arayışlar......

Dışarıdan bakıldığında her şeye sahibiz ve çok mutlu olmamız gerekiyor. Ama maalesef öyle olmuyor. İyi bir evlilik, iş, eğitim, araba, çocuk vs. mutlu olmaya yetmiyor. Sanırım bizim gibi mükemmeliyetçi insanların ve çağın sorunlarından biri. Tatminsizlik, mutlu olamama, arayış…hep bir şeyler yapma, üretme, farklılık, değişiklik isteği. Bir taraftan da bunların verdiği düşünme ve koşturmaların ardından bize kalan yorgunluk var tabii. Anne olmak çok güzel, harika ve anlamlı. Ama düşünüyorum da kendimizi de yaşamalıyız. Sanırım sadece çocukları için yaşayıp kendini bırakan bayanlardan olamayacağım hiçbir zaman. Çünkü çocuğunuz bir süre sonra büyünce sizi bırakıp gidecek o zaman geçen zamana hayıflanmak istemiyorum. Ev işleriyle uğraşmayı sevmiyorum. İstiyorum ki üreteyim faydalı olayım kendimi o zaman daha mutlu hissediyorum. Belki de blog yazarlığıda buradan çıktı. Böyle kendini çocuklarına adamış sonra da hayıflanan çokça da insan var çevremde. Mutlaka sevdiğimiz bir şeyler yapıp kendimize vakit ayırmalıyız. O zaman hem kendimiz daha sağlıklı oluruz hem de çocuğumuza ve etrafımıza daha pozitif olabiliriz.
Sanırım toplumda tatmin olan az meslek gurubu var. Bunların en başında da sanatla ilgilenenler geliyor. Hep röportajlarda okuyoruz. Bir daha dünyaya gelsem yine sanatçı olmak isterdim, çok seviyorum işimi diye. İşte bende böyle diyebileceğim bir iş istiyorum. Sanki ne olduğunu henüz bilemediğim bir işim olsa da beni hayata bağlasa, bana enerji verse, çalıştıkça çalışasım gelse diye düşünüyorum. Ben kendimi bir işkolik olarak tanımlayabilirim. Ne yaparsam yapayım en iyisini yapmaya çalışırım. Mesleğimide seviyorum. Şehir plancısı en azından ismi çok güzel. Keşke imkanımız olsa da böyle güzel tasarımlar yapıp bizler şehirleri planlasak. Maalesef Türkiyede şartlar zor böyle bir imkan vermiyor. İşimi yurtdışında yapmayı isterdim. Oralarda çok önem verilen değerli bir meslekmiş. Okulda eğitim alırken çok daha zevkliydi. Nispeten özel sektörde öyle. En azından tasarım yapıp üretiyorduk.
Bugüne kadar da birçok sivil toplum kuruluşunda gönüllü olarak çalıştım projeler ürettim. Ama henüz işte bu benim işim, sürekli bunu yapmalıyım, çok mutluyum diyebileceğim bir şey çıkmadı. Arkadaşımla geçen gün konuşurken büyükşehirin bize sunduğu bir azizlikmi acaba dedik. Doğru düzgün oturup muhabbet edemiyorsun, aynı şehirde arkadaşlarınla bile görüşemiyorsun. Bu da bizi zamanla yabancılaştırıp, yalnızlığa sürüklüyor. Ve tabii sıkılmamıza, farklı arayışlara girmemize neden oluyor olabilirmi????
Böyle bir arayış içindeyken acaba şimdi de tiyatro kursuna mı gitsem birde onumu denesem diye düşünüyorum. Ankara’da da Panora avm’de Müjdat gezen sanat merkezi açıldı. Çok güzel bölümler var. Özellikle oyuncu yetiştiren actor studio ilgimi çekti. Amerika’da olan ve eğitim veren bir bölümmüş. ilgilenenlere duyurulur.
http://www.msmankara.com/
“Mesleğim beni tatmin etmiyor” ya da “yanlış mesleği seçmişim severek çalışmıyorum” diyenlerdenseniz bize göre bir site buldum. Sizde girip bir dolaşın. hoşşşş. belki de buraya gidip her şeyi denemeliyim aradığım her neyse??? bulana kadar….)))))
http://hayalimdekiis.com/

2 yorum:

  1. http://www.fikirbaz.com/arsiv/000650.html

    YanıtlaSil
  2. fikirbaz.com'u hazırlayan yazan kişimisiniz?adsız olarak yorum yapan ve sitemi takip eden biri var ama o sizmisiniz bilemiyorum.
    çok ilginç bir site.güzel, derin ve farklı.çok emek verilmiş.fotoğraflar çok güzel.ama 2007'de en son yazınız.neden yazmıyorsunuz?esasen hepimiz kilitli bir sandık gibiyiz.ya da gizemli.en yakınımız bile bilmiyor değilmi?belki bu sitenin sizin olduğunu yazdığınızı bile bilmiyorlardır.ama yazılarınız ilginç hoş neden kendinizi gizleme ihtiyacı hissediyorsunuz?ingilizcem çok iyi olmadığı için bütün yazılarınıza bakamadım malesef.teşekkürler yorumlarınız için...

    YanıtlaSil