MENAR

MENAR ABAKÜS MENTAL ARİTMETİK???Bu da ne böyle değil mi? Bizler için yani sorumluluk sahibi ilgili anneler için çocuklarımızın zekasının gelişmesi çok önemli bir konu olduğundan bahsetmek istedim. Zeka gelişimine büyük katkı sağlayan bir sistemmiş ve kursları açılmış.
Geçenlerde arkadaşıma gittim, oğlunu bu kursa gönderiyormuş. hiç duymamıştım. İsmi de değişik. Amerikada eltim bahsediyordu kızı ilkolkul birinci sınıfta matematik dersinde sayıları aklından hesaplatmayla ilgili yöntem öğreniyormuş, başarılıymış. Çok kısa zamanda aklından dört işlemi yapabiliyormuş. Aynı sistem ve mantık mı bilemiyorum. Yani bu sistemi okulda matematik dersinde öğretiyorlar mı? Ama yayılmaya başladı doğrusu. Çin abaküsü üzerine kurulu bir sistemmiş. Özetle zeka geliştiren bir yöntem. Matematik hesaplarını çocuklar kafasından yapıyor. Televizyonlarda da epey çıkmış. Denenebilir tabii.
http://menar.com.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=17&Itemid=148
adresinden detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz. ben uzun uzun anlatmayacağım.. Benim ilgimi çekti belki sizinde çeker…
Devamını Okuyun...

böbrek reflüsü

Nil 1 yaşında oldu. Ama biraz kötü bir haberle karşıladık bunu. 1 yaş check up sonucu böbreklerinde böbrek reflüsü sorunu çıktı. Çok korktuk hiç duymamıştım da. Mide reflüsünü duymuştumda. ama mantığı aynı. Çişini yaparken bir kısmının yukarıya çıkması, geri gelmesi ve böbreğe zarar vermesi özetle. Sebebi ateşli idrar yolu iltihabı. çözümüde burada saklı tabii. iltihap olmamasını sağlamak.bunun içinde en önemli dikkat edilmesi gereken şey hijyen…ayrıca bol su içip, akan suda yıkanması da önemli.
Böbrek reflüsünün 5 aşaması varmış. 1,2,3 az önemli 4 ve 5. aşamalar çok önemli. Bu hastalığın kontrolü yapılmaz ve önlem alınmazsa böbrek yetmezliğine götüren bir sonucu varmış. Hatta böbrek yetmezliklerinin birçoğunun nedeni buymuş. Ama bilmek, erken teşhis burada da hayat kurtarıyor…
Bizde üzüldük ama Allah daha kötü çaresiz hastalık vermesin diyerek önlemlerimizi alıyoruz.  İnternette araştırınca yine şaşırdım. Meğer ne çok çocuk ve bebekde varmış ve aileler bütün aşamalarını yaşamış. Tedavisiyle ilgili çok fazla detaya girmek istemiyorum. Çünkü doktor değilim doktorumuzun söyledikleri de herkes için geçerli olmayabilir. Sadece tek önerim çocuğunuz idrar yolu iltihabı geçirirse vakit kaybetmeden böbrek ultrasonu çektirip kontrol ettirmeniz…
Konuyla ilgili bir site;
http://www.cocuknefroloji.com/VUR.htm
Herkese sağlık diliyorum…….
Devamını Okuyun...

içimi acıtanlar....

Evet bir yıldız daha kaydı. Ne kadar yüreği güzel ve zengin, bu ülkeye faydalı, üreten insan  varsa erkenden aramızdan ayrılıyorlar. Duygu asenaya inanamamıştım. Ardından Türkan saylan…ve şimdi meral okay…gerçekten bunlar türkiyenin güzel insanları ölümün yakışmadığı…bu listeye birde kendi yakınım, kadın hakları üzerine çalışan çok sevdiğim biri olan nurhayat kemerliyi’de ekleyeceğim. O da sapa sağlamken, güzel projeler hazırlarken birkaç ay içinde en kötü kanserlerden biri olan pankreasa yakalanıp yakın zamanda gencecik gitti. Tanıdıklar tabiyki insanı daha çok etkiliyor kalbini sızlatıp, acıtıyor. Ama insan tanımadığı kişileri de sevebiliyor onlar için de üzülebiliyor. Çünkü bu insan olabilmenin bir onuru, güzelliği. Bunu yaşayamayıp hissedemeyenler için söylenecek kelime bulamıyorum. Üstelik bunlar başarılı çalışkan kadınlarsa benim için ayrı bir önem taşıyorlar. Bu ülkenin böylesi kadınlara ihtiyacı var her zamanda olacak. Hergün tvlerde öldürülen kadınları (her ne sebepten olursa olsun) izlerken tüylerim ürperiyor. Çoğu kadın sadece üzülmekle yetiniyoruz. O yüzden düşünen, konuşan, haykıran kadınlara, sevgiye ve birlik olmaya ihtiyacımız var….
Bu pankreas ve akciğer kanseri ya da kanserin her türlüsü çok yıkıcı. Bu illetten nefret ediyorum. Ne kadar duyarlı, hassas, duygusal, üzülen, hisseden insan varsa maalesef bu illete yakalanıyor.  Hayat denen şey robot gibi hissiz olmayı gerektiriyor ama biz kadınlar için bu o kadar imkansız ki. Hayatın her alanında duygu var. ve biz duygularımızla bu hayatı kısa ve  hızlı yaşayanlarız…
Böyle kadınların yaşaması ve ülkemizin, biz kadınların onları anlayıp sahip çıkmamız dileğiyle….
Nur içinde yatsınlar….Mekanları cennet olsun….
Devamını Okuyun...

devlet okulumu özel okulmu?


60 aymı 72 aymı?
Özel mi devlet okulumu?
Çocuğu 5-6 yaş civarında olanların gündemindeki konulardan biri…bizde bugünlerde sıkça soruyoruz, düşünüyoruz kara kara. Ne doğru ne yanlış. Ne yapsak acaba? Kafama takılan onca şey varken. Sizlerle önce bunları paylaşacağım. Devlete gönderirsem aklıma takılanlar:
1. Seviye durumu, kreşe giden bir çocukla sıfır başlayan bir çocuk dengesi nasıl kuruluyor…yıllardır eğitim alan bir çocukla almayan bir arada nasıl okuyor bilemiyorum doğrusu
2.Devlet okullarındaki hijyen, temizlik sorunu?
3. Bir şey sormanız gerektiğinde muhattap ve ilgi  bulamamanız?
4.Çocuğun yakın takibinin yapılmaması, bilgi verilmemesi…bir sorun varsa mesela…
5. İyi bir öğretmene düşme durumu? Öğretmen ilkokulda hele de 1. sınıfta çok önemli. Çocuğun okulu sevip sevmemesine neden…
Öğretmen arkadaşlarım var onlardan duyduklarım da var. ilk iki madde benim aklımda hep olan ve takılan… diğerleri de öğretmenlerden duyduklarım. Yani özel okulda kontrol mekanizmanız daha iyi tabii. Çocuğunuzu takip edebiliyorsunuz. Ama devlette bu ne kadar mümkün bilemiyorum.
Gerçekten zor bir karar. Bazılarınız tabii paranız olunca böyle bir kararı düşünürsünüz diyebilir. Ama bunun parayla ilgisi yok. Çocuğun eğitimi sağlığı demek. Çoğu insan zengin olduğu için değil kıt kanaat imkanlarını zorlayarak çocuğunun iyi eğitim alması için uğraşıyor…tabii eğitim demek sadece ders değil. Sosyallik, insan ilişkileri, aktif ve araştırmacı olmak, iletişim de eğitimin parçaları. Özel okullarda bu yönden daha başarılı buluyorum. Yoksa okuyan çocuk her yerde okuyor gerçekten. Hatta devlet okullarında başarı daha yüksek belkide. Ama olay sırf sınav başarısı olmamalı. Sınavları elbette geçiyoruz okuyoruz ama hayata hazır olmak, özgüvenli olmak çok daha önemli. Esas sınav ve başarı orada saklı…
bir de şöyle önerisi olanlar var. özel okula vereceğin parayı biriktir özel üniversiteye ya da yurtdışına gönderirsin. 
gerçekten bizim gönlümüzden devlet okuluna vermek geçiyor. ama endişelerim bunlar. biz devlet okulunda okuduk ne oldu?  olan şu eskiden bu kadar yarış yoktu. şimdi yarış büyük, rekabet çok. fark atmak için farklı olmak yani çok başarılı olmak zorundasın. bu klişeler ne kadar saçmada gelse malesef böyle ülkemizde. hep bir yarışın içindeyiz. çok çalışmalıyız....
60-72 ay da kesinlikle 72 ay deniliyor. Bende çınarı seneye anaokuluna göndereceğim 1. sınıf değil yani….
Devamını Okuyun...

dersane zengini ve sınav cenneti ülkem...


Bakıyorum da herkes sınavlara çalışıyor. Oku oku bitmiyor ülkemizde. Üniversite sınavı yetmiyor ortaokula sınav koydular. Üniversiteyi bitirince sınav koydular…dişçi, doktor, öğretmen herkes sınavlara hazırlanıyor. Harıl harıl kurslara gidiyor. Etrafımda o kadar çok örnek varki şaşırıyorum. Birileri master, doktora sınavlarına, birileri kpss, kpds’ye, birileri tus sınavı için dersanelere gidiyor. Nasıl bir sektör anlamıyorum. Bu sadece ülkemizde mi var onu da merak ediyorum. Tabii bu durumda en karlı dersaneler onlara yarıyor her yeni açılan sınav.
Eskiden nasıl işe giriliyordu anlamıyorum. Zaten yıllarca üniversite okumuyor muyuz? Bunca zorlama, bunca sınav da ne? Başbakanımız dersaneleri kapatıcam diyor yapar işallah. Umarım yapar sigarayı kaldırdığı gibi bunu da yaparsa güzel bir icraat olur.
Kamu kurumlarında da sıkıntı çok. Artık ülkemizde iş tecrübesinin pek önemi yok. Uzman diye yeni mezunları yıllarca çalışan tecrübeli işi yapan, bilen adamların başına getiriyorlar. Tecrübesiz işten anlamayan çocuklar eski personelin iki katı para alıyor. Ne farkı var anlamıyorum meslek aynı, okul aynı. Bir tek kpss var. şimdi 15 yıllık memurdamı kpss’ye girsin hoş girse ne olacak. Atamamı bekleyecek? 
Yeni nesil test çocuğu. İngilizce konuşma sıfır ama kpds puanı iyi. O kadar ilginç teknikler çıkmış ki  Kpds’de. kelime ezberleme için mesela passage work diye bir yöntem var. Yani sınavı geçmek için özel yöntemler var. ama pratik, konuşma sıfır. Teknik İngilizce mesleki İngilizce sıfır. Küçümsemek için söylemiyorum ama yabancı dil bilmek demek yeterli olmak demek yabancı biriyle konuşabilmek, yurtdışına gidince öylece kalmamak demek değimlidir? Kime sorsanız İngilizce biliyor ama konuş deyince yok konuşan yok.
Normal memura İngilizce biliyor diye 20 tl gibi bir fark veriyorlar, ama bazı kurumlarda da İngilizce bilirsen direk uzman statüsünü alıp maaşın 2 katına çıkıyor.
Ben gerçekten bu düzeni anlamıyorum. En azından uzmanları ayırabilirler. Diğer memurların içine sokmayabilirler. Onlara özel çalışmalar projeler yaptırsınlar madem onların ismi uzman ona göre göstersinler uzmanlıklarını. Bir şeylerin kıymeti olmalı artık. Biz yıllarımızı boşamı geçirdik.  işten anlamayan tecrübesiz yeni mezun test çocuklarını doldurup duruyorlar kurumlara. O kadar kamuda işsiz boş oturmaktan şikayetçi insan var ki, birileri de görse bizi diye. Ama biz onları eğitmek çalıştırmak yerine hep kolay olanı tercih edip sıfırdan yenilerini alıyoruz.
Nereden nereye geldim. Sanırım biraz muzdaribim bu konudan. Ama çocuklarımın sürekli hayatlarını sınav yarışlarıyla geçirmelerini hiç istemiyorum. Umarım sistem değişir. Dersanelere bir sürü para vermek istemiyorum. Sınav kapılarında beklemek çocukları için dua ve endişe içinde olan ebeveynlerden olmak istemiyorum.
En önemlisi de haksızlık olsun istemiyorum.
Bu aralar bu modlardan (canımı sıkan şeylerin çokluğundan) maalesef siteme ana başlıklarını yazdığım ama altlarını bir türlü dolduramadığım yazılarımı yazamıyorum. 
Devamını Okuyun...

ARŞİV

YAZILAR

10.ay 100esya 14şubat 2 2016trend 23 nisan 40 yaş 5yaş 8mart abiye mağazaları acı adem hastalığı aile aksesuar alanya alışveriş ameliyat amerika amway ankara ankaralıbloggerlar ankaralibloggeranneler anneler günü annelik antalya arkadaş aşk atölye avm azeşya bahçe bebek bebekbezipastası beslenme blog blog etkinlikleri bloggeretkinliği bloggerolmak bolu boyama brunch cadılarbayramı cezaevi cinaragaci cinaragacihediyelik cocukkitaplari cosplay çekiliş çevre çevrehediye çınar çınar ağacı çinar çocuk çocuk cafesi çocuk eğitimi çocuk gelişimi çocuk kitapçısı çocukgiyim çocukkorkusu çocukmodası çocukoyunalanı çocukoyunevi çocuksineması çocuktiyatrosu dekorasyon dekupaj dernek dıy dileklistesi dişbuğdayı diyet doga doğa doğalhayat doğalkozmetik doğum doğum sertifikası doğum sonrası doğumgünü doula dress duvar süsü düğün düğün organizasyonu düğünhediyesi ecocity eğitim eğitimsistemi eğlence ekolojikokuryazarlık el işi elbise elektrik süpürgesi engelli eskişehir evetkinliği fashion fashionmia favoriler festival floransa frenze fuar gamiss gelişim gezi gordionantikkenti güzellik hamilelik hayatın içinden hayatin içinden hediye hobi holiday hotel inat instagram insülindirenci istanbul iyilik kaban kadın kadın olmak kadinlargunu kapadokya kıyafet kilo kitap kitubi konser konya kostum kostumluyarisma koşu kralmidas kumaş kültür lansman lasvegas magnet maket makyaj masa süslemesi masaj masal mezuniyet minikfenomen minyatürev moda monsterhigh Moskova mutfakeşyaları mutluluk müze nil nurturia omo oyun oyuncak oyunevi oyunmerkezi ödülceza örgü özgecan özgürbolat partievi pasta-yemek pinterest piskoloji polatlı pril proje roma rosegal sabun safrakesesitasi sağlık sammydress sevgi sinema sokak oyunları soru-cevap sosyal sorumluluk spa spor sünnet sünnet düğünü sünnetdüğünü şeker tablo tarih tatil tatilsüsleri tatuta taurusavm tecavüz teknoloji temizlik tosave toyyzshop travel trekking turizm wishlist yaşamdan yavaşyaşam yemek yunanadaları zaful zaful coupon zaful haul zaful review zaman
 

ZİYARETÇİLER

ÇINAR AĞACIM COPYRIGHT©2009-2015. TÜM HAKLARI SAKLIDIR.
BU SİTEDE YAYINLANAN YAZILAR VE RESİMLERİN İZİNSİZ KULLANILMASI 5846 SAYILI FİKİR VE SANAT ESERLERİ YASASINA AYKIRIDIR.