çocuklarımız herşeyimiz...

             13 mart’dan beri 4 gündür psikolojisi yıkılmış bir Ankara var. Telefonlara gelen mesajlar ürkütücü. Mart ayında Ankara’yı kan gölüne çevireceklermiş. Daha bitmemiş yani. İhbarlar ihbarlar. Asılsız ya da gerçek. İnsanların ürkmesi, psikolojilerinin bozulması için yeterli. Belki amaçları da bu. Ama bir gerçekte var bu 3. Patlamaydı.
              Esasında bunları burada yazmak hiç hoşuma gitmiyor. Bu güzel blog sayfalarını böylesine karalamak yakışmıyor. İleride çocuklarımıza güzel anılarla dolu sayfalar bırakmak istiyorum. Ama çocuklarımı ne kadar çok sevdiğimi de ancak buradan anlatabilirim diye düşündüm.
                   Aklıma gelenler hatta çıkmayanlar. Bende kör bir bombaya gidersem.  Ya da aracımın içinde yanarsam. Olur ya neden olmasın bizim o gençlerden, kaybettiğimiz güzel insanlardan ne farkımız var. İşte o zaman esas endişeleniyorum. Hiçbir şeye konsantre olamıyorum, çalışamıyorum.
                      Daha çocuklarım küçük. Kim onları benim kadar sevebilir, düşünür, korur kim???Bana bir şey olursa en çok ihtiyaçları olduğu yaşlarda annesiz ne yaparlar?Daha yapacağımız onca şey varken. Daha mezuniyetlerini, başarılarını görmeden. Annesiz kimsesiz gibi. Bir yanları hep eksik kalarak mı yaşayacaklar. Evlilikleri, askerliği neleri neleri var…Onları o kadar çok seviyorum ki nasıl bir dünyaya getirdim diye hayıflanıyorum, üzülüyorum. Tek isteğimiz güvenli ve huzurlu bir yaşam. Bunu sağlayamayan bir ortamda çocuklarımızı biz nasıl koruyacağız. Kendimiz bu kadar endişeli iken evde onlara çaktırmadan nasıl gülüp huzurlu olacağız?
                Çocukların  içgüdüleri  o kadar kuvvetli ki. Hemen her şeyi seziyorlar. Ve tabii bizden çok daha fazla korkuyorlar. Ne kadar dışında tutmak isteseniz de olay anının ilk görüntüleri haberler derken duyuyorlar. Ve başlıyorlar evimize de bomba ataralarmı gibi sorulara. Düşünsenize en güvenli yerleri evlerine bomba atılacağını düşünmeleri  ürkütücü. Anlatıp sakinleştirmeye konuyu değiştirmeye çalışıyoruz. Neyse ki en güzel yanı çocuklar çabuk unutuyor.   
                 İşte insan buna isyan ediyor. Bunları düşünmek bile çok kötüyken bugüne kadar kaybettiklerimiz içinde böylesi durumlar yaşayanlar varsa Allahtan sabır ve yardım diliyorum. Allahım kimselerin başına vermesin. Hepimiz yaşlanarak ölmek istiyoruz.   Huzurumuzu ve gülümsememizi çalanları da Allaha havale ediyoruz.
                 Miniklerim, canlarım sizi çok seviyorum. Her şeyden çok. Bu ülkede her zaman güçlü olmalı ve yıkılmadan yaşamalısınız. İşallah hep birlikte daha güzel çok güzel günler göreceğiz.

Anne babaların bu dönemde çocukları için yapması gerekenler:

-Çocuğunuza güven verin.
-Çocuklar anlayamadıkları şeylerden korkarlar. Çocuğunuzun yaşanan olayı anlamasına yardımcı olun.
-Çocuğunuzla anlayabileceği bir dille konuşarak, yaşananlar hakkında bilgi verin.
-Yaşananlarla ilgili sorularını dikkate alıp, onu korkutmayacak ancak doğru ve kolay anlaşılır yanıtlar vermeye çalışın.
-Aile birlikteliğini koruyun.
-Olanaklar elverdiğince gündelik alışkanlıklarınızı sürdürmeye çalışın ya da yeni koşullar altındaki yaşantınızı olabildiğince eskisine yakın tutmaya çalışın.
-Okul, çocuğunuzun gündelik yaşamının en önemli parçalarından biridir. Yaşamın devam ediyor olduğu duygusunu sürdürmek açısından, okula devamını sağlayın.
-Çocuğunuzun kendini ifade etmesini kolaylaştırın.
-Yaşananlara ilişkin kendi duygularınızı da çocuğunuzla paylaşın. Bunu yaparken onu zorlamayacak, kaygısını arttırmayacak bir tutum içerisinde olmaya özen gösterin.
-Oyun oynaması, hoşuna giden etkinlikler içinde yer alması ve arkadaşlarıyla zaman geçirmesi konusunda destekleyici olun.
-Fiziksel yakınlığı arttırın.

http://www.karsigazete.com.tr/ozel-haber/ankaradaki-cocuklar-korkuyor-h71325.html

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder