olacağını düşünmemiştim. Ve yanımıza pek yazlık bir şeyler almamıştım. Çınara şort, tişört almak için çarşıya çıktım. Denize gittik fakat soğuk geldi giremedik. Biz ailecek soğuk denizi sevmiyoruz. Oysa herkes giriyordu. 


İlginçti Kasım ayında bu havalar..bizi sarhoş edip dengemizi bozuyor. 
Ve bir bayram daha geldi geçti….sonbaharda özellikle ekim-kasım aylarında etkinlikler hep arka arkaya…29 ekim, 10 kasım, 24 kasım….birde ilkbaharda böyle oluyor…23 nisan, 19 mayıs…önümüzde bir tek yılbaşı var. Tabii öğrenci ve öğretmenlerin şubat tatilini saymazsak…
artık sonbahar da bitiyor. Hazan mevsimi. İsmi çok hoş ama bir hüzün barındırıyor içinde…ağaçlar yapraklarını döktü her yer yaprak olmuş. Çınardan da bolca yaprak hediyesi aldım. Yoldan bulup sana getirdim diyor.
hayatımda ilk kez aralık ayında tişört giydim sanırım. tabii biraz da hamileliğin verdiği sıcak basması da var sanırım. ama gerçekten ankara'da aralıktayız halen kabansız, kaşkolsuz dolaşıyoruz...
aralığa iyi girdik ama soğuklar geliyormuş…sanırım bu sene kış geç gelip geç gidecek…
Devamını Okuyun...

amerikadan...

çınarın iki güzel kuzeni selin ve lara. yeni resimlerini görünce buraya koymadan edemedim.
amerika'da yaşam sadece keyif almak üzerine kurulu. Karnını doyurmak üzerine değil. Ve her şeyi o kadar güzel değerlendirip insanlara o kadar çok seçenek koyuyorlar ki…eğlenceli hale getirip her şeyin tadını çıkarıyorlar…
bizde de her şey eziyet. nitekim geçen hafta sirk de yaşadığımız gibi. Güzel bir şey olursa izdiham oluyor. Tabii bedava olursa paralı olursa da çok az kişi gidiyor. Her şey uçlarda yaşanıyor. Eltimler sık sık kızlarını alıp geziyorlar. Yurtdışında arkadaşlıklar da daha sıkı. Paylaşımlar fazla. Nerdeyse her hafta sonunu dolu dolu geçiriyorlar. Sanki çocuklar üzerine kurulu dünya ve her şey onlar için yapılmış. Büyükler de onlarla zaten mutlu oluyor.
Ben halen Ankara’da gidecek yer bulamamaktan, hafta sonları kapalı yerlere tıkanmaktan şikayetçiyim. Havalar bu kadar güzelken biz halen kış gelmiş gibi kapalı alanlara gidiyoruz. Çünkü açık alanda etkinlik, aktivite olmayınca bir süre sonra üşüyorsunuz tabii..üstelik doğal ortama doğaya bu kadar ihtiyacımız varken. Çınar Gazipaşa’da ağaçlardan meyveleri toplarken o kadar mutluydu ki. Zaten bir bahçede bir de kumsalda çınar kendi kendine oynayıp vakit geçiriyor. Sakinleşiyor. Onun haricinde dört duvar arasında hayat onu da hırçınlaştırıyor.
Size çınarın kuzenlerinin çok hoş resimleri…
Halloweenden resimler… cadıların, hayaletlerin, hortlakların ortalığa çıktığı geceye diyorlar halloween. 31 Ekim akşamı, çocukların türlü kıyafetlere girerek eğlenceler tertip ettikleri hortlak gecesi. cadılar bayramıda diyebiliriz.Ayrıca lego ülkesinden fotoğraflar…legodan çok hoş şeyler yapılıyor. neler yapmışlar neler...








Sanırım bu da kabak festivali…çok hoş ve doğal bir ortam….sonra da kabakların üstünü boyayıp, süslüyorlar çocuklar. herşey düşünülmüş. hoşça vakit geçirdikleri ama hiç öyle özel, abartılı şeyler sunmayan doğal bir ortamda çiftlik hayatı gibi. 


türkiyede de doğayla iç içe ortamların çoğalması ümidiyle…çocuklarımız için….
Devamını Okuyun...

ANKARADAN kısa kısa...

*Ankaradaki etkinlikleri buradan takip edebilirsiniz…..http://www.ankaraetkinlik.com/
*Ankara Büyükşehir Belediyesinin büyük Ankara SİRKİ başlamış…Çınarda hep sorup istiyordu, sirke gidelim diyordu. duyunca hafta sonu gidelim dedik. Fakat pişman oldum. İnanılmaz kalabalıktı, tıklım tıklım oturacak hiç yer kalmamıştı. Araç bulması da zor. özel aracınızla gitmeniz mantıklı.  Birde belediye otobüsleri vardı ama onlar özel sirk için toplayıp getirmişler, sonra götürüyorlar…özetle biz izleyemedik. Size tavsiyem 1 saat öncesinden gitmeniz. Cumartesi-Pazar saat 14.00 ve 18.00’de aski spor salonunda….2,5-3 saat sürüyormuş….ocak ortasına kadar devam edecekmiş, belki sonlara doğru bir daha gideriz. Hoştu çünkü….
*Keçiörende açılan DEV AKVARYUMa Çınar ve babası gitti. Ben İstanbul forumdakini çok beğenmiştim. Haberlere göre burası daha güzel ve büyük yazıyordu. Ama eşim hiç beğenmemiş, kötü olduğunu söyledi… 15-20 dak. Sürmüş tüm akvaryumu gezmeleri. Biz istanbuldakini 1-1,5 saatte acele ederek bitirmiştik. Sanırım reklamı çok sadece. Zaten bedava olması da kafamı karıştırmıştı.
*sonunda Nişantaşı pazarına gittim. Yıldızdakine. Beğendim. Yani ucuz bir şeyler arayanlara var. Çok kalitesiz de değil. Pijamalar, takılar, eşofmanlar, battaniyeler....El yapımı içli köfte, dolma gibi yiyeceklerde satılıyor, güzel…
*ankara’nın gezmek için en sevimli bulduğum caddesi Tunalı Hilmi…hele bu havalarda çok hoş oluyor. Ama çok kalabalık tabii. Ben en çok trafikten rahatsız oluyorum. Neden bir Beyoğlu, kadiköy’deki trafiğe kapalı caddeler gibi olmuyor anlamıyorum. Trafiğe kapansa çok daha güzel ve şık bir yer olacak…
*hafta sonu çınarın kreşinin organize ettiği 3-6 yaş arası gelişim özelikleri semineri vardı. Gelişim uzmanı profesör gelip çok hoş şeyler anlattı. Her ne kadar bazı şeyler yazılı kitaplarda olsa da dinlemek, yaşamak ve örneklerle pekiştirmek çok daha anlamlı oluyor. Nerede neyi nasıl yapacağın kafada daha iyi oturuyor…en azından çocuğunun yerine kendini koyup empati yapabiliyorsun.
*Doğayla ilgili iki hoş site….
Devamını Okuyun...

öneri site...

http://biryastikta.blogspot.com/

hoş bir site...üstelik yılbaşı için bir sürü hediye çekilişi var. herkes şansını denemeli...tabii özellikle bayanların ilgisini çekeceğini düşünüyorum. buradan tavsiye ediyorum bende çekilişleri katılmayı düşünüyorum. siteyi bir ziyeret edin derim....herkese bol şanş...
Devamını Okuyun...

konyadan....

Alanya dönüşü bir Mevlana’yı ziyaret edelim dedik ve şaşırdık. Değişmiş her yer. Ve o kadar çok yabancı tur otobüsü vardı ki şaşırdım. Turistler her zaman ki gibi bizden meraklı. Ama hoş değişimler olmuş. Daha tam bitmemiş bir de bu turizm işi zamanla oturuyor. Oraya turist geldiği sürece daha iyi olacağına inanıyorum.
İnanılmaz kalabalıktı. Her yerde kuyruk vardı. Ülkemizin önemli değerlerinin ele alınıp, düzenlenip böylesi şık ve bizlere yakışır şekilde sunumlar yapılması ne kadar gurur verici. Eski hali sadece bir cami ve ziyaret yerinden ibaretti. Şimdi müze yapılmış, bahçe düzenlemesi yapılmış, broşürler, sesli kulaklıklar….belediyenin kültür sarayı yeni yapılmış sanırım çok şık görünüyordu ama orayı gezemedik. Özellikle hediyelik eşya bölümlerini çok beğendim. Ülkemizi ve mevlanayı tanıtıcı çok şık objeler, farklı tasarı hediyelikler vardı. Konyanın etli ekmeği ve tandırı meşhur biliriz. Ama bu sefer başka bir şey öğrendim ve yedim. TİRİT….MİTHAT TİRİT en meşhurlarındamış. Böyle adana gibi etini iskender gibi yani altına dilimlenmiş ekmekler ve üstüne et, yoğurt, yağ döküp servis ediyorlar. Güveç kapların içinde tereyağlı yoğurtlu…çok güzeldi. Biraz ağırdı tabii.arkasından Zerde diye bir tatlı getirdiler. İçinde safran, pirinç ve şeker var. Hafif bir tatlı. faklı lezzetler tadmak isterseniz ve Konya’ya yolunuz düşerse deneyin derim…
Devamını Okuyun...

tatilden ve film cd'lerinden....

Çınarla tatil zor. Geçen bayram tatilinde de çınar değişik bir çocuk oluvermişti. Ben gerçekten anlayamıyorum. Başkalarının yanında çocuklar nasıl şımarıyor. Hiç laf söz dinlemez oluyor. Birde bir şiddet geliyor çınara anlamadığım. Sürekli böyle boğuşmak, oynamak istiyor. Evdeyken böyle değil tatillerde birilerine gittiğimizde değişiyor. Dinlenmekten çok yoruluyorum…zaten ona arkadaş bulmak derdindeydik. Neyse ki aralarda tanıdıklarla görüşüp çocuklarıyla oynadılar.
bu tatilde cd izlemek gibi bir hastalığa yakalandık. Gerçi her şey dönemsel oluyor. Umarım bu da geçer. Filmler çok hoş gerçi birlikte izledik bayram boyunca. zaten vakit de öyle geçti. Bilgisayar almış babannesi ama biraz büyükler içindi sanırım sıkıcı geldi pek ilgilenmedi. Bu aralar puzzle seviyoruz yapıyor….üç filmi dönüp durup koyduk hiç bıkmadan. İnanılmaz aile, Romeo ve Kayıp balık nemo. kayıp balığı izledikten sonra bu baba oğul ilişkisini konu alan kaçıncı çizgi filmimiz diye de aklıma takılmadı değil yani. aslan kral, bambi, çirkin ördek, kungfu panda vs. izlediklerimizin %90'ı baba-oğul. ben anne oğul çizgi filmleri de istiyorum.
neyse üçü de güzeldi gerçekten. Sıkılmayacağınız türden. Hele Romeo’ya çınar bayıldı. Müzikleri çok hoş. Ezberlemeye ve ordakiler gibi dans etmeye çalışıyor. çok hoş...
benten ve bakugandan çok daha güzel oldukları kesin…. 
Çınardan;
“çiçekler susamış anne çiçekleri suluyom”…(yolda çişi geldiği ve sıkıştığımız durumlarda)
“selam ver kendine”.........kendi yarattığı bir cümle vedalaşırken söylüyor bayılıyorum...
“bak zeytin ağacı”…..buna da şaşırdım doğrusu. Ağaçları bile öğrenmiş….
Devamını Okuyun...

Kasımpatılar ve çınardan şarkılar….

 10 kasım için okulda öğrenmişler ve çınar çok güzel okuyor....
Atatürk ölmedi, yüreğimde yaşıyor, uygarlık savaşında bayrağı o taşıyor,her gücü o aşıyor”
“doktor doktor kalksana, lambaları yaksana, atam elden gidiyor, çaresine baksana”
Bunları öğrenmiş söyleyip duruyor. Alanya’da herkese gösteri yaptı, çok tatlıydı ama.
*Kasımpatııııııııı….
inanın hergün gördüğüm çiçeğin ismini bilmiyormuşum. kasımpatı diye bir çiçek biliyorum ama bu mevsimde her yerde bolca gördüğümüz çiçek olduğunu bilmiyordum. Hele Atatürkün en sevdiği çiçeklerden biri olduğunu duyunca şaşırdım. Kreşten 10 kasım için kasımpatı istemişlerdi. Neden özellikle diye araştırdım ve meğerse çok anlamı varmış… http://www.bilkent.edu.tr/~cevre/kasim.html
bir okuyun derim...göründüğü gibi çok özel bir çiçekmiş….
Çınarın ilk şarkısı;
*"Birgün birgün bir çocuk eve de gelmiş kimse yok
Açmış bakmış dolabı şekerde sanmış ilacı
Yemiş yemiş bitirmiş Akşama sancı başlamış
Kıvran kıvran kıvranmış Yaptığından utanmış….”
Ben bebekliğini falan unuttum. Ama bu haline bayılıyorum. Bu kadar mı tatlı olur o konuşması, şarkı söylemesi….dillenmeleri çok güzel….doyamıyorum ona…
*Ayrıca kreşte büyük anne ve büyük baba günümüz vardı. Onları davet etmişler sonra onlardan eskinin oyunlarını, gelenek ve göreneklerini anlatmalarını istemişler. Çınar’ında anneannesi gitti tabii…çocuklar onlara resim falan hazırlamış hediye etmişler…güzel, hoş etkinlikler….ben okulda hergün yeni birşeyler öğrenip gelmesinden çok memnunum. şarkılar, ingilizce kelimeler...evde olsa bunları öğretmek, öylesine ilgilenmek çok zor gerçekten....
Devamını Okuyun...

ARŞİV

YAZILAR

10.ay 100esya 14şubat 2 2016trend 23 nisan 40 yaş 5yaş 8mart abiye mağazaları acı adem hastalığı aile aksesuar alanya alışveriş ameliyat amerika amway ankara ankaralıbloggerlar ankaralibloggeranneler anneler günü annelik antalya arkadaş aşk atölye avm azeşya bahçe bebek bebekbezipastası beslenme blog blog etkinlikleri bloggeretkinliği bloggerolmak bolu boyama brunch cadılarbayramı cezaevi cinaragaci cinaragacihediyelik cocukkitaplari cosplay çekiliş çevre çevrehediye çınar çınar ağacı çinar çocuk çocuk cafesi çocuk eğitimi çocuk gelişimi çocuk kitapçısı çocukgiyim çocukkorkusu çocukmodası çocukoyunalanı çocukoyunevi çocuksineması çocuktiyatrosu dekorasyon dekupaj dernek dıy dileklistesi dişbuğdayı diyet doga doğa doğalhayat doğalkozmetik doğum doğum sertifikası doğum sonrası doğumgünü doula dress duvar süsü düğün düğün organizasyonu düğünhediyesi ecocity eğitim eğitimsistemi eğlence ekolojikokuryazarlık el işi elbise elektrik süpürgesi engelli eskişehir evetkinliği fashion fashionmia favoriler festival floransa frenze fuar gamiss gelişim gezi gordionantikkenti güzellik hamilelik hayatın içinden hayatin içinden hediye hobi holiday hotel inat indianapolis instagram insülindirenci istanbul iyilik kaban kadın kadın olmak kadinlargunu kapadokya kıyafet kilo kitap kitubi konser konya kostum kostumluyarisma koşu kralmidas kumaş kültür lansman lasvegas magnet maket makyaj masa süslemesi masaj masal mezuniyet minikfenomen minyatürev moda monsterhigh Moskova mutfakeşyaları mutluluk müze nil nurturia olumlama omo oyun oyuncak oyunevi oyunmerkezi ödülceza örgü özgecan özgürbolat partievi pasta-yemek pinterest piskoloji polatlı pril proje roma rosegal sabun safrakesesitasi sağlık sammydress sevgi sinema sokak oyunları soru-cevap sosyal sorumluluk spa spor sünnet sünnet düğünü sünnetdüğünü şeker tablo tarih tatil tatilsüsleri tatuta taurusavm tecavüz teknoloji temizlik tosave toyyzshop travel trekking turizm westfield wishlist yaşamdan yavaşyaşam yemek yunanadaları zaful zaful coupon zaful haul zaful review zaman
 

ZİYARETÇİLER

ÇINAR AĞACIM COPYRIGHT©2009-2015. TÜM HAKLARI SAKLIDIR.
BU SİTEDE YAYINLANAN YAZILAR VE RESİMLERİN İZİNSİZ KULLANILMASI 5846 SAYILI FİKİR VE SANAT ESERLERİ YASASINA AYKIRIDIR.