El-ayak sendromu…

El-ayak-ağız hastalığı da deniliyor…internete girip bakıyorum ve aynı nilin olduğu gibi fotoları görüyorum. Yazanları okuyunca evet kesinlikle bu diyorum. Her şey tıpkısı çünkü. Böylelikle yeni bir hastalık keşfimiz  daha olmuş oluyor. Adı gerçekten ilginç. 3 yaşındaki çocukta ne sendromu diyorsun. Birde stresten, sıkıntıdan, üzüntüden olabilirmiş… yarabbim diyorsun daha neler duyacağım…
Nil ateşlendi öncelikle. Ertesi gün vücudunda el-ayak ve koltuk altı bölgesinde kırmızı döküntüler. Yüksek ateş mi yaptı diye düşünürken çenesinin altında da başladı. İkinci gece el ve ayaklarını çok kaşındı, uyuyamadı. Artık 2 gün sonra doktora götürdüm, görür görmez el-ayak sendromu dedi. Salgınmış meğer. 1 haftada geçer, 5 gün ateş olur dedi. İlacı da yokmuş. Döküntü olan yerlere nemlendirici krem sürdük, çok kurumaya başlıyor  zaten.  iyi geldi krem.
Aynı anda beta (boğaz iltihabı) da olmuşuz. İki virüs birden almışız. Bu hastalıkların en sıkıntılı tarafı bulaşıcı olması. Evde herkese geçebilir. Büyükler de belirtileri ve etkileri daha ağır olabiliyor. Beşinci hastalık çocuklarda hafif geçmişti ama beni mahvetti.  Okullar başlıyor, Çınara geçmesini  de hiç istemiyordum. Neyse ki atlattık gibi. Nil kreşe de başladı tekrar…
Eylül ayı ile hastalık mevsimine girmiş bulunuyoruz. Zaten havalar da çok dengesiz. Gündüzleri sıcak, sabah ve akşamları epey serin. Sulardan salgın var diyorlar sulardan mı tam bilmiyorum ama herkes de bir ishal-kusma durumları var.  Aynı zamanda alerji mevsimi. Alerjik rinit olma zamanı. Tam bende olduğu gibi. Hapşırıklar, kaşıntılar, burun akıntıları başladı.
Ne çabuk geçti yaz. Yazın en sevdiğim kısmı hasta olmamak…
Umarım sonbaharınız sağlıklı ve keyifli geçer….
-->

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder