İKİNCİ ÇOCUK

Çınar büyüdü 5 yaşına geldi zamanda su gibi geçti gitti…bebekliğini bile uzun zaman olmamasına rağmen unutuyor insan. Artık arkadaş gibiyiz istekleri var söylüyor, sohbet ediyoruz. Ve inanılmaz bir şekilde sanki ben 4 yıl öncesine dönmüş nile çınara yaptığım şeyleri yapıyorum. Yani sanki nil çınar… o günlere dönmüş gibi oldum. Ama bakıyorum çınar o kadar büyümüş ki bu başka bir bebek. İşte diyorum her şeyi unutup tekrar başa dönmek bu ve zaman akıp geçiyor yaşlanıyoruz… Anılar akıp gidiyor çoğu zaman gözlerimin önünden…yıllar çocukluğum, gençliğim, üniversite yıllarım. Sanki rüya gibi hepsi.
oğlum olmuş, büyümüş o da ilgi bekleyen bir çocuk…ben kendim çocuktum derken artık 2 çocuklu oldum diyorum. Bana muhtaç ilgi ve sevgi bekleyen iki çocuk. Artık elif yok. Ben bir anneyim. Kişi anne olunca artık ismi-kimliği değişiyor. En azından çocukları büyüyene kadar. Arada da olsa o günleri özlüyorum ama çocuklarıma bakınca da iyi ki yapmışım diyorum. onlar mutluluk kaynağım. Hayat onlarla güzel. Her yaşın güzelliği de bu sanırım.
İşe başlamış olmak hem iyi hem kötü. Aklım evde onu çok özlüyorum henüz çok minik. Ama bir taraftan yazmayı, işimi farklı ortamları özlemişim iyi geliyor….yani bol artı eksili bir durum. Neyse ki kızım emin ellerde anneannesi bakıyor. Çalışan kadın için çocuk gerçekten zor. İkinciyi yaptığıma inanamıyorum bazen. Çınarla baş edemezken. Desteğiniz olmadan anne, yardımcı kadın ya da eş gibi 2 çocuklu hayat zor…Tabii bu durumda en dezavantajlı oğlum çınar oldu. Yani annesiyle az vakit geçirir oldu. Çünkü artık biri daha var. Çınar da daha küçük her ne kadar kıyamasam da şartlar ortada. Hepimiz yeni düzene alıştık sayılır. Ama zor oldu 6 ay da ancak.
İlk çocuğu yapınca ikincisini de herkes düşünüp aklından geçiriyordur. Beklenmedik kazalar(???) sonucu olmasa birçok kimse birinci çocuk tecrübelerinden sonra 2. veya 3. çocuğu düşünmüyor. Ya da istiyor ama başka düşüncelerle engelliyor. gerçi zaman tüm zorluklarla geçen yılları, herşeyi unutturuyor etrafımda 10-15 yıl aradan sonra ikinciyi yapan da azımsanmayacak kadar çok.
“Yalnız kalmasın kardeşi olsun en azından ileride birbirlerine destek olurlar…”düşüncesi en önemlisi. Ama sonra mantık devreye giriyor. Şu sorulara takılıp kalıyoruz.
* Madden ikisine bakabilir miyim?aynı imkanları ikisine sağlayabilir miyim?ya da ikinci olursa ilkinin hakları ikiye bölünecek… Çocukları iyi şartlarda yetiştirme isteği. İyi eğitim, yüksek yaşam kalitesi gibi…
* Bu dünyaya (savaşlar, küresel ısınma, kuraklık, deprem, fakirlik vs.)bir çocuk yeter. İkincisi fazla….hele de ülkemizde ekonomik anlamda güvencelerimiz az ve önümüzü geleceğimizi göremezken...
* Her şeyi sil baştan yaşamak çok zor. Şimdi doğum, lohusalık, bebek, ilk aylar… Tekrar bakıcı arama… ilk bebeğin ilk günleri hatırlanınca korkmak tekrar yaşamak istememek…
*Yeni bir sorumluluk, yeni bir birey, çocuk yetiştirmek…bakmak-büyütmek kolay değil.
*İlk çocuğunuza karşı suçluluk. Ona ayıracağım zaman, ilgi her şey azalacak…
*İkinciyi ilki kadar sevemem düşüncesi de aklımıza geliyor...
*Zaten tek çocuklu çalışan bir kadın olmak yeterince zorken ikinciyle nasıl olabilir? Nasıl bir düzen kurarım?eş, ev, iş ve 2 çocuk……böyle bir beşgenin ortasında kadın...
Tek bir tane olumlu düşünceye karşın bir sürü olumsuz tez…ama her şeye rağmen oluyor işte. Belki düşüncelerin ağırlığına bakmak lazım. Yani tek olumlu bütün olumsuzlardan daha üstün ve önemli olabilir. Yani sayı değil nicelik önemli. Ve gerçekten ilk çocuğun zorlukları, bütün olumsuz düşünceler siliniyor. bu yüzden de ikinci hatta üçüncü çocuklar yapılıyor…herkese dilediği kadar çocuk sahibi olması dileğiyle…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder