Gemi turuyla Yunan adaları...

Gemi turu deyince şöyle bir emin olamıyorsunuz denesem mi diyorsunuz. Ve sonunda iyi ki denemişim harikaydı tekrar yapmalıyım diyorsunuz. Çok keyifli gerçekten.  Hazır  yaz da geliyor adalara gitmeyi düşünenler için yazmak istedim…
Gitmek de çok kolay. Karar verin hepsi bu. Vize yok, atlayın otobüse, uçağa İzmire gidin ve limandan binin…Çok düşünmek, gözünde büyütmek gerçekten gereksizmiş. Kendimden biliyorum. 4 gün başka bir dünyaya gidip gelmiş gibi hissedip, hem dinlendim hem eğlendim. Üstelik çoğu tatile göre daha ekonomik, biz karar verip aldık ve  gittik. Erken rezervasyon yaptırmamıştık yani. Ama bilet alırken en önemli kriterim camı olan odaydı. Bence sizde öyle alın. Camsız bir oda sıkıcı olabilir. Oda da çok az vakit geçirseniz bile bence önemli bir detay…Sandığınızdan daha ekonomik bir tatil olduğunu göreceksiniz. 


Öyle sallanma falan yok 5 yıldızlı otel konforunda zaten hiç hissetmiyorsunuz gemide olduğunuzu. Ve her barda her köşede konser, eğlence var. Sıkılacak vakit yok yani. Adaları gezmek mi otelde kalıp dinlenmek mi diye tereddüte bile girebilirsiniz. Tabii ben merakla adaları bize verilen süre içinde hiç durmadan gezdim ve bayıldım. Bazı adalara direkt yanaşabiliyorsunuz bazılarına ise feribotla götürüyorlar.  Gemiye ilk bindiğiniz anda bir tatbikat yapıyorsunuz batarsak ne yapacağız diyeJ neyse sonra sizi bu 3 gün içinde ne turlar var, neler yapabilirsiniz anlatıyorlar. Yurtdışı turlarının çoğunda olduğu gibi her şey ekstra yani her  tur ayrı ücretli . İsterseniz turlara katılmayıp adaya inip kendinizde gezebiliyorsunuz tabii.
İl adamız Midilli adası. Ada konsepti ne de olsa şirin ve güzel tabii. Modern, şık mekanlar kalabalık hoş bir tatil beldesi gibi.



İkinci adamız meşhur  Mikonos…Ada ününü hak edecek kadar hoş. Her sokağı ayrı bir güzel. Dükkanlar, cafeler hepsi bir tarz. Çok lüks  modern her şeyi bulabileceğiniz  dükkanları,  gece eğlenceleri ve kumsalları da ayrı bir ünlüymüş. Tabii plajlarıda. Super Paradise plaj partisi vardı gittik eh işteydi  yani gitmesek olurmuş.  Denizi soğuk geldi giremedik. Mikonos alışveriş içinde çok uygundu. Ben en çok bu yüzden mi bilmem ama dükkanların dekorasyonu, şirinliği beni çok cezp etti, Mikonosu  sevdim.  



Üçüncü adamız da meşhur büyük adalardan biri olan Santorini…Bu ada anlatılmaz yaşanır bir ada. Çünkü çok farklı. Volkanik ve tescillenmiş bir ada. Jeolojik yapısı çok farklı, tepede yüksek bir ada. Teleferikle veya araçlarla epey tırmanıp adanın tepesine ulaşıyorsunuz. Adamlar neler yapmış deyip şaşırdığınız bir ada tabii. Yani dağın tepesine, dar bir alana muhteşem konaklama yerleri, dükkanlar yapmışlar. burada alışveriş biraz daha pahalı. özel galeriler, markalar ve tasarım ürünler çok fazla. Tabii tepede olunca manzara muhteşem oluyor. Zaten yunan adalarında bu iki adanın fotoğrafları kullanılıyor genelde sizde görmüşsünüzdür.  Adanın arka tarafında siyah kumu olan ilginç kalafatis paljına denize girmeye gittik. Deniz çok temiz, pırıl pırıldı, biraz soğuktu ama güzeldi.
Esasında Mikonos ve Santorini’de birer gün kalmak isterdim. Birkaç saate sığmayacak kadar güzeller. Keyfini tam anlamıyla çıkarmak için kalmak gerekli.













Tabii adalarda krizden eser yok. Her şey gayet keyifli güzeldi. Adalardan aldıklarıma gelince...her yerden aldığım gibi ilk önce buzdolabı magnetlerimi aldım. Bunun yanında kendime Yunan organik kremleri vardı onlardan aldım. Çok beğendim. Tabii hediye içinde sakız likörü, kutularda sabunlar, zeytinyağı  gibi şeyler aldım. Özellikle Santorini’de hediyelik eşya inanılmaz çoktu. Şaraplarıyla da ünlüymüş, şarap fabrikasına da gittik. Her yerde alınabilecek çok hediye seçeneği vardı.  Bütçenize göre karar veriyorsunuz.
Sizi en güzel görüntülerle baş başa bırakıyorum ve mutlaka gidin önerisinde bulunuyorum…

1 yorum:

  1. Çok çekici görünüyor gerçekten... Tatil planlarımız arasında ekleyelim :))

    YanıtlaSil