şehirde yaşam

Her yer alışveriş merkezi. Herkes eleştiriyor. Ama halen yapılıyor, artıyor ve dolup taşıyor…ne ilginç değil mi? AVM’lere kitlenmiş hayatlarımız. Kapalı, tek düze, aynı markaların olduğu, ışık ve ses bonbardımanına tutulmuş, dinleneceğime eve döndüğümde kendimi çok yorgun hissettiğim alanlar  olan avm’ler.  İstemiyorum tabii. Ama benim de alternatifim yok bizde ankarada kışın sürekli gidiyoruz. Onun yerine temiz havada dolaşıp, öyle alışveriş yapmak istiyorum. Doğayı, sessizliği hissetmek, ama yine de ışıltılı, keyifli alanlarda dolaşmak istiyorum. Özellikle Ank

ara’da başka alternatif yok. Açık alanlar birkaç tane oralarda kalabalık keşme keş, karmakarışık. Yorucu. Yorucu…
Ben Stockholmdaki gibi farklı ürünler, farklı konseptler içeren ufak ama şirin, sıcak, dinlendirici ve farklı mekanlar içeren caddeler, sokaklar istiyorum. Şöyle caddede gezerken hem gözüme, hem gönlüme hitap etsin, zevkli dükkanlar olsun istiyorum. Özenilmiş, birbiriyle uyumlu, mimarisi de, çevresi de beni yormayacak sokaklar. İçeride beni dinlendirecek müzikler, yemekler…En önemlisi de kış da olsa açık hava da dolaşmak, üşüdüğümde oradaki küçük bir dükkana girip sıcak bir salep içip ısınmak istiyorum. Keyif almak istiyorum.
Türkiyedeki bu avm çılgınlığı ne zaman sona erecek merak ediyorum. İstanbulda sadece kalyon avm yi beğenmiştim. Çünkü açık havada dolaşabiliyorsun, açık alana bakan dükkanlar, mağazalar, restoranlar var. Mimarisi, konsepti değişikti. Üstelik farklı mağazalar da vardı. fotoğraflarda görüldüğü gibi farklı ve hoş...
Ankara’da ise her avm birbirine benziyor, markalar bile hep aynı. Nerdeyse yakında tüm Ankara hatta Türkiye tek model giyinip, aynı olacağız. Pişti zaten sık sık oluyoruz. Farklı giyecek bir şey yok. Herkes aynı şeyleri giymek zorunda.  Ankara’da Tunalı Hilmi caddesini seviyorum. Orası trafiğe kapatılsa, bir de bildiğimiz büyük ünlü marka dükkanlar yerine, farklı yan yana şirin dükkanlar açılsa çokkkk mutlu olurum. Kuğulu da gezip, dolaşıp, o şirin cafelerde bir şeyler yer içerim. Benim de hayalim bu. Yemek markaları bile aynı. Aynı dönerciler, pizzacılar, fast foodlar…farklı lezzetler istiyorum ama yok…olanlar da ya uzakta ya da pahalı…
avm’lerin tercih sebeplerinden biri de bence kendini rahat hissetme, ne ne kadar biliyorsun, tercihini ona göre yapabiliyorsun. Tabii her şey bir arada ayrıca.  Ama bunlar açık alanlar da da olabilir. Eskiden istanbul’da Beyoğlu, Nişantaşı,  izmirde alsancak böyleydi. Ama yavaş yavaş oralara da büyük mağazalar, bildik markalar, avm ler açılmaya başladı. O eski güzel havaları azalıyor maalesef….her yer tek tipleşmeye başladı. Şehirler, caddeler kimliklerini yitiriyor. Nerde eski yıllar. Eski zamanlar…sanırım bu yüzden geçmişe özlem artıyor, geçmiş gündeme gelip moda oluyor….. 
-->

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder