Bu Dünürler Size De Tanıdık Gelecek!

Evli olan herkes, kendi annesiyle eşinin annesinin arasındaki çekişmeyi çok iyi bilir! Alttan alttan laf sokmalar, birbirleriyle rekabet etmeler, gözlerini devirerek imalı bakışlar... Vanish yeni kampanyası için çektiği videoda, dünürlerin bu tip komik atışmalarını çok iyi anlatmış! Yukarıdaki videoda birbirini çekemeyen bu iki dünürü siz de izleyebilirsiniz.

En çok sevdiğim şeylerden biri de, dünürlerin söylediklerinin yanı sıra aklından geçenleri de duyabilmemiz... Birbirleri hakkındaki gerçek düşünceleri, videoya büyük ölçüde mizah katmış. Oyuncuların mimikleri de bir o kadar iyi! Parodi tadındaki bu video çok konuşulacağa benziyor.

Üstelik Vanish’in Facebook hayran sayfasında, bu video ile bağlantılı bir aplikasyon da yer alıyor. http://bit.ly/omurbiterdunurgitmez adresine giderek ileride nasıl bir dünür olacağınızı öğrenebilir, pespembe bir çamaşır makinesi kazanma şansı yakalayabilirsiniz!

Bir bumads advertorial içeriğidir. -->
Devamını Okuyun...

Prima Uyku Günlükleri

-->

Bebeğiniz ilginç pozisyonlarda uyuyorsa Prima’nın size iyi bir haberi var!

Prima Uyku Günlükleri uygulamasıyla bebeğinizin sıra dışı bir pozisyonda uyurken çekilmiş fotoğrafını süsleyip daha eğlenceli bir hale getirerek ödüller kazanabilirsiniz! Prima Aktif Bebek, bebeğinizi sızıntıya karşı güvenle korur ve ne şekilde olursa olsun, rahat uyumasına yardımcı olur.

Prima Uyku Günlükleri, Facebook Prima Dünyası’nda sizleri bekliyor!

www.facebook.com/PrimaDunyasi






Prima Uyku Günlükleri

Bir bumads advertorial içeriğidir.
Devamını Okuyun...

Ankaradaki güzelliklerden….

-->

Kale her geçen gün güzelleşiyor. Sokakları, dükkanları….İlk kez kendimi ankarada tarihin ve nostaljinin içinde hissettim. Hanlardaki cafeler, o şirin dükkanlar, incik boncukçular… eski taş plaklar, afişler kendinizi geçmişte dolaşıyor gibi hissedebilirsiniz….tam da moda vintage iken.…burası tam o tarz eski klasikleri, 60’lı 70’li yıllardan bulabileceğiniz eşyalarla dolu.  Dükkanlar tam bana göre. Beyoğlu pasajlarındaki gibi. Ama bir farkla daha tarih kokuyor, daha otantik…..büyük çerçeveli gözlükler, şapkalar, iğne oyaları, ilginç çantalar, süs eşyaları farklı değişik ne ararsanız var…burası Pirinç Han…
Karşısındaki Eski Ankara cafeye uğramadan gitmeyin. terasından tüm ankarayı izlemeden, güzel mantısı ya da gözlemesini yemeden gitmeyin lütfen. İnsanı mutlu eden bir ortam. O mistik duygu beni mest ediyor. Garip bir huzur duyuyorum böylesi şirin mekanlarda. İstanbul beyoğlunda duyduğum türden. 
Rahmi koç müzesinin, çengel hanın nispeten daha çok bilindiğini düşünüyorum. Gitmeyenlere tavsiye ederim, çok güzel, gezilmeye değer. çocuklara yönelik atölyelerde düzenleniyor burada.

Hamamönü ayrı güzellikte bir yer. bence  büyük bir proje ve başarı…hep yapılması istenen ama bir türlü yapılamayan bir proje. Gördüğümüz tarihi eski binaları restore etseler, turizme kazandırılsa deriz işte onun en güzel örneği. Mehmet Akif Ersoy’un istiklal marşını yazdığı ve daha birçok tarihi olayın ceryan ettiği bir yer hamamönü. ankara’nın içinde böylesi bir alana ihtiyaç vardı. Burada da en çok sevdiğim şey konaklarda yemek yemek, o havayı koklamak. Mesela pastanenin içine giriyorsunuz bahçesinde koca dev gibi ağaçların arasında masalarda oturuyorsunuz. İçerisi eski 60’lı yılların pastaneleri gibi. Farklı tatlar, lezzetler de var. Sanırım farklı şeyler arayışımız, özlemimiz var. Ya da benim gibi melankolik insanların özlemi de diyebiliriz.   

Özetle Ankara  kalesi,  Sulu Han ticaretiyle, Çengel Han sanayi müzesiyle, Pirinç Han ise kültür ve sanat merkezi olarak turizme hayat vermekte, Roma Hamamı, Roma Tiyatrosu, Augustus Tapınağı, Julianus Sütunu Ankara kültür turizmine katkı sağlamaktadır. 49 müze var, bazı müzelerde etkinlikler var. Acaba İstanbul gibi ilgili miyiz, biliyor muyuz, geziyor muyuz buraları? Hafta sonu programlarınızı artık Ankarayı gezmeye görmeye ayırabilirsiniz. Çok yer var.

Ankarada Modernle tarihin buluştuğu bir mekanda  Cermodern. Ben bu ikili kavramı seviyorum. Kamusal alanları restore etmeyi ve sanatsal amaçlarla veya müze olarak kullanmayı. İstanbul da bu örnekler daha çok. Eski bir şapka fabrikası müzeye, tütün fabrikası veya elektrik santrali üniversitelere dönüşüyor. çok farklı ve güzel mimariler ortaya çıkıyor. Otantik ve modern çizgiler birleşiyor.üstelik insanlar bu mekanları tanıyor, tarihi geçmişi hakkında bilgi sahibi oluyor….

Ankaraya gelen tüm misafirlerimi önce kale ve hamamönüne gezdirmeye getiriyorum. Tüm Ankaralılar gitmeli, görmeli, burası cıvıl cıvıl olmalı. Zaten bir giden tekrar gidiyor da. Bilen, öğrenen. Ama işte o ilki tüm Ankaraya yayabilsek. Uzaklara gitmeye gerek yok önce yanıbaşımızdakini görelim, gezelim, bilelim değil mi?







*(blogger olarak gittiğim her yerin fotoğrafını çekmem gerektiğini fark ettim. Anlattığım, gördüğüm kareleri, güzellikleri göstermem gerek ve internet bu konuda yetersiz kalıyor.)




Devamını Okuyun...

çocuklarınızla iletişim....

-->

okul rehberlik psikolojik danışmanlık öğretmeninden ebevyn- çocuk ilişkileri, iletişim sorunları konulu bir seminere katıldım. Seminerin sonunda sertifika aldım, açıkçası en keyifli tarafı buydu.
çocukla çocuk olabilmek veya onu bir birey olarak görebilmek...onun boy seviyesine inip, göz teması kurmak...bu liste çok uzayıp gidebilir...velhasıl anne baba olmak.... 
rehberlik öğretmeni bize  çok güzel bir sunum yaptı da çok beğenmekle birlikte yapmak isteyip de yapamadığınız şeylerle yüzleşince üzülüyorsunuz…2 çocukla, sabırlı, sakin ve enerjik nasıl olunur, ikisine, ev ve işe nasıl zaman yeter? halen çözemediğim  sorunlarım. Kendime sıkça Üstün Dökmen’in "en iyi anne baba sizsiniz" i hatırlatıp teselli buluyorum:))
Aklımda kalanlar:
BU SİHİRLİ 4  KELİMEYİ unutmayalım ve kullanalım....

  •             LÜTFEN
  •       SEVİYORUM
  •            TEŞEKKÜR EDERİM
  •           ÖZÜR DİLERİM
sanırım bunu yapıyoruz...
MOLA YÖNTEMİ’ ni kullanabilirsiniz….:bu yöntem hakkında daha önce “dadı” yazımda bilgi vermiştim. Oradaki ismi düşünme koltuğuydu. Çocuklar belirlediğiniz kurallara uymadığı zaman yaş*dak (5 yaş 5 dak. gibi)kadar koltukta oturup düşünmesi ve özür dileyerek kalkması… aynı hareketi yapmamak için caydırıcı oluyor gerçekten….
Haftada bir gün ANNE ÇOCUK GÜNÜ YAPIN… yaklaşık 1,5-2 saat  çocuğunuza ayırın, baş başa kalın….
ya da  HER GÜN EN AZ 15 DAKİKANIZI AYIRIN…
Çocuğunuz size nasıl resim yapıp hediye ediyorsa sizde onu ödüllendirmek için ona RESİM YAPIN. Bu çok hoşuma gitti hemen yapacağım….
Çok güzel davranışları ya da başarıları için ona özel BELGE HAZIRLAYIN…BÜYÜK ÖDÜL BELGESi gibi….
AİLE GÜNLERİ TOPLANTILARI düzenleyebiliriz. ben henüz çocuklar küçük, erken diye düşünürken öyle olmadığını öğrendim. Evde ortak kararlar vermek adına güzel…
Kardeş ilişkilerinde daha önce 1 yaş için kural konmaz ki diye yazmıştım ama konabiliyormuş. Bunu da öğrenmiş oldum. 
Sanırım çocuk sayısı hiç önemli değil, öğreneceklerimiz hiç bitmiyor. Hatta bazı bildiklerimiz yalan, yanlış olabiliyor. Bilgi dünyası da karışık bugün doğru olan yarın değişebiliyor.
Çok okuyup araştıran anneler olabilmemiz dileğiyle….
Devamını Okuyun...

çocuklara farklı kurslar….

-->

 Çocuklar için farklı sporlar çıkmış. 
Kangoo jumps, kids box, kids capoeıra gibi çeşit çeşit yeni spor dalları mevcut…. Bu spor dalları için de  http://www.grenada-life.com/menu-3-cocuk adresine bakabilirsiniz...
*Kangoo jumps da kanguru sıçrayışı gibi zıplayarak yapılan bir spor sanırım. Özel ayakkabısı var. Çok sağlıklı bir spor deniyor. İlgimi çekti çünkü çınar sıçramayı çok seviyor. İlgisini çekebilir diye düşündüm.
 http://www.kangurusicrayisi.com/kangoo-jumps/kangoo-jumps-nedir.html
*kids capoeıra da brezilya kökenli bir savunma sporuymuş. Ben biraz karateye benzettim.
*Hip hop bile var. Bu da dans isteyenlere….
Biz henüz bunlara geçemedik. Bakalım hepsini biraz biraz deniyoruz.
      














Geçtiğimiz yıllarda buz pateni, basketbol, at biniciliği, yüzme, yoga kurslarından sonra şimdi de tenis, piyano, bateri ve dans kurslarını deneyeceğiz. Çınar dansı çok istiyor, seviyor evde yapmaya çalışıyor… 
      Ama bizimki üşengeç mi desem ev kuşu mu? Öyle bir kursa henüz 1 aydan fazla gittiğimiz olmadı.Deniyoruz sonra gitmek istemiyor.
Futbolu da düşünüyorum. Bilemedim ki hangisi ilgisini çeker, sever. Eskrimde güzel ama onun için daha küçük.  Böyle yazınca epey kursa gönderdiğimizi de fark ettim.
Hafta sonu Tenise başladık çok sevdik şimdilik…bakalım ne zamana kadar sürecek? Tenis için önerimiz:
http://www.efeguraytenis.com/ deneme dersleri mevcut…
Spor çok önemli…mutlaka bir kültür, alışkanlık olarak küçük yaşta başlamalı ve yerleşmeli deniliyor. bir şekilde enerjisini atması ve sağlıklı olması için şart. O kadar çok dal var ki. Karar vermek zor. Ayrıca sanat kursları da var tabii…müzik aletlerinden tutun da dramaya kadar….
Büyüklerde de zumba modası var…hem dans hem spor bir arada….
Herkese bol sağlıklı sporlu günler dileğiyle….
Devamını Okuyun...

güzel projelerden…

-->
**  “Akşam acil bir iş yemeğine gitmeniz gerekiyor, bir türlü kendinize zaman ayıramadınız, hafta sonu da alışverişe çıkmanız lazım!Çocukları evde bırakmanız gerekiyor, ama onlara part-time kim bakacak?
Nunu tabi ki! Nunu’nun part-time oyun ablası, istediğiniz zaman, evinizde çocuklarınıza bakıyor. Evinize, bir kaç saat çocuklarınızla ilgilenecek, eğitimli, deneyimli, güvenilir, referanslı oyun ablası yolluyoruz.
Hem ilk yardım, hem pedagoji eğitimi almış part-time oyun ablaları! İçiniz rahat olsun, ip kameralarla oyun ablalarını takip ediyoruz!”
Nunu’nun sayfasından aldım,  çok güzel bir hizmet.... http://www.nunu.com.tr/
Oyun ablası…hem de üniversite öğrencilerinden…bir taşla iki kuş vurmak gibi. Çok güzel bir proje. üstelik profesyonelce yapılınca. Yani öğrencilere eğitimler vererek, çocuk gelişimiyle ilgili bölümlerinden seçerek…üniversiteyle işbirliği içinde. Gerçekten ben bunu Ankara’da yapmayı çok istiyordum istanbulda yapılmaya başlandı.
küçük çocukluysanız sizinde birgün mutlaka ihtiyacınız olabilir…çocuğunuzu birkaç saat bilinçli genç bir ablayla bırakmak hem size hem çocuğunuza iyi gelebilir…  en önemli detay bu konuda güvenlik. Yani çocuğunuzu emanet edeceğiniz, evinizi bırakacağınız kişi güvenilir olması. Sanırım onu da haletmişler. Kameralarla takip ediyorlarmış.
Bu tür annelere pratiklik rahatlık getiren her türlü hizmet, malzeme bizim dünyamızda yerini buluyor. 
Logosu da çok şirin….
***bir bilgi de ayşe armandan……çok hoşuma gidiyor. Nerde ne var, arayıp buluyor, bizlere sunuyor. Çok ilginç konu ve konukları oluyor. Bu hafta sonu da Güney Afrikalı sosyal girişim hareketi Natural Balance’ı anlatmıştı. Sarah Collins’in hayatı da  okunmaya değer, ilginç…
2008’de yarattığı ısı yalıtımlı pişirme torbası olan Wonderbag’i (Tutumlu Bohça) Türkiye’de izmirde üretmeye başlamış. Tutumlu Bohça, ısıyı tutma özelliği olan pişirme çantası. Yemek ocakta kaynadıktan sonra tencereyi bohçanın içine yerleştiriyorsunuz. Tutumlu bohça, kaynamaya başlamış yemeğin pişmesini ilave enerji ve çaba gerektirmeden tamamlar. Lezzetli ve sağlıklı yemek pişmiş olur.
En önemli kısmı haftada üç kere düzenli kullanan biri ayda yaklaşık 5 ağaç kurtarmış oluyormuş, aylık yakıtta da %30, su da da 3/1 tasarruf etmiş oluyormuşsunuz. Bence en güzel tarafı bu araştırma, bu ekonomikliği. bu kadar kirlenen, enerjinin suyun önemli olduğu bir dönemde bu tür projelere ihtiyacımız var.
bu bohça bizim kültürümüzde de var. Benim ninem hep yoğurdu bohçaya sarar yapardı bende öyle yapıyorum. ama bunların ki daha özel malzemeyle yapılmış birm bohça tabii. bu proje bizden de çıkabilirdi değil mi?:))
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/21634588.asp
Devamını Okuyun...

bilinçli tüketici olma yolunda............

-->
 Artık hastalıklarda beslenmenin çok önemli olduğunu biliyoruz. Hele de küçük çocuklarınız varsa endişeniz çok fazla oluyor. O yüzden dogal, organik ürünlerin peşinden koşuyorsunuz. Nerde ne var diye araştırıyorsunuz. Cam damacanalar, pazarlar, köyler...biraz daha korunuyor muyuz emin değilim? Hergün farklı şeyler duyuyoruz, kafamız karışık. Mesela şu alerjik bebek ürünleri bugünlerde gündemde.geçende tv’de doktor bir sürü madde saydı alırken bakın diye. paraben, alkol vb. içermeyecek. ürünler için eczaneleri tavsiye ediyorlar.  

gerçekten bilinçli tüketici olmak da zor. Her şeyi bilip, inceleyip öyle almak gerekiyor. Zamanla yarışan bizler için bu çok zor değil mi ? Gıda değil ki sadece. Giysiden tutun da kullandığımız kozmetik, temizlik her şeyi incelemek gerekiyor.

 

*çoktan cam damacanaya geçtim….birkaç ay öncesine kadar biraz araştırdığımda sadece Abant suyun cam damacana hizmeti verdiğini bulmuştum ve ondan alıyorum. Bu süre zarfında diğer firmalarda başladı mı bilemiyorum. kırılma gibi bir risk nerdeyse yok. sepetiyle getiriyorlar zaten. suyun dolum tarihi de üstünde yazıyor. en fazla bir haftalık oluyor. bazıları cam damacana evine almış, diğer gelen plastik damacanayı ona boşaltıyorlar, ama bana çok mantıklı gelmedi. en iyisi orada temizlenip, taze, cam damacanaya konmuş geleni değil mi?

*Doğal Besin, Bilinçli Beslenme…. Ankara'nın gerçek gıdayı arayan bilinçli tüketicilerinin buluşma noktası.   http://ankaradbb.wordpress.com/


süper bir site. Atlas dergisiyle yapılan bir sürü organizasyon, etkinlikler  var. Mesela Rize’de çay toplama zamanı sizleri orada çay toplamaya götürebiliyorlar.

Aynı bu ekolojik çiftlikler gibi. Bu adresi ziyaret edin, ne kadar hoş gelişmeler olduğunu bilinçlendiğimizi görün lütfen. Siz de alternatif  farklı bir tatil düşünürseniz buradaki çiftlikleri görmeden karar vermeyin…

*Ankara Polatlı da ağaçlandırma çalışmasına da katılabilirsiniz…
*geçen de bir incir yedim o kadar güzeldi ki sitesine girdim baktım. Çok güzel bir site. incirler çok doğal...
http://www.incirevi.com/ 
artık en güzel tatlı hediyeleri incir, kayısı gibi zararlı olmayanları. İnternetten sipariş verilebiliyor, çok şık ve güzel ürünler, hediyelikler... hem de sağlıklı...


*Ekimin ilk haftası emzirme haftası olarak kutlanıyor. Dünyanın en güzel besinini çocuğunuza vermeyi unutmayın lütfen. En güvenilir, içiniz rahat…keşke her zaman öyle besleyebilsek onları, zararlı şeylerden koruyabilsek. 
Devamını Okuyun...

güvenli çocuk internet adresleri....

-->
çocukların interneti sadece oyun aracı gibi görmesini istemiyorsak sanırım onlara alternatifleri göstermek gerekli. belgesel, eğitici siteler, bilim köşeleri,yabancı dil öğrenmeleri  gibi farklı konuları işleyen değişik sayflarıda birlikte gezebiliriz. İnternette çocuklara yönelik çok güzel siteler var. Sizlerle böyle bazı site adreslerini paylaşacağım…
http://www.youtube.com/watch?v=mjFcrv6Lfx8&feature=related, çok hoş İngilizce animasyonlar var. İngilizceyi sevdirmek için şarkılar ve oyunlarla gösteriyorlar.  Bir bakın derim….

Çınar bu aralar  telefonda angry bird oyununa takıldı. tabii sadece onunla sınırlı kalmadık oyuncağını da aldık  bazen bana da gösteriyor zevkli gerçekten. arada oyun da oynamalarına da izin vermek gerekli değil mi?
Devamını Okuyun...

yaşadığım şehir….

-->
kapıdaki kış bu yazıya itti beni. Yaşlılık mı, soğuk iklim mi, ankaramı bilemiyorum  ama  mevsim geçişleri maalesef insanları hüzünlendiriyor. Hele de hazan mevsimi…
Ankara çoğu insana bürokratik, soğuk bir şehir olarak gelir. Tabii bunda iklimin de etkisi çok. Karasal ağırlıkla kış mevsimi yaşanan bir şehir. ben kışla arası olmayanlardanım. o yüzden ankarayla anlaşamamam.  Ilıman iklimler bana göre. Yaz bitmesin isteyenlerdenim. Hele bu sert geçiş mevsimlerini hiç sevmiyorum. Hastalık ve alışma dönemi zor geçiyor. (bir de alerjik bünyeliyseniz)Ankara’da Eylül dedin mi akşamları açık havada oturmak zordur. Gece gündüz ısı farkı çoktur. Yaz iki ay gibi çok kısa bir süredir. Tatil dönüşü hemen bitiveriyor hayat. Dört duvarlara gömüyoruz kafalarımızı.  Oysa ki ben açık hava seviyorum. Nefes aldığımı hissediyorum. Güneş bana enerji veriyor. Sanırım Ankaralıların en büyük özlemi bu.
Her şeye rağmen artık on beş  yıldır ankarada yaşayan biri olarak ankarayı tanımak ve sevmek zorundayım. İnsanlar beklentilerini yüksek tutmaz, şartlarını kabullenirlerse daha mutlu olurmuş. Bunca zaman yaşıyorum ve daha görüne o ki uzun süre buradayım. O zaman eldekileri kabullenip soğukla yaşamayı öğrenmek lazım.
Ankara için bir şeyler yapmak zorunda hissediyorum. İnsanlar yaşadığı şehre katkı koymalılar diye düşünüyorum. Biz bu şehri oluşturuyoruz, enejimizle varlığımızla büyük bir sinerji oluşuyor. O yüzden mutsuz, ilgisiz olursak herkese bunun yayıldığına inanıyorum. Tanımalıyız tanıtmalıyız Ankara’yı. Çünkü tanımadığımız bir şeyi sevemeyiz. Sevmeden de gönül ve katkı koymak mümkün değil.  
Ben bu aralar kale civarını keşfettim. Ve o kadar sevdim ki.  Ankarada neler de varmış dedim. Hepsini sitemden sizlerle paylaşacağım. Belki de 25 ilçesini dolaşırız buradan, nerde ne var neler yok  bilinmeyenleri çıkarırız. Sonra gerçekten o yerlere gideriz. Ankara’yı önce Ankaralılara tanıtmalıyız. Elimizdekileri kendimiz bilmeliyiz ki başkalarına da anlatalım.
Ankaranın tek  sorunu parçacıl, çok bölünmüşlük olması. Çok iyi başarılı insanlar, güzel işler yapılıyor bu şehirde. farklı farklı sektörler, çalışmalar, mekanlar var. Ama kimsenin birbirinden, olanlardan haberi yok. Ankarayı bütünleştirmek gerekir. Bir beyoğlu, bir asmalımescit yaratmak zor değil. etkinlikleri, insanları belli merkezlerde toplamak. O merkezlere de ankarayı taşımak. Çok gruplaşma var. Mesela Kızılay, ulus, Tunalı, çayyolu gibi belli yerlere farklı kesimler gidiyor. Ama bir beyoğlunda her grup insan görmek mümkün.

Dün tarihi dönem dizisinde yıllar öncesinin  memurlarını gördüm de, memurluk en onurlu, şerefli ve olunabilecek en yüksek mertebe görev olarak  görülüyordu. Ne kadar önemli ve asilmiş. Halen öyle olmalı. Ankara bir memur şehriyse, diğer şehirlerden daha kaliteli, eğitimli insanlara sahip demektir. O zaman değerlerini bilip sahip çıkan bireylerden oluşan bir şehir de olabilir.
Medeniyetlerin buluştuğu birçok şehre başkentlik yapmış tarihi bir şehir. Oysaki herkes Cumhuriyetle kurulan,  tarihi olmayan bir şehir sanıyor. Bilinmeyen yönlerini olan gizemli bir şehir Ankara.  Keşfedilmek için beklenen bir ada gibi.  Denizimiz yok ama dünyada denizi olmayan ama çok ünlü, turistik bir sürü şehir söyleyebiliriz. Önemli olan bir tarih ve kültürü sahip olmak onun üstüne her şey inşa edilebilir. kalenin eski resmine hayran oldum. 
Ben artık istanbulla kıyaslanmaktan oradaki birşeyin ankarada neden yok diye sormaktan yoruldum. Birgün İstanbullu ankarada şu var neden istanbulda yok diye soracak inanıyorum. Üniversiteyi bitiren bir kişi başka şehirlere gitmeyecek. Ankara da kalıp, bu şehre katkı koyacak.
Atatürk de boşuna Ankara'yı başkent yapmamış. biz Las Vegası çoktan yapmışız da haberimiz yok. ama atatürk ileriyi gören bir önder olarak şöyle demiş;
".....Ben Ankara yı hükümet merkezi yapmakla büsbütün başka bir hedef güttüm. Türk ün imkansızı imkan haline getiren kudretini dünyaya bir kere daha tekrar etmek istedim. Bir gün gelecek şu çorak tarlalar, yeşil ağaçların çevirdiği villaların arasından uzanan yeşil sahalar asfaltlarla bezenecek...." 
Ankarayla ilgili bu yazı da çok hoş….

 “…..Ankara Anadolu'nun dört bir yanından üniversite de okumak için gelen gençlerinin buluştuğu, kaynaştığı, harmanlandığı bir yerdir... Ankara'da 4 yılda bir yeni nesil yetişir. Kıtaları değil, ama insanları birleştirir… İçinden deniz geçmez, ancak içinden Türkiye geçer… Haddimize değil Yahya Kemal üstada cevap vermek, ama hayatının en değerli yıllarını Ankara’nın müşfik bağrında geçirmiş bir insan olarak birkaç söz söylemek isterim. İstanbul’da önemli olan bugündür; Ankara da ise yarındır… İstanbul’da cebindekiyle, Ankara'da prestijinle var olursun… İstanbul’da sözleşme vardır, Ankara'da söz vardır… İstanbul’da teminat vardır, Ankara'da kefalet vardır. İstanbul’da tokalaşma, Ankara'da kucaklaşma vardır. İstanbul hengamedir, Ankara düzendir… İstanbul ekonomidir, Ankara siyasettir… Ankara eski değil, eskimeyendir… İstanbul’da hatıra, Ankara'da hafıza vardır…
Neticede sevgili dostlar; Ankara'dan sadece dönmek değil, Ankara'da kalmak da güzeldir….”
eski ankara fotoğrafları için adres:
http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=36295
Devamını Okuyun...

Hayatımın parçası fotoğraflar…

 -->

Fotoğraf çektirmeyi, çekmeyi ve sonra da bastırmayı seviyorum. Evimin her yerinde fotoğraflar görebilirsiniz. Çok anlamlı, hoşlandığım baktıkça beni mutlu eden bir detay.
Fotoğraflar için epey zaman ayırıyorum. Seviyorum bu işi. Bu aralar çok özel fotoğrafları büyültüp çerçeveletme ve çınarla Nil’in benzeyen bebeklik fotoğraflarını çıkarıp yana yana koymakla meşgulüm. Çocukların resmini hele de o bebeklik resimlerini çerçevelet miyim ne yapayım?   
Nil’le çınarın bebeklikleri o kadar benziyor ki ama bu benzerliği yeni fark ettik. Resimleri yan yana koyunca hangisi kim anlaşılmıyor nerdeyse. Ben de bunları buzdolabımın üstüne koydum. Nasıl da büyüdüler diye baktıkça aklımdan geçiriyorum….
En iyisi son zamanlarda moda olan kitap albümler…bence de düzenli bir arşiv ve kalıcılık bakımından çok güzel. Kızıma albüm kitap yaptım. çok hoş oldu doğrusu…yapalı epey de oldu ama bu tarz şeylerde en önemlisi zaman ayırmanız. Resimlerini verilen programda yerleştiriyorsunuz buradaki en zevkli şey de arka fon, renkler vs. ile oynayabilmeniz. İstediğiniz gibi yerleştiriyorunuz fotoğraflarınızı.  Uğraştıkça güzel şeyler çıkıyor. Her yıl için yapmayı çok istiyorum. Düşünsenize resimler oralarda buralarda dağınık kaybolup yırtılıyor. Bilgisayarda kalması daha da endişe verici. O yüzden böyle her yıl için bir kitaba resimleri sığdırmak hep bakması hem de kalıcılığı anlamında çok güzel….
Tabii bu arada çoklu çerçeve ararken Eiffel kulesini bulup hevesle aldığım ve fotoğraflayıp hemencik duvara asmamı yaptıklarımın arasında saymıyorum. Ama hoş durdu sanırım.
Eşim biraz muzderip bu durumdan sanırım. Evde her yer fotoğraf dolu. Fotoğraflarla başı dertte anlayacağınız…o kadar çok çekiliyoruz ki az da bastırsam bile her yer resim  doldu…
Yengeç burcunun evcimen, aile düşkünü, duygusal ve geçmişe bağımlı anneleri hep böyle mi oluyor?
Fotoğraflar önemli bir anı, hatıra. Nasıl o eski siyah beyaz anneanne-dedelerimizin resimleri, eski tarihi fotoğraflar hoşumuza gidiyor? Belki bizim fotoğraflarımız da yüzyıl sonra ilginç gelebilir nesillereJ
sevdiklerinizle  bol eğlenceli fotoğraflar çektirmeniz dileğiyle…. 
Devamını Okuyun...

TV, PC ve TELF. ÜÇGENİ…

-->

Ben kendimi bu üçgenin arasında sıkışmış olarak buluyorum çoğu zaman....
Bir çıkmaz sokak gibi. Yani birini kapatsan diğeri alternatif, diğerini kapatınca öbürü.  Ama bunların yerine başka bir şey koyamıyorusnuz. Oyun, bilmece soru gibi oldu değil mi? Hadi bakalım ne koyarsınız onun yerine ?

Oysa ki park, açık hava, gezme alternatif olmalı. Ama öyle bir şey ki parkta, açık havada bile bunlarla oynanıyor.  çocuklar için telefonda oyun oynamak bir top oynamak ya da sallanmaktan daha  cazip…

Ben bu duruma çok üzülüyorum. Ama devir bu kabullenmem de gerekiyor. Tabii hepsinde sınırımız var ama çocuklar doyumsuz. 1’er saat verseniz zaten 3 saat ediyor.

Oyuncak almakta ne kadar açlarsa bunlarla oynamakta da öyleler. Yani mutlu bitişimiz hiç olmuyor. Kapatalım deyince ağlamaya başlıyoruz. Ne ev kuralları ne de mola yöntemleri bunu değiştiremiyor.

Yalnız kaldığında işim olunca hadi alternatif sunamadığımdan diyelim. Peki arkadaşları ile bir araya gelince de aynı şey oluyor o neden? birlikte pc, play station ya da telefonla oyun ya da tv izlemek…

Teknoloji artık her şeyin önünde. İletişim kopuk. Her ne kadar anlatılsa söylense bilsek de sonucu değiştirmek epey zor oluyor. Çocuklar en ufak açıkta hemen üçünden birini ele geçiriyorlar.
çok hoş karikatürler var. birkaçını koyuyorum bakmak isterseniz...biraz gülümsemek için....
Önerilerinizi bekliyorum….  


Devamını Okuyun...

siz de yazın lütfen....

-->

SİTEMİ DAHA ÇOK ANKARA SİTESİ HALİNE GETİRMEK İSTİYORUM. Özellikle çocuklara yönelik… ANKARADA ÇOCUK DÜNYASI gibi.

nerede ne var? Eğlenceler, doğum günleri, etkinlik ve aktiviteler….

Ama en önemlisi sizin beğenileriniz, önerileriniz….ankarayla ilgili etkinlik web adresleri var tabii hatta çoğunu ben yayınladım daha önce. Öyle adres göstermeden öte, isteğim amacım  yaşanmışlıklar. Kazanımlar, hoşnutluklar…

Çocuğunuza ya da kendinize aldığınız ve çok beğenip sürekli kullandığınız ürünler,  gittiğiniz mekanlar olabilir…ankarada kimbilir bilmediğim neler var neler yok  diye düşünüyorum çoğu zaman. Ya da arayıpta bulamadığım ama eminim Ankarada da olan….artık istanbulu özlemek istemiyorum. Bu şehirde yaşıyoruz ve burada da her şey var yoksa da talep edip oluşturmalıyız değil mi?

Yazacak çok şeyim var, çocuklarınız olunca hele de okullu olunca birçok şeyi araştıran ve bulan oluveriyorsunuz. Bu aralar farklı kurslar ve  internet siteleri,  oyunlar, oyuncaklar, kitaplar, tatil yerleri, markalar, ucuzluklar vs.  her şeyden bahsedeceğim işalllah….

LÜTFEN BANA DESTEK OLUN. BİLDİĞİNİZ MEKANLARI, BEĞENDİĞİNİZ HERŞEYİ PAYLAŞIN SADECE BENİMLE DEĞİL HERKESLE PAYLAŞMIŞ OLACAKSINIZ…..BİLGİ PAYLAŞILDIKÇA GÜZEL VE ANLAMLI...
Devamını Okuyun...

LÜTFEN ÇOCUKLARI DİNLEYİN, YANIT VERİN….

-->
 
BENİ DİNLEYİN…….

BEN DEĞERLİYİM…..

BEN ÖNEMLİYİM…..

Evet çok doğru bence de. Sanırım küçük çocuklar için bunlar çok önemli. Evde olabildiğince dinleyip, yanıt verip onlara değer veriyoruz. Ama dışarıda çok zor.  Maalesef bizim ülkemizde çocuklara birey gözüyle henüz bakılmıyor. Ben de varım buradayım diye haykırıyorlar…

Uzun zamandır bu konuyu yazmak istiyordum. çocuğum rahatsız ben ondan daha rahatsızım. Alış-verişlerde,  her hangi bir yemek  yerinde  veya markette. Oğlumu gönderiyorum bir dondurma alacak ama kimse adamdan sayıp dinlemiyor. Herkes önüne geçiyor, kasiyer bakmıyor.  Boyu kısa olunca duyulmuyor mu acabaJ ya da görünmez mi oluyorlar?

su alması için gönderiyorum yok alamadan geliyor çocuk.  Anne dinlemediler vermediler bana diyor.  O sinirleniyor ben de. İlla benim kalkıp gitmem gerekiyor …

 iyi bir ihtamalle dinleyen varsa da çocuklar sırada en sona atılıyor ve çok bekliyorlar. Yani büyük biri gelirse çocuğumun önüne geçebilme hakkı var.  Bana söyleyebilir misiniz bir kasiyer ya da görevli diyelim. sırada çocuk varsa ve bir büyük gelirse sıra küçükte diyebilir mi?

Özellikle yemek işleriyle uğraşan restoran cafe pastane gibi yerlerde çalışanlara sesleniyorum.  Çocukları da dinleyin, onları da görün fark edin. Onlar da bir birey ve alışveriş yapabilirler, sipariş verebilirler…

Biz özgüven kazansın kendi  istediğini alabilsin diye özellikle gönderiyoruz o da hevesli gidiyor ama bugüne kadar ilgilenen görmedim hiç. Çocuk için gerçekten çok önemli. Bir şey yapabildiği zaman o kadar mutlu oluyorlar ki. Onlar için bu bir başarı.

Evde ve yaşadığımız ortamlarda çocuklarımızı dinlememiz dileğiyle….

Devamını Okuyun...

“ÇDESY" * Üstün Dökmen’ den……….

-->

sizde benim gibi titiz ve mükemmeliyetçi anne tipiyseniz eminim çoğu zaman şöyle yapsaydım, keşke şunu demeseydim ya da şunu da yapmalıyım programa bunu da eklemeliyim gibi bitmek tükenmek bilmeyen iç seslerinizle çatışıyo olup, kendinizi fazlaca hırpalıyor olabilirsiniz. Ama çocuk yetiştirmek gerçekten çok zor bir zanaat o yüzden üstün dökmenin de dediği gibi: “ çocuğunuza dünyadaki en iyi anne baba sizsiniz, başka kimse sizden daha iyi bakamaz” cümlesini sıkça hatırlayıp kendimizi rahatlatalım diyorum. umarım bende bunu hiç unutmamJ

Çocuğunuzu Dünyada En İyi Siz Yetiştirirsiniz….

Çünkü onu en çok siz sevdiniz

Çocuğunuz büyürken, siz bazı hatalar yapmış olabilirsiniz

Bir uzman, sizin yaptığınız hataları yapmadan yetiştirebilirdi onu belki de

Ancak bu uzman sizin çocuğunuzu sizin kadar  sevebilir miydi?

Şüphesiz ki hayır.

Siz, anne baba olarak geçmişte birtakım hatalar yapmış olabilirsiniz.

Ama hatasız bir çok şey yaptınız.

Ana babaların genelde,

Sayılabilir miktarda hatası, ama sayılmayacak  kadar da çok doğru davranışı olur.

Önemli olan,geçmişte hata yapmış olmak değil,gelecekte aynı hataları tekrarlamamaktır.

Önemli olan gelişmektir.”

***Bu sitede de üstün dökmenden güzel bir alıntı var…çok önemli hususlara değinmiş, çocuklarımıza yapmamamız gerekli 8 maddeyi anlatmış….

http://blog.fatihokmen.com/2012/07/gelecegin-suclusunu-yetistirmenin-8.html 
Devamını Okuyun...

merhaba....

-->
Yazmaya bu kadar ara vermek beni hep yarım bırakıyor. Çünkü aklımda kalbimde paylaşamadığım şeylerde kalıyor. Notlarıma bakıyorum daha geçen kıştan yarım kalan yazmak isteyipte başlığını attığım ama bitiremediğim onlarca yazım var. Maalesef zaman yetmiyor. Tek çocukla zamanın yetmemesinden yakınan ben iş değişikliğinden yoğunlaşan iş hayatım ve ikinci çocukla nasıl yazabileceğimi bilemiyorum. Sanırım artık eski enerjim de kalmadı. Tek bildiğim eğer çalışan biriyseniz ve iki de küçük çocuğunuz varsa 24 saatten size kalacak bir zamanınız olamaz. eğer şanslı iseniz zaman bulursanız onu da yorgunluktan bayılmamak için kalan zamanınızı uyumaya veriyorsunuz. Kesinlikle yardımcı 1 hatta temizliğe gelecek 2. Bir bayanla desteklenmeye ihtiyacınız oluyor. Çünkü 1,5 yaşındaki kıza bakıpta bir de şanslıysanız yemeğinizi yapan biri bulursanız hergün temizlik yapmasını beklemek olamaz olmuyor da belki vakitleri olsa bile yapmıyorlar. Tabii temizlik için ayrı bir bayana ihtiyaç duyuyorsunuz. Kızım büyüse de kreşe başlasa diye bekliyorum. evde yaşayan birileri, hareket olunca tüm gün, bir de üstüne titizseniz evinize ayıracak zamanınızda yoksa ne yapacağız? temizlik için kadın alacağız ama bulabilirsek. bu kadın yokluğu da beni öldürecek. Ankara da mı bu sorun var anlayamadım.  
Resim yazısı ekle
gerçekten ülkemizde bu konuda sıkıntı çok.çocuğunuza bakacak kişi bulamıyorsunuz.bulduklarınızda çocuk bakımından bir haber. oturarak, tv izleyerek, rahat, çalışmadan para kazanma derdinde herkes. çocuk umrunda değil. çalışan annelerin işi çok zor. çok dikkat etmek lazım. eğitim şart. çocuk bakımı eğitimleri her yerde verilmeli bence...tabii gerçekten bu işi yapmak isteyenlere, çocuk sevenlere, işe ihtiyacı olanlara...

Çok mu uzattım bunca aradan sonra bilemedim. ama bu serzenişimi paylaşmak istedim. Biz annelere çalışıyorsak kendimize zaman ayırmak, hobilerle uğraşmak neden bu kadar zor ki? Çocukların büyümesini beklememiz mi gerekiyor?

Geçen de yaptırdığım kan testlerinde d vitaminin çok düşük çıktı ve bu da yorgunluk, halsizlik yapıyormuş. Kansızlıkta yorgunluk yapıyor bildiğim kadarıyla. Belki aldığım d vitamini desteğiyle biraz enerji kazanır ve sizlerle daha çok yazımı yazıp paylaşabilirim…

Çalışan annelere bol enerji ve zaman dileğiyle..

Devamını Okuyun...

ankara'da doğum günü mekanlarından örnekler...

doğum günüm var...6 yaşıma giriyorum......
eğer evde doğum günü yapmak zor geliyor ise size önerilerime bir bakın isterseniz. bir kaç yıl önce aradığımda bu kadar çok alternatif mekan yoktu. Şimdi bu işi profesyonelce çok şık yapan mekanlar çok.  Aşağıdaki adreslerde kutlamalara fotoğraflara baktım ve çok hoşuma gittiler. Hepsi özenli, şık ve çocuklar için eğlenceli görünüyor. Bazıları çok tuzluya mal olsa da uygun olanlar da var. Burada ne istediğiniz çok önemli. Katılacak kişi sayısı, palyaço gibi etkinlik, aktivite olup olmaması fiyatı epey değiştiriyor.





v  http://bipartyhouse.blogspot.com/p/cocuklara-ozel-dogum-gunu.html

v  kentpark avm’de macera adasında.

v  panora avm’de oyun merkezinde…

v  mc donalds gibi yemek yerlerinde de yapılıyor. Saat olarak çok kalabalık olmayan 12-15 arasını veriyorlar genelde.

v  tabii pastane ve cafeleri  saymıyorum…geçen de bir arkadaşımız atılım üniversitesinin brunch yapılan yerinde havuz başında yaptı. Yani brunch mekanlarında da düzenlenebilir.

Bir mekanda internetten bağlanıp uzaktaki yakınların izlemesine olanak da varmış. Çok hoşuma gitti doğrusu. Anneanne babaanne uzaktaysa ne hoş sürpriz olur onlara da.

Gerçekten birkaç sene de her şey çok hızlı değişmiş. Daha önce de mekanları araştırıp yazmıştım da çok ve farklı seçenekler yoktu.   

Sizlere doğum günü davetiyesi örneklerinden de birkaç tane koymak istedim. Ben de internetten buldum hazır olunca pratik oluyor doğrusu.

Çınar artık büyüdü ve büyüdükçe doğum günü kutlaması onun için çok önemli olmaya başladı. Çok heyecanlı. Arkadaşlarını çağıracakmış, erken yapsak olmaz mı diyor sürekli. Asker gibi gün sayıyoruzJ ben de ilk kez dışarıda yapacağımız  kendi partimize misafir gibi gideceğim. Doğrusu benim de çok hoşuma gitti. Umarım iyi geçer….

Aklıma gelmişken yazmadan geçemeyeceğim. Geçen de eşimin doğum günüydü. Tabii yaş ilerledikçe doğum günü biraz lüks gibi görülüyor sanırım. Hele çocuklar da olunca.  Gerçi ben her zaman bir pasta alıp mutlaka kendi aramızda da olsa kutlarım. Ve diyeceğim şu ki eşimin telefonuna  o kadar mesaj geldi ki güldük doğrusu.  kimlerden mi? Adını bildiğimiz ama sureti olmayan sanal dünyadan…yani bankalar,  telefon şirketleri, spor merkezleri,   sigorta şirketleri vb. çok inanılmaz değil mi ? özetle devir değişti. O eski doğum günleri de kalmayacak yakında….

Bari çocuklarımız isterken heyecan ve mutluluk duyurken onlara doğum günleri yapalım.

Herkese iyi yaşlar, nice yıllar dileğiyle….

(Not: Eminim Ankara’da çok farklı mekanlar da vardır. Ben sadece oturduğum, bildiğim bölgeye yakın yerlere baktım doğrusu. .  İnternet  gerçekten büyük kolaylık, daha fazla seçenek için biraz daha tarama yapılabilir sanırım. )

Devamını Okuyun...

ARŞİV

YAZILAR

10.ay 100esya 14şubat 2 2016trend 23 nisan 40 yaş 5yaş 8mart abiye mağazaları acı adem hastalığı aile aksesuar alanya alışveriş ameliyat amerika amway ankara ankaralıbloggerlar ankaralibloggeranneler anneler günü annelik antalya arkadaş aşk atölye avm azeşya bahçe bebek bebekbezipastası beslenme blog blog etkinlikleri bloggeretkinliği bloggerolmak bolu boyama brunch cadılarbayramı cezaevi cinaragaci cinaragacihediyelik cocukkitaplari cosplay çekiliş çevre çevrehediye çınar çınar ağacı çinar çocuk çocuk cafesi çocuk eğitimi çocuk gelişimi çocuk kitapçısı çocukgiyim çocukkorkusu çocukmodası çocukoyunalanı çocukoyunevi çocuksineması çocuktiyatrosu dekorasyon dekupaj dernek dıy dileklistesi dişbuğdayı diyet doga doğa doğalhayat doğalkozmetik doğum doğum sertifikası doğum sonrası doğumgünü doula dress duvar süsü düğün düğün organizasyonu düğünhediyesi ecocity eğitim eğitimsistemi eğlence ekolojikokuryazarlık el işi elbise elektrik süpürgesi engelli eskişehir evetkinliği fashion fashionmia favoriler festival floransa frenze fuar gamiss gelişim gezi gordionantikkenti güzellik hamilelik hayatın içinden hayatin içinden hediye hobi holiday hotel inat indianapolis instagram insülindirenci istanbul iyilik kaban kadın kadın olmak kadinlargunu kapadokya kıyafet kilo kitap kitubi konser konya kostum kostumluyarisma koşu kralmidas kumaş kültür lansman lasvegas magnet maket makyaj masa süslemesi masaj masal mezuniyet minikfenomen minyatürev moda monsterhigh Moskova mutfakeşyaları mutluluk müze nil nurturia olumlama omo oyun oyuncak oyunevi oyunmerkezi ödülceza örgü özgecan özgürbolat partievi pasta-yemek pinterest piskoloji polatlı pril proje roma rosegal sabun safrakesesitasi sağlık sammydress sevgi sinema sokak oyunları soru-cevap sosyal sorumluluk spa spor sünnet sünnet düğünü sünnetdüğünü şeker tablo tarih tatil tatilsüsleri tatuta taurusavm tecavüz teknoloji temizlik tosave toyyzshop travel trekking turizm westfield wishlist yaşamdan yavaşyaşam yemek yunanadaları zaful zaful coupon zaful haul zaful review zaman
 

ZİYARETÇİLER

ÇINAR AĞACIM COPYRIGHT©2009-2015. TÜM HAKLARI SAKLIDIR.
BU SİTEDE YAYINLANAN YAZILAR VE RESİMLERİN İZİNSİZ KULLANILMASI 5846 SAYILI FİKİR VE SANAT ESERLERİ YASASINA AYKIRIDIR.